Carney Çin yolunda: Kanada–Pekin hattında buzlar eriyor mu?
- Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Çin ziyareti yaklaşırken, Ottawa yönetimi uzun süredir soğuk seyreden Kanada–Çin ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Hükümet cephesinden gelen mesajlar, ekonomik iş birliği ve diplomatik diyalog vurgusunun öne çıktığını gösteriyor.
Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Çin ziyareti yaklaşırken, Ottawa yönetimi uzun süredir soğuk seyreden Kanada–Çin ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Hükümet cephesinden gelen mesajlar, ekonomik iş birliği ve diplomatik diyalog vurgusunun öne çıktığını gösteriyor.
“İlişkileri yeniden ayarlamak istiyoruz”
Başbakanlık parlamento sekreteri ve Liberal Parti Milletvekili Kody Blois, Carney’nin Çin ziyaretinin iki ülke ilişkilerinde bir dönüm noktası olabileceğini söyledi. CBC’de yayımlanan Rosemary Barton Live programına konuşan Blois, Carney’nin Kanada–Çin ilişkilerini “yeniden kalibre etmek” istediğini belirterek, “Başbakan bu ilişkide ortaklık için fırsatlar olduğuna inanıyor” dedi.
Blois, önümüzdeki hafta yapılacak ziyaretin, ilişkilerde yaşanan kırılmanın ardından başlayan yeni sürecin devamı olduğunu vurguladı.
Xi Jinping ile kritik görüşme
Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre Carney, Çin ziyareti sırasında Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelecek. Ziyaretin ardından Carney, 18 Ocak’ta Katar’a geçecek, 19–21 Ocak tarihleri arasında ise Davos’ta düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu’na katılmak üzere İsviçre’ye gidecek.
Bu temaslar, Carney’nin göreve gelişinden bu yana izlediği çok taraflı diplomasi yaklaşımının önemli bir parçası olarak görülüyor.
Tarım ve gümrük tarifeleri masada
Çin ziyareti özellikle Kanada’nın Prairie eyaletlerinde yakından izleniyor. Bu eyaletler, 2024’te Kanada’nın Çin menşeli elektrikli araçlara getirdiği gümrük vergilerinin kaldırılmasını talep ediyor. Pekin yönetimi ise bu adımlara misilleme olarak Kanada’dan ithal edilen kanola, deniz ürünleri ve domuz etine ek vergiler uygulamaya başlamıştı.
Blois, federal hükümetin tarım ve tarım-gıda alanında Çin ile iş birliği fırsatları gördüğünü söyledi. Ancak görüşmelerden kısa vadede somut sonuç çıkıp çıkmayacağı sorusuna yanıt vermekten kaçındı.
Kanola üreticileri zor durumda
Çin’in uyguladığı tarifeler özellikle Saskatchewan’daki kanola üreticilerini ağır şekilde etkiledi. Saskatchewan Tarım Üreticileri Birliği Başkanı Bill Prybylski, çiftliğinin tarifeler nedeniyle yaklaşık 450 bin dolar zarar ettiğini söyledi.
Prybylski, bu yıl iyi bir hasat sayesinde yükümlülüklerini yerine getirebildiklerini ancak önümüzdeki dönemde harcamaları ciddi biçimde kısmak zorunda kalabileceklerini belirtti. Ziyaretten hemen bir rahatlama beklemediğini söyleyen Prybylski, bunun “sonun başlangıcı” olmasını umduğunu ifade etti.
EV tarifelerinde iç cephe bölünmüş
Öte yandan Ontario Başbakanı Doug Ford, Carney’ye Çin menşeli elektrikli araçlara uygulanan tarifeler konusunda geri adım atmaması çağrısı yaptı. Ford, Çinli otomotiv devlerinin Kanada’da üretim yapabileceğini savunarak, “Geri adım atamayız, bu kadar basit” dedi.
Geçen yıl Çin’in Kanada Büyükelçisi Wang Di, elektrikli araç üreticisi BYD’nin Kanada’da yatırım yapmayı değerlendirdiğini ancak karşılaşılan engeller nedeniyle vazgeçtiğini açıklamıştı.
2018 krizi hala hafızalarda
Carney’nin ziyareti, bir Kanada başbakanının 2017’den bu yana Çin’e yapacağı ilk resmi ziyaret olacak. İki ülke ilişkileri, 2018’de Huawei CFO’su Meng Wanzhou’nun Kanada’da ABD talebiyle gözaltına alınmasının ardından Çin’in iki Kanadalıyı tutuklamasıyla ciddi biçimde gerilmişti.
Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Jody Thomas, Carney’nin Çin’e gitmesini doğru bir adım olarak nitelendirerek, “Kanada rahatsız edici de olsa tüm masalarda olmalı. Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerle ilişki kurmadan Kanada’nın bir geleceği olamaz” dedi.
“Ekonomi uğruna güvenlikten taviz olmamalı”
2018’de Çin’de tutuklanan Kanadalılardan biri olan Michael Kovrig ise Ottawa’nın ticari ilişkileri genişletme çabasını anlayışla karşıladığını, ancak bunun ulusal güvenlik pahasına olmaması gerektiğini vurguladı.
Blois ise Çin ile diyalog kurmanın kaçınılmaz olduğunu belirterek, “İş birliği yapamayacağımız alanlar olacak. Ama liderler masaya oturmazsa hiçbir ilerleme sağlanamaz” dedi.


