Petrol piyasası uzmanı Bill Farren-Price’tan hibrit savaş riski uyarısı

PAYLAŞ
  • Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü Kıdemli Araştırma Görevlisi Bill Farren-Price, Orta Doğu'daki çatışmanın Süveyş, Panama veya Malakka boğazları gibi yeni geçiş noktalarına yayılması halinde petrol fiyatlarının daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.
Petrol piyasası uzmanı Bill Farren-Price’tan hibrit savaş riski uyarısı

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü Kıdemli Araştırma Görevlisi Bill Farren-Price çatışma ortamının Malakka Boğazı, Süveyş Kanalı veya Panama Kanalı gibi yeni geçiş noktalarına yayılması halinde petrol fiyatlarının daha da yükselebileceğini söyledi.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Enerji ve dijital ağları etkileyebilecek hibrit savaş riskine dikkat çeken Farren-Price, en büyük riskin çatışmaların “kanser gibi dünyanın beklenmedik bölgelerine yayılması” olduğunu belirtti.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü Kıdemli Araştırma Görevlisi ve Petrol Piyasası Uzmanı Bill Farren-Price, Orta Doğu’daki çatışmanın yeni geçiş noktalarına ve enerji ağlarına yayılması halinde petrol piyasasının daha büyük bir tehditle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven’in sorularını yanıtlayan Farren-Price, enerji ve dijital ağları etkileyen hibrit bir savaşın sektör açısından ciddi bir sorun yaratabileceğini belirterek “En büyük risk, bu çatışmaların kanser gibi dünyanın beklemediğimiz yeni bölgelerine yayılması” dedi.

“Fiyatları yükselten koşullar ortadan kalkmadı”

Brent petrolde 100 doların üzerinde kalıcı bir taban oluştuğunu söylemek için henüz erken olduğunu belirten Farren-Price, fiyatları bu seviyelere taşıyan koşulların ise devam ettiğini söyledi.

“Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarında bir miktar artış var ancak bu akışların ne kadar güvenilir ve dayanıklı olduğunu bilmiyoruz. Çünkü siyasi anlaşmazlık ve çatışma bütün gücüyle devam ediyor. ABD ile İran ya da İran ile Körfez’deki Arap komşuları arasında şu anda bir çıkış yolu görünmüyor”

“Tankerler Hürmüz’de kısa mesafeli seferler yapıyor”

Körfez’deki petrol akışının gerçek boyutunu belirlemenin son derece güç olduğunu söyleyen Farren-Price, bazı tankerlerin Hürmüz Boğazı’nda kısa mesafeli seferler yaptığını, petrolün daha sonra Umman Körfezi’nde daha büyük gemilere aktarıldığını anlattı. Suudi Arabistan’ın son bir aydaki petrol akışının günlük yaklaşık 2,6 milyon varile ulaştığını açıkladığını hatırlatan Farren-Price, bu miktarın piyasa beklentilerinin üzerinde olduğunu söyledi. Ancak Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’ın Yanbu üzerinden Asya’ya yaptığı ihracatı tehdit ettiğine de dikkat çekerek “tam olarak ne kadar petrolün girip çıktığını belirlemek çok zor” dedi.

“İngiltere’nin desteği savunma amaçlı”

İngiltere’nin Suudi Arabistan’a açıkladığı askeri desteğin saldırıdan çok savunma amaçlı olduğunu söyleyen Farren-Price desteğin doğrudan İran ile yaşanan çatışmayla bağlantılı olmadığını belirtti.
Çatışmaya basit bir askeri çözüm bulunamayacağını vurgulayan Farren-Price, İran’ın komşuları ve ABD ile bir uzlaşmaya varması, Hürmüz Boğazı’ndan petrol, LNG ve petrol ürünleri ihracatına imkan veren geçiş serbestisinin yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

“Hürmüz’e bağımlılık kısa vadede azalmayacak”

Alternatif güzergahların uzun vadede Hürmüz’e bağımlılığı azaltabileceğini belirten Farren-Price, bunun birkaç yıl içinde gerçekleşmesini beklemediğini söyledi.

“Bunu askeri yoldan yapma girişimi başarısız oldu. Körfez’deki Arap ülkeleri İran ile müzakere etmek zorunda. ABD de İran ile müzakere ederek bir çözüme ulaşmaya çalışmalı. Bunun tek yolu bu” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında ABD ile İran arasında ilerleme sağlanabileceğine ilişkin bir umut bulunduğunu ifade eden Farren-Price, geçmişte ortaya çıkan ilerleme işaretlerinin sonuç vermediğini hatırlattı.

“Petrol fiyatının yaklaşık 30 doları krizden kaynaklanıyor”

Jeopolitik risk primi ile fiziksel arz kaybının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyleyen Farren-Price “Bugünkü fiyatın yaklaşık 30 doları bu krizden kaynaklanıyor. Kriz çözülürse petrol fiyatları oldukça sert düşer ve yeniden o seviyelere gidebilir” dedi.

Çatışmanın Yemen’e ve Irak’ın güneyinden Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara kadar yayılmasının yeni riskler yarattığını da belirtti:

“Cin şişeden çıktı. Özellikle İran ile bir şekilde bağlantılı militan gruplar, enerji üzerinden stratejik hedeflerini ilerletmenin önünde bir caydırıcılık bulunmadığını düşünebilir. Bu krizin gösterdiği kadarıyla İran muhtemelen kriz öncesine göre stratejik olarak daha güçlü bir konumda”

“Küresel ekonomi kalıcı yüksek enerji fiyatlarına alışıyor”

Küresel ekonominin yalnızca 100 dolar civarındaki petrole değil, yüksek dizel, benzin ve doğal gaz fiyatlarına da uyum sağlamaya başladığını söyleyen Farren-Price Katar’ın LNG tedarikçisi olarak devre dışı kalmasının gaz fiyatlarını da yükselttiğini belirtti.

Enerji sisteminde iki kırılgan alan: Dizel ve LNG

Küresel enerji sisteminde başlıca kırılganlıklardan birinin dizel olduğunu söyleyen Farren-Price, tarımdan kara ve deniz taşımacılığına kadar tedarik zincirinin hemen her kademesinin dizele bağımlı olduğunu hatırlattı ve çok sayıda Rus rafinerisinin kapanmasının da bu tabloyu ağırlaştırdığını kaydetti.

İkinci kırılgan alanın doğal gaz ve LNG olduğunu belirten Farren-Price, kuzey yarımkürede kış yaklaşırken gaz tüketiminin artacağına dikkat çekti.

“Avrupa şu anda kış öncesinde gaz depolarını doldurmakta oldukça geride. Gaz, ciddi biçimde endişelenmemiz gereken diğer alan”

“Bütün savaşlar müzakereyle sona erer”

Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna savaşlarının geleceğini değerlendiren Farren-Price “Bütün savaşlar biter ve bütün savaşlar müzakereyle biter” dedi.

Ancak başarılı bir müzakere için gerekli koşulların henüz oluşmadığını belirten Farren-Price, tarafları masaya oturmaya ve uzun ömürlü, karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulmaya yöneltecek somut bir değişime ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Çözüm Brent’i 60 dolara çekebilir”

Farren-Price krizde siyasi bir çözüm sağlanması halinde Brent petrolün hızla 60 dolara doğru gerileyebileceğini savundu.

Buna karşılık çatışmanın Malakka Boğazı, Panama Kanalı veya Süveyş Kanalı gibi henüz etkilenmeyen geçiş noktalarına yayılması halinde petrol fiyatlarının daha da yükselebileceğine dikkat çekti.

“Enerji ve dijital ağları etkileyen bir hibrit savaş görmeye başlarsak bu, enerji sektörü için büyük bir sorun yaratabilir. Çatışmanın kanser gibi dünyanın beklenmedik bölgelerine yayılması en önemli risk”