Bakan Çiftçi'den APP plaka açıklaması: İhlallere 140 bin TL ceza uygulaması 1 Nisan'dan itibaren

Hazal Ateş
PAYLAŞ
  • Türkiye genelinde yaklaşık 3 milyon standart dışı ve APP plaka bulunduğunu söyleyen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Sistemlerimizde tanımlanamayan bu plakalar; terör, uyuşturucu ve insan kaçakçılığında kullanılıyor. 1 Nisan itibarıyla APP plaka kullananlara 140 bin lira ceza uygulanacak." ifadelerini kullandı.
  • Çiftçi, "TŞOF tarafından basılan ancak "standart dışı" kabul edilen iri rakamlı ve harfli plakalara ceza kesilmeyecek." dedi.
Bakan Çiftçi'den APP plaka açıklaması: İhlallere 140 bin TL ceza uygulaması 1 Nisan'dan itibaren

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, APP plakalarla ilgili tartışmalara dair, amaçlarının vatandaşları cezalandırmak olmadığını, esas amacın rehberlik ve standart güvenliği sağlamak olduğunu vurguladı.

Plakalarda mührün ve güvenlik işaretlerinin bulunması hâlinde kullanımın geçerli olduğunu belirten Bakan Çiftçi, kalın harfli plakalar nedeniyle cezai yaptırım uygulanmayacağını açıkladı.

İçi̇şleri̇ Bakanı Mustafa Çi̇ftçi̇, Türki̇ye Basın Federasyonu Anadolu Sohbetleri programında konuştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çiftçi, denetimlerde, sahada rehberlik esaslı yaklaşımın süreceğini ve uygulama yönetmeliğinin tamamlanmasını beklediklerini aktardı.

Trafi̇k kanunu deği̇şi̇kli̇kleri̇ ve uygulamalar

Son günlerde kamuoyunda APP plakalarla ilgili denetimler ve uygulanacak yaptırımlar çok yoğun şekilde tartışılıyor. Bir yandan bunun güvenlik ve kamu düzeni açısından gerekli olduğu ifade edilirken, diğer yandan vatandaşlar arasında uygulamanın kapsamına ilişkin bazı tereddütler oluştu. Siz bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? APP plakalar konusunda devletin yaklaşımı tam olarak nedir; bundan sonraki süreçte nasıl bir uygulama çerçevesi göreceğiz?

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim; Bizim hiçbir zaman amacımız vatandaşımıza ceza kesmek, vatandaşımızı mağdur etmek değildir. Biz cezayı yöntem olarak gören bir anlayışla hareket etmiyoruz. Esas olan, vatandaşımıza rehberlik etmek, doğruyu göstermek ve uygulamada birlik sağlamaktır.

Plaka meselesi, yalnızca şekle ilişkin bir konu değildir. Kamu güvenliği, ülkemizin huzuru ve genel güvenlik stratejilerimiz açısından son derece önemli bir husustur. Nasıl ki bir insanın kendisini tanıtan bir kimliği, nüfus cüzdanı ve ona ait bir vatandaşlık numarası varsa; plaka da bir aracın kimliğidir, üzerindeki harf ve rakamlar da o aracın numarasıdır. Nasıl kimliğimizi güvenliğimiz açısından yalnızca yetkili kurumlar düzenliyorsa, plakaların da aynı şekilde yetkili kurumlarca alınması gerekir.

Çünkü plakalarda da tıpkı kimliklerimizde olduğu gibi birtakım güvenlik unsurları vardır. Plakanın üzerinde TŞOF’un mührü bulunmalıdır. Sol tarafta ülkemizin uluslararası işareti olan TR rumuzu yer almalıdır. Yine plakalarda hologram, güvenlik şeridi ve tekrar eden kare kutucuklar içinde ay-yıldız ile TR güvenlik işaretleri bulunmaktadır. 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren basılan plakalara ayrıca karekod ve 12 haneli seri numarası da eklenmiştir. Ancak burada önemli bir hususun altını çizmek isterim: Bir plakada karekod bulunmaması, onun sahte olduğu anlamına gelmez. Mührün ve diğer güvenlik işaretlerinin bulunması, plakanın standartlara uygun ve geçerli olması için yeterlidir.

Aynı şekilde, plakanın üzerinde yetkili kuruluşun mührü ve diğer güvenlik işaretleri mevcutsa, harf ve rakamlar normal standarda göre biraz daha kalın olsa bile bu plakalar geçerlidir. Araç sahiplerinin bu plakaları yenileme zorunluluğu yoktur. Vatandaşlarımız bu plakalarla araçlarını kullanabilir. Trafik denetimlerinde de bu kalın harfli plakalar nedeniyle herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacaktır.

Burada yetkili kuruluş Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’dur. Standardın korunması bu yüzden önemlidir. Çünkü araç sayısı her geçen yıl artmaktadır. 2019’dan bugüne ülkemizde toplam motorlu taşıt sayısı 23 milyon 200 binden 33 milyon 900 bine yükselmiştir. Motosiklet sayısı 3 milyon 300 binden 7 milyon 200 bine çıkmıştır. Hâlihazırda toplam tescilli araç sayısı da 34 milyon 525 bin 761’dir. Böylesine büyük bir araç parkını, güçlü bir teknolojik altyapı ve standart bir plaka sistemi olmaksızın sağlıklı şekilde denetlemek son derece zordur.

Bu plakaların oluşturduğu güvenlik zafiyetlerini göz ardı etmemek gerekir. Standart dışı APP plakalar; radar sistemleri, PTS (plaka tanıma sistemleri), KGS (kent gözetim sistemleri) ve EDS (elektronik denetim sistemi) gibi elektronik denetim altyapıları tarafından sağlıklı biçimde tespit edilememektedir. Bu da sahada ciddi bir güvenlik açığı ortaya çıkarmaktadır. Çünkü plakanın doğru okunamadığı her durumda denetimin etkinliği zayıflamakta; trafik güvenliği, kamu düzeni ve vatandaşımızın huzuru bakımından risk oluşmaktadır. Daha da önemlisi, bu zafiyetin art niyetli kişiler tarafından istismar edilmesi ihtimalidir. Trafik güvenliğini tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ya da suç teşkil eden fiillerin takibinde böylesi standart dışı uygulamalar ciddi sakıncalar doğurmaktadır. Bizim meselemiz vatandaşımızın huzurunu ve hukukunu korumaktır. Bu konu bir plaka biçimi olmanın çok ötesinde; doğrudan doğruya güvenlik, kamu düzeni ve hukuk meselesidir.

Dolayısıyla burada mesele vatandaşımıza zorluk çıkarmak değildir. Mesele, standardı korumaktır. Mesele, denetimi sağlıklı yürütmektir. Mesele, güvenlik sistemimizin her aşamasında açıklığı, doğruluğu ve güvenilirliği temin etmektir. Biz bu konuya da bu anlayışla yaklaşıyoruz. Vatandaşımızın mağduriyet yaşamaması için rehberlik etmeye devam edeceğiz; ama ülkemizin güvenliği açısından gerekli olan standardı da titizlikle koruyacağız.

Burada dikkat çekmek istediğim bir diğer husus da şudur: Kanunla getirilen bazı düzenlemelerin sahadaki uygulamasını usul ve esaslarıyla netleştirecek uygulama yönetmeliği henüz yürürlüğe girmemiştir. Dolayısıyla ortaya çıkan bazı tereddütler, kanunun amacından değil; uygulamaya ilişkin çerçevenin yönetmelikle netleştirilme sürecinden kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle yönetmeliğine ilişkin çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. Bu çalışmalar tamamlanıncaya kadar, vatandaşlarımızın mağduriyetine sebebiyet vermemek adına sahada rehberlik esaslı bir yaklaşım benimsenecektir. Uygulamada tereddüt oluşturan hususlar daha açık, daha anlaşılır ve daha yeknesak hâle getirilecektir.

Sürücünün izleme ve kullanma alanındaki görüntü cihazlarına ilişkin husus da ayrıca değerlendirilmektedir. Bizim temel yaklaşımımız çok nettir; hakkaniyetli, hem vatandaşımızın gönlünü rahat ettiren hem de yollarda can güvenliğini koruyan dengeyi sağlamak. Güvenlikten taviz vermeden, vatandaşımızı da belirsizlik içinde bırakmadan süreci en sağlıklı şekilde yürüteceğiz.

Cezalardan bütçeye para aktarımı var mı?

Hazi̇ne ve Mali̇ye Bakanlığı’nın bütçeye geli̇r elde etmek i̇çi̇n trafi̇k cezaları kesi̇lmesi̇ni̇ i̇stedi̇ği̇ i̇ddi̇aları ortaya atılıyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Ben 29 yıllık kamu görevlisiyim. Maliye Bakanlığı’ndan bugüne kadar bir talep geldiğini hiç duymadım. Böyle bir şey sözkonusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir ve böylesine hukuka aykırılık teşkil edecek bir duruma kimse tevessül etmez edemez.

Geride bıraktığımız bu Ramazan Bayramı tatilinde uygulanan ceza sayısı ve miktarlarına baktığımızda, son yıllardaki benzer bayram tatillerinde uygulanan ceza sayısı ve miktarının gerisinde kaldığının bilinmesini isterim.

Hız sınırı bölgesi̇ uygulamaları… Hız sınırı tabelalarının çok kısa mesafede deği̇şi̇yor olması sürücülere tuzak gi̇bi̇ algılanıyor. Bu konu hakkındaki görüşünüz nedir?

Biz bu konuda bir yeknesaklık sağlanması için Ulaştırma Bakanlığımızla bir protokolü hayata geçirdik. Hız sınırı tabelalarını ve kafa karışıklığına yol açabilecek tüm işaret levhalarını tüm Türkiye’de elden geçirdik. Bu tür eleştiriye konu olan trafik işaret levhalarından toplam 102 bin 476’sı kaldırıldı. Ayrıca, kafa karışıklığını gidermek için 20 bin 805 yeni işaret levhası ilave edildi.

Bakan Çiftçi ayrıca, polis meslek kanunu ve bekçi görevleri, sokak çeteleri ile uyuşturucuya karşı yürütülen operasyonlar, İran sınırındaki güvenlik önlemleri ve belediyelere yönelik soruşturma süreçleri hakkında da bilgi vererek, hukukun ve güvenliğin üstünlüğünü koruma kararlılıklarını dile getirdi.