CNBC yazdı: ABD ara seçimleri sonrası Çin ile ilişkiler nasıl evrilecek?
- ABD ara seçimlerinin ardından Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanması, Washington'ın Çin politikasında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
- Analistlere göre Demokratlar, özellikle Tayvan ve ekonomik güvenlik konularında Çin'e karşı daha sert adımlar atılması için Kongre üzerinden baskı kurabilir.
- Trump'ın ise Xi Jinping ile planlanan görüşmeler öncesinde Çin'le ilişkilerde stratejik istikrarı korumaya çalışması bekleniyor. Teknoloji alanındaki rekabet ve gelişmiş çiplere yönelik kısıtlamalar, iki ülke arasındaki gerilimin temel başlıkları arasında yer alıyor.
ABD ara seçimlerinde Demokratların Kongre'de çoğunluğu elde etmesi, Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin geleceğine yönelik tartışmaları hızlandırdı.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleCNBC'de yer alan değerlendirmeye göre, analistler, yeni siyasi tablonun özellikle Tayvan konusunda ABD-Çin gerilimini artırabileceğini ve teknoloji rekabetini daha da kızıştırabileceğini belirtiyor.
Demokratlar, ara seçimlerde Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluğu kazanırken Teksas, Nevada ve Iowa gibi eyaletlerde valilikleri de elde etti. Ancak seçimleri kazanan yeni isimlerin büyük bölümü görevlerine ocak ayına kadar başlamayacak.
Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in, iki ülke arasındaki kırılgan ateşkesi sürdürmek amacıyla bu ay Shenzhen'de, gelecek ay ise Florida'nın Miami kentinde iki kez bir araya gelmesi bekleniyor.
Teneo Genel Müdürü Gabriel Wildau, e-posta yoluyla yaptığı değerlendirmede Trump'ın Çin'le çatışma yönündeki artan baskıya direnebileceğini belirtti. Wildau, görev süresinin sonuna yaklaşan ve Cumhuriyetçi Parti'nin başarısından çok kendi siyasi mirasına odaklanan Trump'ın, Çin'le ilişkilerde "stratejik istikrar" arayışını sürdürebileceğini ifade etti.
CNBC'nin edindiği bilgilere göre Demokratların öncelikli gündem maddelerinden biri, iç enflasyonla daha kapsamlı mücadele çabaları kapsamında Trump'ın gümrük vergilerini kaldırmak.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde Çin iş dünyası ve ekonomisi alanında kıdemli danışman ve mütevelli heyeti başkanı Scott Kennedy, ara seçim sonuçlarının Demokratlara ABD'nin Çin politikasını daha sert bir çizgiye taşıma imkânı verebileceğini söyledi. Kennedy, özellikle ekonomik güvenlik ve Tayvan konularında oturumlar ve yasama faaliyetleri üzerinden baskı kurulabileceğini belirtti.
Bununla birlikte Kennedy, Kongre'nin bu yöndeki girişimlerinin yürütme organının geniş yetkileri ve Çin'in giderek artan gücü ile nüfuzu tarafından sınırlandırılabileceğine dikkat çekti. Bu koşulların kolaylıkla değiştirilemeyeceğini ifade etti.
Pekin'in bu yıl çok sayıda küresel lideri ağırladığı dönemde, büyük ekonomiler Çin'den gelen ithalat artışını yavaşlatmakta zorlandı. Çin'in nadir toprak elementleri alanındaki hâkimiyeti de Pekin'e ABD ve Avrupa Birliği ile yürütülen ticaret görüşmelerinde önemli bir avantaj sağladı.
Tayvan, ABD-Çin ilişkilerinde en kritik başlık
Danışmanlık şirketi The Asia Group'un ortağı ve dijital uygulamalar eş başkanı George Chen, Tayvan'ın ABD-Çin ilişkilerindeki en tehlikeli konu olmaya devam ettiğini belirtti. Chen, Demokratların kontrolündeki bir Kongre'nin Pekin'e karşı en güçlü adımları bu konuda atabileceğini ifade etti.
Kongre'nin, yönetimler daha temkinli davrandığında bile Tayvan'a yönelik girişimleri sürdürmeye istekli olduğunu defalarca gösterdiğini belirten Chen, Trump'ın iki ülke arasında denge kurma çabasının daha da zorlaşabileceğini kaydetti.
Eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin 2022 yılında Tayvan'ı ziyaret etmesi, adayı kendi topraklarının parçası olarak gören Pekin'in tepkisini çekmişti. ABD ise "Tek Çin" politikası çerçevesinde Tayvan ile gayriresmî ilişkilerini sürdürüyor.
ABD Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries'in, Temsilciler Meclisi'nin ilk siyahi başkanı olması bekleniyor. Jeffries, 2023 yılında New York'ta, o dönemde Tayvan Cumhurbaşkanı olan Tsai Ing-wen ile bir araya gelmişti.
Trump'ın mayıs ayında Pekin'e gerçekleştirdiği ziyarette Xi Jinping, Tayvan konusunun yanlış yönetilmesinin ABD-Çin ilişkilerini "büyük tehlikeye" atacağı uyarısında bulunmuştu.
Tayvan'daki istikrar, yapay zekâ alanındaki rekabet açısından da giderek daha önemli hale geliyor. Ada, Nvidia'nın çiplerinin büyük bölümünü üreten yarı iletken şirketi TSMC'ye ev sahipliği yapıyor.
ABD yönetimi son yıllarda Çinli şirketlerin Nvidia'dan gelişmiş çip satın alma imkânlarına yönelik kısıtlamaları sıkılaştırdı. Bu adımlar, Pekin'in kendi teknoloji alternatiflerini geliştirme çabalarını hızlandırdı.
Teknoloji rekabetinde yeni kısıtlamalar gündemde
ABD'de Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanmasının, Çin'e yönelik teknoloji kısıtlamalarının daha da sıkılaştırılması için siyasi zemini güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
Trump'ın çarşamba günü Demokratların seçim zaferini kabul etmesinin ardından ABD borsalarında yükseliş yaşandı. Washington'ın İran savaşını sona erdirmek için daha fazla adım atacağına yönelik işaretlerin etkisiyle petrol fiyatları geriledi. Nvidia hisselerindeki düşüşe rağmen Apple ve "Muhteşem Yedili" teknoloji şirketlerinin büyük bölümünde yükseliş görüldü.
George Chen, Washington'da ABD'nin teknolojik üstünlüğünün Çin'in askeri veya stratejik kapasitesini güçlendirmek için kullanılmaması gerektiği yönünde daha geniş bir uzlaşma oluştuğunu belirtti. Chen, Demokratların çoğunlukta olduğu Kongre'nin bu alanda daha agresif adımlar atmaya yönelebileceğini söyledi.
Chen'e göre Trump ve Xi Jinping'in zirve diplomasisini görece olumlu bir atmosferde sürdürmesi durumunda bile teknoloji, Pekin ile Washington arasındaki giderek büyüyen bir anlaşmazlık alanı haline gelebilir.
Çin teknoloji hisselerinde yapay zeka etkisi
Teknoloji sektörünün geleceği, büyük ölçüde yapay zeka alanındaki gelişmelere ilişkin beklentilere bağlı bulunuyor.
Çin teknoloji hisseleri perşembe günü yükselerek geçen ay yaşanan sert satışların ardından başlayan toparlanmayı sürdürdü.
WisdomTree'den Liqian Ren, Pekin'in son düzenleyici müdahalesinin Çin teknoloji hisselerini desteklediğini söyledi. Ren, buna karşın hisselerin performansının nihayetinde küresel yatırımcıların yapay zekaya ilişkin beklentilerine daha fazla bağlı olduğunu belirtti.
Ren, yapay zekanın ABD ve Çin ekonomilerine sağlayabileceği faydaların boyutuna ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ifade etti.


