Mahfi Eğilmez’den fon krizi analizi: Para nereye gitti, borsayı nasıl etkiledi?

PAYLAŞ
  • Ekonomist Mahfi Eğilmez, Eylül 2026'daki yatırım fonu krizinin borsa, mevduat ve döviz piyasalarındaki yansımalarını değerlendirerek, krizin kalıcı çözümünün şeffaflık ve yatırımcı güveninin tesis edilmesinden geçtiğini belirtti.
Mahfi Eğilmez’den fon krizi analizi: Para nereye gitti, borsayı nasıl etkiledi?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye'de Eylül 2026'da yaşanan yatırım fonu krizi üzerine kaleme aldığı "Fon Krizi: Borsadan Ekonomiye Uzanan Etkiler" başlıklı yazısında, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin borsa, banka mevduatları, tahvil piyasası, döviz hesapları ve ülke risk primi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

SPK kayıtlarına göre 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesinden 455 bini aşkın yatırımcı etkilenirken, fonların varlık büyüklüğü Ağustos sonundaki 1,3 trilyon TL seviyesinden Eylül ortasında 992 milyar TL'ye geriledi. Eğilmez, fon varlıklarındaki bu erimenin tek başına doğrudan yatırımcı zararı olarak yorumlanmaması gerektiğini, tablonun aynı zamanda paranın sistem içerisinde banka mevduatı gibi alternatif yatırım araçlarına yönelmesinden kaynaklanan bir dağılım değişimini yansıttığını belirtti.

Borsa İstanbul cephesinde yaşanan gelişmelere değinen Eğilmez, yatırımcıların geri ödeme taleplerini karşılamak amacıyla fonların portföylerindeki varlıkları satmak zorunda kalmasının borsada satış baskısını artırdığına dikkat çekti. Bu süreçte BIST 100 endeksi Eylül ayını yüzde 16,65 oranında düşüşle tamamlarken, şirketlerin toplam piyasa değerinde yaklaşık 4,5 trilyon TL'lik bir gerileme kaydedildi. Finansal hareketliliğe yönelik resmi verileri aktaran Eğilmez, TCMB verilerine dayanarak fon piyasasındaki gelişmeler sırasında banka mevduatlarında yaklaşık 800 milyar TL’lik bir artış gerçekleştiğini, bu durumun mevduat faizlerinde sınırlı bir gerilemeye zemin hazırladığını belirtti. Aynı dönemde yayımlanan haftalık veriler doğrultusunda döviz mevduatlarında 3,03 milyar dolarlık artış yaşandığı da belirtildi.

Krizin ülkenin genel risk profiline etkilerini de ele alan Mahfi Eğilmez, Türkiye’nin 5 yıllık CDS priminin Eylül başında 218 seviyesindeyken süreç içerisinde 255 puana yükseldiğini, sonrasında 244 puana gerilese de kriz öncesi seviyelerin üzerinde seyrettiğini kaydetti. Denetim mekanizmalarının önemine vurgu yapan Eğilmez, portföy yoğunlaşmaları ve likidite risklerinin düzenli stres testleriyle izlenmesi gerektiğini savundu.

Analizini güven unsuru üzerine kurduğu değerlendirmeyle sonlandıran Eğilmez, Konfiçyüs’e atfedilen "Bir millet için en önemli üç şey: yiyecek, silah ve güvendir. Bunlardan biri bırakılacaksa önce silah, sonra yiyecek bırakılır. Çünkü güven olmadan millet ayakta kalamaz" sözlerini aktararak sermaye piyasalarında kalıcı istikrarın şeffaflık ve yatırımcı güveninin korunmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Mahfi Eğilmez'in yazısının tamamı