Bakan Şimşek: "Enerjide tedarik sorunumuz yok"

PAYLAŞ
  • Eşel mobil sistemi ile vatandaşların alım gücünü koruduklarını belirten Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin enerji tedariği konusunda da bir sorununun olmadığını söyledi.
  • Bakanı Şimşek, Hürmüz'deki kriz nedeniyle küresel anlamda şok yaşandığını anlattı. "Eşel mobil olmasaydı bugün mazot 89,4 lira olurdu. Benzin fiyatı da 79 lira olacaktı." dedi.
Bakan Şimşek: "Enerjide tedarik sorunumuz yok"

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, TRT Haber'de gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.

Ortadoğu'daki gelişmeler ve Hürmüz krizinin ekonomiye etkilerini anlatan Şimşek, küresel anlamda büyük bir şok yaşandığını söyledi. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu etkilediğini de belirtti.

Bakan Şimşek'in katıldığı canlı yayında açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

"Bu büyük bir şok, bir arz şoku. Yani enerji boyutuyla bakarsanız Hürmüz Boğazı'ndan geçiş anlamında dünya sıvılaştırılmış, LNG dediğimiz doğalgaz ve petrolün beşte biri; nafta gibi, üre gibi, gübre gibi buna benzer birtakım ürünler, yani jet yakıtı gibi ürünlerin de üçte biri civarında o bölgeden, Hürmüz Boğazı'ndan geçerek dünyaya arz ediliyor.

Dolayısıyla bu aslında 1970'lerden beri -yani biliyorsunuz 73 savaşı vardı, 78'deki bir arz şoku vardı, sonra 90'lı yılların başında birinci Körfez Savaşı var, 2000'li yılların başında ikinci Körfez Savaşı var, Rusya-Ukrayna savaşı var- bütün bunlarla karşılaştırdığınız zaman bu şok çok büyük bir şok. Hatta bütün bu bahsettiğim, zikrettiğim şokların tamamından daha büyük bir şok. Dolayısıyla o anlamda bakarsanız büyük bir şok ve küresel ekonomiye etkisi de tabii ciddi boyutlarda olacak.

Etki kanallarına bakacak olursak tabii birinci kanal enflasyon kanalı. Neden? Çünkü küresel emtia fiyatlarında bir ciddi artış var; özellikle enerji fiyatlarında ama sadece enerji değil. Yani petrolden, doğalgazdan üretilen birçok ürünün -gübre gibi, helyum gibi- fiyatlarında dramatik artışlar var.

Fiyatlara bakarsanız Brent petrolü savaş öncesine göre yüzde 57 yukarıda, doğalgaz fiyatları Avrupa'da yüzde 44 yukarıda. Ama bazı ürünlere bakarsanız, örneğin üre gübresi yüzde 120'nin üzerinde artmış durumda veya jet yakıtına bakarsanız yüzde 130'un üzerinde bir artış var.

Küresel enflasyon

Birçok havayolu, birçok ülkede ciddi bir şekilde uçuşlarda kesintiye gitmeye başladı. Şimdi dolayısıyla birinci etki kanalı enflasyon. Yani küresel enflasyon yükselecek. Tabii ülkemizde de maalesef birtakım etkiler söz konusu. Birinci konu bu. Tabii enflasyon beklentilerindeki bozulma, enflasyondaki yükselmeyle birlikte dikkat ederseniz finansal koşullarda da sıkılaşma var.

Amerika Birleşik Devletleri'ne bakarsanız 10 yıl vadeli, 30 yıl vadeli tahvillerin faizlerinde ciddi artış var; İngiltere'de de artış var, Avrupa Birliği'nde de artış var. Dolayısıyla bütün bunlar aslında orta-uzun vadeli finansal koşullarda da bir sıkılaşmaya işaret ediyor. Kısa vadeli faiz indirimleri büyük ihtimalle duracak.

Küresel ekonomiye etkisi bir diğer boyutu ticaret kanalı. Çünkü tedarik zincirlerindeki bu kırılmalar, enerji arz güvenliğindeki bu sıkıntılar bazı bölgelerde ciddi bir sıkıntıya dönüşmüş durumda. Bu tabii ticareti de olumsuz etkiliyor. Nihai olarak tabii küresel bir resesyon riski var mı?

Burada tabii IMF’nin biz en son Washington’a gittiğimizde nisan toplantıları için, bahar toplantıları için bize üç tane senaryo sunulmuştu. Birinci senaryo referans senaryo, yani baz senaryo. Baz senaryoda o gün için petrol fiyatlarının 82 dolar olacağı varsayımı vardı. Çok anlamlı bir senaryo olmaktan çıktı. Aşağı yönlü dedikleri bir senaryo vardı, orada 100 dolarlık bir öngörü var; şu anda ona daha yakınız, yılın ortalamasından bahsediyoruz. Bir de daha kötü senaryo var, yani en kötü senaryo 110 dolarlık.

Tabii burada büyüme eğer 110 dolarlık bir ortalamada durursa petrol fiyatları, yüzde 2 veya altına inebiliyor. 100 dolarda olursa yüzde 2,5 civarına düşüyor. Baz senaryoda yüzde 3 civarı bir büyümeden bahsediliyordu.

Dolayısıyla küresel büyümenin ciddi bir şekilde bugün itibariyle olumsuz etkilenme potansiyeli var. Enflasyonun tekrar yüzde 5-6 aralığına -dünya ortalama enflasyonundan bahsediyorum- yükselme riski oldukça yüksek. Finansal koşullarda bir sıkılaşma var. Özetle, geçmişe baktığınız zaman buna benzer durumlarda, yani petrol fiyatlarının yüzde 50 ve daha yüksek seyrettiği uzun süreli dönemlerde genelde küresel resesyon olmuş. Şimdi burada sıkıntı aslında savaş durmuş gibi fakat o boğazın kapalı kalması ana sorun.

"Savaş beklenenden uzun sürdü"

Savaş beklenenden uzun sürdü. Bugünkü tıkanıklık savaş benzeri bir etki yaratıyor. Yani fiili çatışmaların durmuş olması bir şey ifade etmiyor çünkü boğaz hala kapalı. Onun kapalı olması, uzun sürmüş olması, yayılımı ve tabii bölgede bazı enerji üretim veya petrokimya üretim tesislerinde de bir miktar zarar var.

Birincisi enerji tedariği, yani enerji arz güvenliği boyutuyla şu an itibariyle bir sorunumuz yok. Neden? Çünkü Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 20-25 yılda Türkiye enerji tedariğini çeşitlendirdi. Yani petrol, doğalgaz, özellikle birçok alanda yapılan yatırımlar; boru hatlarından bahsediyoruz, yeni ilave LNG kapasitesinden ve depolama kapasitesinden bahsediyoruz, ciddi bir çeşitlendirmeye gidildi.

Dolayısıyla bizim Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığımız çok düşük derecede. O bizi etkilemiyor. Yani en önemli konu enerji arz güvenliği ve tedarik anlamında şu anda Türkiye'de bir sorun yok. Jet yakıtında sorun yok, doğalgazda sorun yok, petrolde sorun yok.

"Eşel mobil ile vatandaşa bu şokun yansımasını sınırladık"

Eşel mobilde biz bir adım attık. Cumhurbaşkanımızın yine liderliğinde bütçe imkanlarımız elverdiği için biz dedik ki bu petrol fiyatlarındaki artışın pompa fiyatlarına yansımasını %75 oranında bütçe olarak biz karşılayalım. Yani bizim biliyorsunuz akaryakıt ürünlerinde maktu ÖTV'miz var. Yani fiyatın içinde bir miktar özel tüketim vergisi var. O özel tüketim vergisinden feragat edip Eşel Mobil sistemi üzerinden aslında vatandaşa bu şokun yansımasını sınırladık.

Ben size müsaade ederseniz en son rakamları söyleyeyim. Eşel mobil olmasaydı bugün mazot 89,4 lira olurdu burada. Yani yaklaşık 90 lira olacaktı. Halbuki şu anda eşel mobil sayesinde fiyat 72,7 lira, yani 73 lira diyelim. Yani yuvarlıyorum, yani 90 lira olacak olan 1 litre mazot bugünkü küresel fiyatlarda aslında 73 liranın altında bir fiyatla şu anda milletimize arz ediliyor.

Benzer şekilde benzinde de benzin fiyatı yani eşel mobil olmasaydı yaklaşık 79 lira olacaktı, şu anda 64,6, 65 lira diyelim. Dolayısıyla dikkat ederseniz yani şokun önemli bir kısmını biz vatandaşlarımıza, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerimize, sanayicimize, yani esnafımıza yansıtmadık. Bu tabii önemli bir fedakarlık içeriyor.

Niye böyle bir adım attık? Bütçede bu kadar ciddi etkisi olabilecek önemli bir adım, o rakamları da paylaşacağım. Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim: Biz vatandaşımızın alım gücünü önemli ölçüde korumayı hedefledik. Evet, büyük bir küresel şok var ama bütçede alanımız vardı. Biz bu şokun etkisini sınırlamak istedik, bir. İkincisi de tabii ki enflasyonda geçici bir yükselişle karşı karşıyayız ama eşel mobil sistemini devreye almasaydık enflasyondaki artış çok daha dramatik olacaktı. Yani şu andaki yansıma üçte bir oranında bile değil, Merkez Bankası'nın yaptığı bir çalışma var. Dolayısıyla enflasyondaki artışı da sınırlamış olduk."