Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran mesajı: "Yangın büyümeden söndürülmeli"
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından bölgede artan gerilime dikkat çekerek, diplomatik temasların ateşkes sağlanana kadar yoğunlaştırılacağını vurguladı.
- Erdoğan, ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere işaret ederek, "Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz." dedi.
Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen "AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması"na katıldı.
AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabası içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, Genel Merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları ve yerel yönetimlerinin tam kadro sahada olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde “MKYK Üyeleri, Parti Kurulları, Ankara İl Teşkilatı ve İlçe Başkanları ile İftar” programında konuştu
— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) March 2, 2026
— İran halkının acısını paylaşıyoruz. Çatışmaların yükünü sivillerin, masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü… pic.twitter.com/T3nTov9nlS
Yurt içindeki vatandaşlarla iftarın ve sahurun bereketini paylaşırken, yurt dışında yaşayan kardeş ve soydaşları da ihmal etmediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Halep'ten Saraybosna'ya, Varna'dan Prizren'e kadar kalbimizin birlikte attığı, kardeşlerimizin olduğu her yerde ramazan coşkusunu birlikte paylaşıyoruz. Ankara teşkilatımızda büyük bir samimiyetle şehrimizin her semtine, her mahallesine ve her hanesine ulaşmaya gayret ediyor.
Gönülden Gönüle Projesi ile geçen ramazanda 150 bin haneye ve 500 bin vatandaşımıza ulaşan teşkilatımızın hizmetleri takdire şayandır. Ramazanın ilk 10 gününde 75 bine yakın haneye ve yaklaşık 300 bin kardeşimize selamımızı götürmenizden ayrıca memnuniyet duydum. Her birinizi tebrik ediyor, Allah sizlerden razı olsun diyorum. Ankara teşkilatımızla birlikte partimizin kardeşlik siyasetini gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir köşesine taşıyan belediyelerimizi de aynı şekilde yürekten tebrik ediyorum."
"Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz"
Erdoğan, her zaman ve her yerde vatandaşlarla birlikte olup, onlarla hemhal ve hemdert olmanın temel misyonları olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğer yaraları sarabiliyorsak, dertlere derman olabiliyorsak, sorunlara çözüm üretebiliyorsak, milletimizin hayır duasını alabiliyorsak, işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor, bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır hep bunu yaptık. İnşallah aynı çizgide ilerleyeceğiz. Burada şunu da altını çizerek ifade etmek isterim, 86 milyonun emanetini ve yüz milyonlarca mazlumun umudunu taşıyan bir kadro olarak durmak, duraklamak, rehavet içine girmek gibi bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok.
Özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin dikte ettiği gündemlere hapsolmuş muhalefetin vizyonsuzluğuna bakarak hızımızı düşüremeyiz. Tempoyu sürekli artırmak, çıtayı biraz daha yükseğe çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla koşturmaya devam edeceğiz. Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz.
Durmadan, dinlenmeden, özellikle hiçbir insanımızı ayırmadan, 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah ramazan-ı şerifi bu şekilde değerlendirmenin, sabır ve samimiyet sınavını vermenin mücadelesi içinde olacağız. Ramazan vesilesiyle çok daha sıkı sarıldığımız dayanışma ve paylaşma kültürümüzü yılın geri kalanında da devam ettirmenizi sizlerden bekliyorum."
"Rusya-Ukrayna Savaşı'nda barışa giden yol henüz açılmadı"
Türkiye'nin, dünyanın stratejik olduğu kadar, en zorlu bölgelerinden birinde yer aldığını belirten Erdoğan, halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyetinin Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada vuku bulduğuna dikkati çekti.
Ümmetin kalbinde kapanmayan bir yara olan Filistin meselesinin 80 yıldır kanamaya devam ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çabalıyor. Sudan'da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağlıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan'daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi.
Suriye'deki komşularımız, 1 milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13,5 yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e ve Basra Körfezi'ne uzanan geniş bölgemiz sorunlarla, gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor."
"Müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı"
Erdoğan, tüm yaşananlara cumartesi günü İran'a yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırıların da eklendiğini belirterek, şunları ifade etti:
"Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney'in yanı sıra, sivil ve askeri yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney başta olmak üzere, saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenabıallah'tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz.
Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz. Biliyorsunuz, Türkiye olarak ilk günden itibaren ihtilafa diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdik.
Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail'in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez'deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi."
"Her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız"
Gelişmeler üzerine hemen harekete geçtiklerini dile getiren Erdoğan, cumartesi gününden itibaren ABD Başkanı Donald Trump, Katar Emiri Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşme ve istişarelerinin olduğunu anımsattı.
"Ateşkes için temaslarımız sürecek"
Erdoğan, "Bu görüşmelerde, Körfez'deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra, savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene, bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız." dedi.
"Biz sulhun tarafındayız"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz sulhun tarafındayız, kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz." dedi.
"Biz millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık." ifadelerini kullanan Erdoğan, ilkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izlediklerini vurguladı.
Erdoğan, 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktıklarını, uluslararası siyaseti takip eden nasıl bir politika güttüklerini herkesin bildiğini belirterek, hiçbir karşılık beklemeden yürütülen bu çabaların haklılığının bugün çok daha iyi anlaşıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz. Bilhassa şu mübarek Ramazan-ı Şerif'te hemen yanı başımızda çatışma, savaş, gerilim, katliam görmek istemiyoruz. İran'ı hedef alan gayrihukuki saldırılarla ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur.
1639'dan beri sulh-u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh-u sükun içinde yaşayacağız.
Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor."
"Milletimiz bize, devletine güvenmeye devam etsin"
Bu hassas süreçte, ülkenin ve vatandaşların güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri aldıklarını, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden, her gelişmeyi dikkatle analiz ettiklerini belirten Erdoğan, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ettiklerini dile getirdi.
Erdoğan, güvenlik ve istihbarat birimlerinin sahadaki gelişmeleri çok dikkatli biçimde takip ettiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devlete düşen görev neyse, kendilerine hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getirdiklerinin altını çizdi.
Vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Milletimiz bize güvenmeye, devletine güvenmeye devam etsin. Türkiye, kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli ve umur görmüş kadroların riyasetinde emniyettedir." diye konuştu.
"Yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ittifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını bildiklerini belirterek, "Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz." dedi.
Bölgedeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi, bu fırtınalı sulardan da Türkiye'yi sahil-i selamete çıkaracaklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askeri kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye, inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin. Allah'ın izniyle istikbal Türkiye'nindir. İstikbal, 86 milyon ferdiyle aziz milletimizindir.
Yeter ki biz birlik ve beraberlik içinde hareket edelim. Yeter ki biz görüş ayrılıklarımızı, mezhep, meşrep, köken farklılıklarımızı bir yana bırakıp daha aydınlık, daha mutlu, daha müreffeh bir geleceği hep birlikte inşa etme irademizi muhafaza edelim. Rabb'im birliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin diyorum. Rabb'im ülkemizi, milletimizi, bölgemizi her türlü beladan korusun. Bu düşüncelerle bir kez daha Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik ediyorum.








