Fibabanka Genel Müdürü Mert CNBC-e'ye konuştu: "Dezenflasyon programını ikiye bölmek lazım"

PAYLAŞ
  • Fibabanka Genel Müdürü Ömer Mert, CNBC-e’ye yaptığı açıklamalarda mevcut ekonomik programa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
  • Mert, ekonomi yönetiminin dezenflasyon programına ilişkin tartışmalara katılarak "Ekonomi̇k programda deği̇şi̇kli̇ğe gi̇di̇lmesi̇ gerekti̇ği̇ görüşünü doğru bulmuyorum" dedi.
  • Mert, finansal koşullara ilişkin değerlendirmesinde faizlerde belirgin bir yükseliş yaşandığını vurguladı.
Fibabanka Genel Müdürü Mert CNBC-e'ye konuştu: "Dezenflasyon programını ikiye bölmek lazım"
Fotoğraf: Reuters

Fibabanka Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Ömer Mert CNBC-e canlı yayınında Meryem Kenan'ın sunduğu Yatırıma Yön Verenler programına konuk oldu.

Mert, CNBC-e’ye yaptığı açıklamalarda ekonomi yönetiminin uyguladığı programda değişikliğe gidilmesi gerektiği yönündeki görüşlere katılmadıklarını belirterek, mevcut çerçevenin korunması gerektiğini ifade etti.

Enflasyonla mücadelede belirli bir ilerleme kaydedildiğini ancak kırılganlıkların sürdüğünü ifade eden Mert, "Aslında programı 2'ye ayırmak lazım. Dezenflasyon programı 3 yıldır devam ediyordu. Gelinen noktada savaşın nedeniyle oluşan durumla değerlendirmemek lazım. Aslında 3 yıllık programın bir planı vardı, o program devam etmekteydi. Şimdi arada ciddi bir kesinti oluştu. Netleşmesini beklemek lazım" diye konuştu.

Mert, finansal sıkılaşmaya işaret ederek tamamen bir gevşeme yerine sorun görülen özel alanlara yönelik gevşemeler sağlanabileceğini belirtti. Mert, "Birtakım düzenlemeler, bazıları sıkılaşma bazıları destek olabilir. Çünkü sıkışan yerler velli. Sanayi tarafında krediye ulaşmakta bir zorluk var, bu planlanıyordu zaten. Ama spesifik sektör özelinde bazı uygulamalarımız var. İhracatçıyı özel destekleyen, bazı alanlardaki üreticiyi destekleyen programlar bunlar. Daha yaygınlaştırılması ve büyütülmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı.

"BDDK limit düzenlemesi yerinde"

Mert, bu gelişmeyle birlikte faiz seviyelerinin yaklaşık 6 ay öncesine geri döndüğünü dile getirirken düzenleyici adımlara da değindi. Mert, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun limit düzenlemesine yönelik herhangi bir itirazlarının bulunmadığını söyledi.

Mert, "Düzenleme gerekliydi. Son dönemde kredilerdeki büyüme sınırlılığı nedeniyle kredi kartlarında limitlerde artış ve kullanımlarda artış vardı. Bu risk teşkil ediyordu. BDDK ile sektör arasında burada genel mutabakat var" dedi.

Mert, BDDK düzenlemeleri için zamanlamanın da İran Savaşı bağlantılı etkilerin görüldükten sonrasını işaret ederken bankacılık sektörü görünümüne ilişkin olarak ise ikinci çeyrekte gelirlerde daralma beklendiğini dile getirdi.

"Savaş Türkiye'de faizleri yükseltti"

İran Savaşı'nın dünyaya negatif etkisinin 6 ay ya da 1 yıldan daha uzun vadede süreceğini ifade eden Mert "Güvenli denen yerler güvenli değil. Başka açılımlar üzerine kafa yorulacak. Onun için orta vadede büyümeyi negatif etkileyeceği kesin" diye konuştu.

Mert, savaşın Türkiye üzerindeki etkisine ilişkin fonlama maliyetlerinin arttığına işaret ederek mevduat faizlerinin yüzde 40’lı seviyelerin, kredi faizlerinin ise yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirtti.

Mert, "6 ay-7 ay geriye dönmüş olduk. Aslında yapmış olduğumuz son faiz indirimlerini geri vermiş olduk. Bu da sıkılaşmayı daha sert hissettirebiliyor. Bunun da Türkiye ekonomisinde büyümeye negatif etkisi olacağını söyleyebiliriz. Yine burada savaşın ne zaman biteceğine dair net bir fikrimiz yok. Kısa sürerse büyüme 3'lere yaklaşabilir. Fakat daha uzun sürerse bunu başka değerlendirmek lazım." ifadelerini kullandı.

Kaynak: cnbce.com