BlackRock gelişen piyasalarda "ağırlığı artır" dedi: İşte öne çıkan 3 tema

PAYLAŞ
  • BlackRock, 2026'nın dördüncü çeyreğine ilişkin küresel görünüm raporunda gelişen piyasa hisse senetlerine yönelik görüşünü nötrden “ağırlık artır” seviyesine çıkardı. Kurum, kararında kazanç beklentileri, düşen kaldıraç ve ucuz değerlemeleri gerekçe gösterdi.
  • Raporda yapay zeka altyapısı, enerji, kritik mineraller, finansman ihtiyacı ve küresel faiz görünümüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
BlackRock gelişen piyasalarda "ağırlığı artır" dedi: İşte öne çıkan 3 tema
Fotoğraf: Reuters

BlackRock Yatırım Enstitüsü, 2026'nın dördüncü çeyreğine ilişkin Küresel Görünüm raporunda gelişen piyasa hisse senetlerine yönelik tavsiyesini nötrden “ağırlık artır” seviyesine yükseltti.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

“Kıtlığa Karşı Bolluk” (Scarcity vs. abundance) başlığıyla yayımlanan ve Eylül 2026 tarihini taşıyan raporda, gelişen piyasalardaki göreli kazanç beklentilerinin destekleyici kalmayı sürdürmesi, daha önce kalabalıklaşan bazı piyasalarda kaldıraç seviyelerinin keskin biçimde düşmesi ve ucuz değerlemelerin sunduğu fırsatlar kararın temel gerekçeleri arasında gösterildi.

Raporda üç temel tema “Yapay Zeka Kıtlığı”, “Dayanıklı Gelir” ve “Etiketlerin Ötesinde” başlıkları altında ele alındı.

BlackRock, yapay zeka altyapısı yatırımlarının hız kazanması ve bağlayıcı kısıtlamaların daha erken ortaya çıkması nedeniyle ABD hisselerindeki “ağırlık artır” pozisyonunu korurken gelişen piyasa hisselerini de aynı seviyeye yükseltti. Kurum, elektrik gücü, şebekeler, bellek, çipler ve veri merkezlerini darboğaz odaklı fırsatlar arasında sıraladı.

ABD'de istihdam ve enflasyon

Rapordaki makroekonomik değerlendirmelerde güçlenen ekonomik aktivitenin enflasyon baskısını canlı tuttuğu, ücretler ve çekirdek enflasyonun yüksek seviyelerini koruduğu belirtildi.

ABD tarım dışı istihdamına ilişkin 2022-2026 dönemini kapsayan grafikte, işsizlik oranının sabit kalması için gereken başabaş istihdam artış hızının düştüğü gösterildi. Raporda, salgın öncesindeki demografik eğilimlerin gerektirdiği aylık yaklaşık 200 bin kişilik istihdam artışı eşiğine kıyasla mevcut başabaş oranının belirgin şekilde daha düşük seviyelere indiği ve son dönemdeki istihdam artışının iş gücü arzına kıyasla güçlü seyrettiği belirtildi.

2015-2026 dönemindeki ABD ücretleri ve PCE enflasyonuna ilişkin grafikte ise yıllık ortalama saatlik kazanç artışı, barınma hariç çekirdek hizmet enflasyonu ve çekirdek PCE enflasyonunun yüksek seviyelerini koruduğu aktarıldı.

Petrol piyasasında risk işlenmiş ürünlere kaydı

BlackRock'ın raporunda Ortadoğu enerji arzındaki aksamaların beklenenden daha küçük bir ham petrol fiyat şokuna yol açtığı, buna karşılık risklerin işlenmiş petrol ürünlerine kaydığı belirtildi.

Hürmüz Boğazı petrol açığı grafiğine göre, 27 Şubat öncesinde günlük 10,2 milyon varil seviyesinde bulunan arzda meydana gelen kesinti; stratejik petrol rezervleri, mevcut envanter çekimleri, Orta Doğu dışındaki arzlar ile Çin ve küresel petrol talebindeki ayarlamalarla dengelendi.

2026 yılı ana enerji fiyatlarına ilişkin grafikte ise ham petrol ile işlenmiş petrol ürünleri arasındaki fiyat farkının açıldığı gösterildi. Brent ham petrol fiyatı nispeten dengeli kalırken Avrupa benzini, Avrupa jet yakıtı, Singapur jet yakıtı, Avrupa dizeli ve ABD dizel fiyatlarının varil başına 200 ila 250 dolar bandına kadar yükseldiği belirtildi.

Kamu ve özel sektörün finansman ihtiyacı

Raporda sermaye rekabetine ilişkin değerlendirmede, kamu kesiminin yüksek borçlanması ile özellikle yapay zeka alanındaki özel sektörün yüksek finansman ihtiyacının doğrudan çakıştığı ifade edildi.

1946-2030 dönemini kapsayan ABD finansal menkul kıymet arzı grafiğinde devlet borcu, şirket tahvilleri ve özkaynak ihracının yanı sıra bilanço dışı varlıkların toplam kamusal ihracının kriz dönemleri dışında nadir görülen tarihi yüksek seviyelere ulaştığı belirtildi.

2018-2030 dönemindeki finansman talebine ilişkin grafikte ABD Hazine tahvilleri, eyalet ve yerel yönetimler, hanehalkı, finansal olmayan şirket borçları, net şirket özkaynağı ile sendikasyon ve özel kredilerin trilyonlarca dolarlık finansman talebi oluşturduğu gösterildi.

1990-2026 dönemindeki ABD 10 yıllık vadeli prim grafiğinde ise yatırımcıların tarihi borçlanma ihtiyaçlarını halen düşük bir risk primi karşılığında finanse ettiği belirtildi. New York Fed ACM modeline göre vadeli primde yaşanabilecek olası bir sıçramanın tahvil getirilerinde yeni bir yükselişi tetikleyebileceği aktarıldı.

BlackRock yapay zeka yatırımlarında uyarı sinyali görmüyor

BlackRock, yapay zeka yatırımlarına ilişkin değerlendirmesinde herhangi bir uyarı sinyali görülmediğini belirterek temaya yönelik olumlu duruşunu korudu.

Yapay zeka göstergelerine ilişkin değerlendirmede, yüksek getirili teknoloji kredi spreadlerinin geniş kredi piyasasından ayrıştığı ve artan ihraçların piyasa tarafından sorunsuz şekilde karşılandığı ifade edildi.

“Hyperscaler” olarak adlandırılan büyük teknoloji şirketlerinin sermaye harcamalarının hızlanmayı sürdürdüğü ve 2026 yılı toplam sermaye harcamalarının yaklaşık 720 milyar dolara ulaşmasının beklendiği kaydedildi.

Yapay zeka laboratuvarlarının gelirlerinde parasallaştırma süreçlerinin ölçeklendiği belirtilirken, Anthropic'in izlenen yıllık tekrarlayan gelirinin (ARR) Temmuz 2026 sonu itibarıyla 74 milyar dolara ulaştığı, OpenAI'ın ise 41 milyar dolar seviyesinde kaldığı bildirildi.

Bellek tarafında DRAM fiyatlarının yılbaşından bu yana yüzde 75 arttığı, GPU kiralama fiyatlarının ise dengelendiği aktarıldı.

Yapay zeka şirketlerinin borsa performansını ölçen grafiklerde yapay zeka tedarikçilerinin, yapay zeka kullanıcıları ile tedarikçi veya kullanıcı olmayan diğer şirketlere kıyasla öne geçtiği gösterildi.

Faiz ve yapay zeka etkileşimine ilişkin matriste ise yarı iletkenler, veri merkezleri ve hyperscaler şirketlerin yüksek yapay zeka potansiyeli ve düşük faiz hassasiyetiyle en avantajlı grupta yer aldığı belirtildi.

Gelişen piyasa hisselerinde EPS toparlanması

BlackRock'ın gelişen piyasa hisselerine ilişkin görüşünü “ağırlık artır” seviyesine yükseltmesinde MSCI EM/MSCI World 12 aylık ileriye dönük hisse başı kazanç (EPS) oranındaki toparlanma temel dayanaklardan biri olarak gösterildi.

Güney Kore'de tek hisseye dayalı kaldıraçlı ve ters ETF varlıklarına ilişkin grafikte, Samsung ve SK Hynix üzerine kurulu 16 ETF'nin toplam yönetim altındaki varlıklarının Mayıs-Ağustos 2026 dönemindeki yaz çalkantısının ardından dengelendiği belirtildi.

Kredi piyasalarında ABD'deki hyperscaler şirketleri Alphabet, Amazon, Microsoft, Meta ve Oracle'ın yatırım yapılabilir seviyedeki borç ihraçlarının 2026 yılında tarihi zirvelere çıktığı ve ihraçların dolar, avro, sterlin ve yen gibi farklı para birimlerine yayıldığı aktarıldı.

Sabit getirili menkul kıymetler evreninde varlıkların yaklaşık yüzde 84'ünün yüzde 4'ün üzerinde getiri sunduğu belirtildi. ABD Hazine tahvili getiri eğrisinin de 30 Haziran 2020 seviyelerine kıyasla 10 Eylül 2026 itibarıyla tüm vadelerde belirgin şekilde yukarı kaydığı ifade edildi.

Veri merkezi yatırımlarında yeniden finansman baskısı

Raporda yüksek faiz ortamının veri merkezleri ve altyapı projelerinde yeniden finansman baskısı oluşturduğu belirtildi.

Veri merkezi varlığa dayalı menkul kıymet (ABS) ihraçları ile 5 yıllık ABD Hazine tahvili getirileri arasındaki farkı gösteren grafikte, geçmiş yıllarda düşük faizle borçlanan şirketlerin borçlarını yenileme döneminde daha yüksek faiz maliyetiyle karşılaşacağı aktarıldı.

2027-2031 yılları arasında vadesi gelecek ABD borç stokuna ilişkin projeksiyonda Kuzey Amerika veri merkezi inşaat kredileri, kaldıraçlı krediler ve iş geliştirme şirketi (BDC) kredilerinde yüz milyarlarca dolarlık itfa dalgasının yaklaşmakta olduğu bildirildi.

Altyapı portföy tahsisine ilişkin grafiklerde, likidite toleransı yüksek veya doğrudan altyapı yatırımı yapabilen kurumsal yatırımcıların halka açık ve özel piyasa araçları üzerinden altyapı payını yüzde 20'ye kadar çıkarabileceği belirtildi.

Özel sermaye tarafında ise ABD özel sermaye iç verim oranlarının (IRR) geniş bir dağılım gösterdiği ve satın alma (buyout) getirilerinin yükselen tahvil getirileri karşısında uyarlanma sürecinde olduğu ifade edildi.

BlackRock'ın taktiksel pozisyonlanması

BlackRock'ın 6 ila 12 aylık taktiksel pozisyonlanmasında hisse senetleri tarafında ABD ve gelişen piyasalar “ağırlık artır” konumunda bulunuyor.

Avrupa, İngiltere, Japonya ve Çin ise “nötr” seviyesinde tutuluyor.

ABD'de güçlü şirket kârları ve yapay zeka harcamalarının yüksek faiz beklentilerini geride bıraktığı belirtilirken, Avrupa'da sermaye piyasalarının derinleşmesi ve iş dostu politikalar bekleniyor. Japonya'da fiziksel yapay zeka ve bilanço gücü destekleyici unsurlar arasında gösterilirken, Çin'de açık kaynaklı yapay zekanın kârlılığa dönüşümü izleniyor.

Sabit getirili menkul kıymetler tarafında kısa vadeli ABD Hazine tahvilleri, küresel enflasyona endeksli tahviller, Euro bölgesi devlet tahvilleri, İngiltere gilts, Çin devlet tahvilleri, kısa vadeli yatırım yapılabilir kredi, küresel yüksek getiri, Asya kredisi ve gelişen piyasa sert para tahvilleri “nötr” konumda yer alıyor.

Uzun vadeli ABD Hazine tahvilleri, Japon devlet tahvilleri ve uzun vadeli yatırım yapılabilir kredi ise “ağırlığı azalt” (underweight) konumunda bulunuyor.

ABD kurumsal MBS ile gelişen piyasa yerel para birimli tahviller ise “ağırlık artır” seviyesinde pozisyonlandırılıyor.

5-10 yıllık stratejik varlık tahsisi

BlackRock'ın 5 ila 10 yıllık stratejik varlık tahsisine ilişkin güncellemelerinde, daralan kredi spreadleri nedeniyle gelişmiş piyasa yüksek getirili borçlanma araçlarının “ağırlığı azalt” seviyesine çekildiği belirtildi.

Stratejik varlık tahsisinde gelişmiş piyasa ve gelişen piyasa hisse senetleri, özellikle Hindistan ile sağlık ve bilgi teknolojileri sektörleri, altyapı özkaynağı ve doğrudan kredilendirme “ağırlık artır” konumunu koruyor.

Raporda ayrıca küresel yasal dağıtım bildirimleri kapsamında Türkiye'ye ilişkin özel bir düzenlemeye yer verildi. BlackRock Investment Institute'un küresel görünüm belgesinin Türkiye sınırları içerisinde yalnızca Merkez Bankası ve egemen yatırımcılara yönelik olarak dağıtıldığı ve belgenin bilgilendirme amacı taşıdığı belirtildi.

Kaynak: cnbce.com