Yapay zeka endişesi doları tehdit ediyor: ABD varlıklarında “sıcak para” riski
- Yapay zeka yatırımlarına ilişkin endişeler, doların güvenli liman statüsünü tartışmaya açtı. Reuters’a göre ABD hisse senetlerine yönelik yabancı sermaye girişleri rekor seviyeye ulaşırken, yapay zekâ rallisinin tersine dönmesi hâlinde dolar üzerindeki satış baskısı artabilir.
Küresel piyasalarda uzun yıllardır riskten kaçış dönemlerinde güvenli liman olarak görülen ABD doları, yapay zeka yatırımlarına yönelik endişelerle yeni bir riskle karşı karşıya. Reuters’ın analizine göre, yapay zeka patlamasından getiri elde etmek isteyen yabancı yatırımcıların ABD varlıklarına yoğunlaşması, doların geleneksel güvenli liman rolünü zayıflatabilir.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleYabancı sermaye; büyük ölçekli teknoloji şirketlerinin hisselerine, teknoloji devlerinin tahvillerine ve elektrik şebekesi altyapısına yönelik yatırımlara yöneliyor. Bu durum, doların ABD ekonomisinin diğer ülkelerden daha güçlü performans göstereceği beklentisine dayalı yoğun bir yatırım pozisyonuna dönüşmesine neden oluyor.
Ancak yapay zeka yatırımlarından beklenen getirilerin sağlanamaması durumunda yatırımcıların ABD varlıklarını satması, doların güvenli liman talebinden elde ettiği desteği gölgede bırakabilir.
Nomura’nın G10 döviz stratejisi başkanı Dominic Bunning, yapay zeka yatırımlarına yönelik pozisyonların çözülmesi halinde doların geçmişteki gibi güvenli liman kazancı sağlayacağının artık kesin olmadığını belirtti.
Yabancı yatırımcıların ABD hisselerine ilgisi rekor seviyede
ABD hisse senetlerine yönelik yabancı sermaye girişleri rekor seviyeye ulaşırken, doğrudan yabancı yatırımlar aynı ölçüde güçlü bir seyir izlemedi. Reuters’a göre bu tablo, piyasadaki sermayenin önemli bölümünün ekonomik büyüme, faiz oranları veya teknoloji şirketlerinin değerlemelerine ilişkin beklentiler değiştiğinde pozisyonlarını hızla değiştirebilecek kurumsal yatırımcılardan geldiğine işaret ediyor.
Wells Fargo Küresel Döviz Stratejisi Başkanı Erik Nelson, bu yatırımları gelişmekte olan piyasalarda görülen “sıcak para” hareketlerine benzetti. Yapay zeka patlamasının ABD’de daha güçlü büyüme, yüksek enflasyon ve yüksek faiz beklentilerini desteklemesi, doların ve ABD tahvil getirilerinin yükselmesine katkı sağladı.
CIBC Capital Markets döviz stratejisti Noah Buffam da yapay zeka yatırımlarının ABD faiz beklentilerini yukarı taşıdığını ve bunun doları desteklediğini ifade etti.
Fed’in faiz indirimleri doların avantajını azaltabilir
Yapay zeka yatırımlarının beklentilerin altında kalması durumunda yalnızca hisse senetleri değil, kredi piyasaları ve faiz oranları da baskı altında kalabilir. Böyle bir senaryoda dolar üç ayrı kanaldan zayıflama riskiyle karşılaşabilir:
Faiz avantajı azalabilir: Ekonomik büyümenin yavaşlaması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine yönelmesine neden olabilir. Bu da doların getiri avantajını aşındırabilir.
ABD’nin ekonomik üstünlüğü anlatısı sorgulanabilir: Yatırımların yavaşlaması, ABD ekonomisinin diğer ülkelerden daha güçlü büyüyeceği beklentisini zayıflatabilir.
Yabancı sermaye çıkışı hızlanabilir: ABD hisse senetlerine ve şirket tahvillerine yönelik kurumsal talebin gerilemesi, doları destekleyen önemli kaynaklardan birini ortadan kaldırabilir.
Bununla birlikte Reuters’ın aktardığı değerlendirmelere göre, yatırımcıların fiyat düşüşlerinde alım yapmayı sürdürmesi nedeniyle olası bir zayıflığın etkilerinin ortaya çıkması aylar, hatta yıllar alabilir.
2000 yılındaki teknoloji balonu örneği
Analistler, teknoloji hisselerinde yaşanacak bir düşüşün tek başına doların değer kaybetmesine yol açmayabileceğine dikkat çekiyor. Nasdaq endeksinin Mart 2000’de zirve yapmasının ardından dolar yaklaşık iki yıl boyunca güçlü kaldı. Daha sonra WorldCom gibi şirketlerin çöküşlerinin ardından ABD kredi piyasalarında yaşanan sıkıntılar ve küresel büyümedeki toparlanma gibi etkenlerle dolar baskı altında kaldı.
Ancak bu kez yapay zeka yatırımlarının ABD merkezli yapısı farklı bir tablo ortaya çıkarıyor. Nelson’a göre, enflasyondan arındırılmış ticaret ağırlıklı dolar endeksi 1973’ten bu yana ölçülen uzun vadeli ortalamasının üzerinde 12 yıldır bulunuyor. Bu, kayıtlardaki en uzun dönem olarak öne çıkıyor.
Üstelik yabancı yatırımcıların ABD’ye yönelen sermayesi, 2000 yılındaki teknoloji balonuna kıyasla hisse senetleri ve şirket tahvillerinde daha fazla yoğunlaşırken doğrudan yabancı yatırımlar daha zayıf kalıyor.
Yapay zeka şirketlerinin borçları da risk oluşturuyor
Yapay zeka altyapısına yapılan yatırımların beklenen getiriyi sağlamaması, şirketlerin finansman koşullarını da bozabilir. Kredi risk primlerinin yükselmesi halinde yapay zeka şirketleri sermaye harcamalarını kısmak zorunda kalabilir. Bu durum sanayi ekipmanları, donanım ve enerji talebi üzerinden ekonominin diğer alanlarına yayılabilir.
Reuters’ın haberine göre, CoreWeave gibi yüksek borçlu bulut bilişim şirketlerine ilişkin endişeler, son haftalarda kredi temerrüt takası (CDS) primlerini belirgin biçimde artırdı ve hisse senetleri üzerindeki baskıyı güçlendirdi.
Scotiabank Baş Döviz Stratejisti Shaun Osborne, kredi temerrüt takası piyasasında görülen gelişmelerin risklerin bazı alanlarda belirginleştiğine işaret ettiğini söyledi.
ABD’nin mali görünümü de riskleri artıran unsurlar arasında yer alıyor. Ülke, 2000 yılındaki teknoloji rallisinin zirvesinde bütçe fazlası verirken bugün yüksek bir bütçe açığıyla karşı karşıya. Bu durum, borç piyasalarında yeni bir endişe yaratmadan ekonomiyi destekleyecek adımlar atılmasını zorlaştırabilir.
Yen ve İsviçre frangı güvenli liman talebi çekiyor
Geçen hafta yapay zeka şirketlerinin değerlemeleri baskı altına girdiğinde, güvenli liman arayan yatırımcıların Japon yeni ve İsviçre frangına yöneldiği görüldü. Dolar ise avronun Fransa’daki toplumsal huzursuzluk endişeleriyle zayıflamasının da etkisiyle sınırlı kazanımlar elde etti.
Bununla birlikte doların her koşulda değer kaybedeceği söylenemiyor. 2008 küresel finans krizinde ve Mart 2020’de yatırımcıların dolar cinsinden yükümlülüklerini karşılamak için nakit dolara yönelmesi, para biriminde güçlü ancak geçici bir talep yaratmıştı.
Reuters’a göre, yapay zeka yatırımlarındaki olası geri çekilmenin ABD’ye özgü bir kredi ve büyüme sorununa dönüşmesi, Fed’in politika beklentilerini de değiştirebilir. Böyle bir tabloda Japon yeninin dolar karşısında destek bulması mümkün olabilir.
Wells Fargo’dan Nelson, küresel yatırımcıların dolardaki sert değerleme değişimlerine ve satışlara karşı hassasiyetinin yüksek olduğunu belirterek 2027’ye girilirken bu riskin yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.


