Akbank Genel Müdürü Kaan Gür'den 2027 mesajı: Daha pozitif bir resim göreceğiz
- Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, Türkiye ekonomisinin 2027 yılında daha pozitif bir görünüm sergilemesini beklediklerini söyledi. Dezenflasyon sürecine ve bankacılık sektöründeki gelişmelere dikkat çeken Gür, mevduat maliyetlerindeki düşüşün kâr marjlarına olumlu yansıdığını belirtti.
- Gür, Akbank'ın 2030 yılı sürdürülebilir finansman hedefini 2,5 trilyon TL'ye yükselttiğini de açıkladı. Banka COP31’de ‘sanayinin yeşil dönüşümü’, ‘sürdürülebilir tedarik zincirleri’, ‘elektrifikasyon & sürdürülebilir iklimlendirme’ ve ‘mavi finansman’ olmak üzere dört temel alana odaklanacak.
Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde yeni dönem önceliklerini açıklayan Akbank, sürdürülebilir finansman alanındaki hedeflerini büyüttü.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleAkbank Genel Müdürü Kaan Gür, CNBC-e muhabiri Emre Eser'in sorularını yanıtlayarak bankanın yeşil dönüşüm stratejisi, yeni finansman programları ve Türkiye ekonomisinin görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sürdürülebilir finansmanda 2,5 trilyon TL hedefi
Akbank'ın 2030 yılına kadar sağlayacağı sürdürülebilir finansman desteğini 2,5 trilyon TL olarak belirlediklerini açıklayan Gür, daha önce öngörülen finansman hedeflerinin üzerine çıktıklarını söyledi.
Gür, 2020 yılında 200 milyar TL seviyesinde başlayan sürdürülebilir finansman yolculuğunda, Eylül 2026 itibarıyla 905 milyar TL'ye ulaştıklarını belirtti.
2030 yılına yönelik hedeflerinin yüzde 50'sini sanayinin yeşil dönüşümüne ayıracaklarını ifade eden Gür, özellikle ihracatta öne çıkan sektörlere odaklanacaklarını kaydetti.
Çimento, tekstil ve demir-çelik sektörlerine finansman desteği
Türkiye'nin ihracatında önemli yer tutan çimento, tekstil ve demir-çelik sektörlerinin yeşil dönüşümüne finansman sağlayacaklarını belirten Gür, karbon ayak izinin azaltılmasının ihracattaki rekabet gücü açısından önem taşıdığını vurguladı.
Yeşil dönüşümün yalnızca büyük sanayi kuruluşlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Gür, üreticilerin tedarik zincirlerinde ve lojistik faaliyetlerinde yer alan KOBİ'lerin de finansman desteklerinden yararlanmasının kritik olduğunu söyledi.
Akbank'ın bu süreçte bütünleyici ve kapsayıcı bir yaklaşım benimsediğini ifade eden Gür, sanayicilerle birlikte tedarik zincirinin tamamında dönüşüm sağlanmasını hedeflediklerini dile getirdi.
COP31'de yeni program açıklanacak
COP31 kapsamında yeni iş birlikleri ve anlaşmaların gündeme geleceğini belirten Gür, gelecek hafta yeni bir program açıklayacaklarını duyurdu.
Daha önce Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) gibi kuruluşlarla yürütülen programlardan başarılı sonuçlar aldıklarını söyleyen Gür, yeni dönemde bu çalışmaların çeşitlendirileceğini belirtti.
Gür, finansman kaynaklarına erişimin yanı sıra risk paylaşımı, teknik kapasite ve teknolojik yetkinliklerin de dönüşüm sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Akbank'ın COP31 kapsamında sanayinin yeşil dönüşümü, sürdürülebilir tedarik zincirleri, elektrifikasyon ve mavi finansman alanlarına odaklanması bekleniyor.
"Mevduat maliyetlerindeki düşüş marjlara olumlu yansıyor"
Bankacılık sektöründeki gelişmelere de değinen Gür, kredi talebinin seçici bir görünüm sergilediğini söyledi.
Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin en önemli başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Gür, para politikasıyla birlikte olumlu bir ilerleme kaydedildiğini ifade etti.
Enflasyon eğilimi ve 2027 yılı beklentilerinin görece olumlu bir çerçeveye işaret ettiğini belirten Gür, mevduat maliyetlerindeki gerilemenin bankacılık sektörünün kâr marjlarına pozitif yansıdığını söyledi.
"2027 yılında daha pozitif bir resim göreceğiz"
Küresel risklerin yükseldiği bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Gür, Türkiye'nin uyguladığı ekonomi politikalarıyla olumlu ayrışma çabası içinde olduğunu belirtti.
Bankacılık sektöründeki gelişmelerin Türkiye açısından fırsat yaratabileceğini ancak bunun için sabırlı olunması gerektiğini ifade eden Gür, "2027 yılında daha pozitif bir resim göreceğimizi düşünüyorum" dedi.
Gür, küresel risklere rağmen Türkiye'nin ekonomik politikalarıyla daha iyi sonuçlar elde etmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

