Fon dosyasında paranın izi 29 ülkeye uzandı: 278 kişinin varlıkları araştırılıyor

PAYLAŞ
  • Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu, fon soruşturmasında MASAK aracılığıyla 29 ülkeden 278 kişiye ait hesap ve varlıkların incelendiğini duyurdu. Varlıkların Türkiye'ye iadesi için adli istinabe süreci başlatılırken, yatırımcılara hızlı ödeme yapılması hedefleniyor.
Fon dosyasında paranın izi 29 ülkeye uzandı: 278 kişinin varlıkları araştırılıyor

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda piyasalarda yaşanan fon krizine yönelik hazırlanan ve mağdurlara ara ödeme yapılmasına ilişkin yasa teklif görüşüldü. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu, fon krizi kapsamında MASAK’ın yurtdışındaki varlıklara ilişkin 29 ülkeden 48 talepte bulunduğunu, savcılıkların da harekete geçirildiğini söyledi.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Teklifin ilk imza sahibi AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, fon teklifine ilişkin olarak komisyona bilgi verdi. Komisyonda açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu, Tasarruf kuruluşlarının en hızlı şekilde yatırımcıların haklarının geri dönebilmesi için süreçte yer almalarının sağlandığını belirterek, uluslararası fon uygulamalarından yararlanıldığını söyledi. Geçmişte uluslararası piyasalarda olan fon vakalarının incelendiğini belirten Hatipoğlu, 2008’de İngiltere’de başlayan Madoff vakasını örnek verdi. Hatipoğlu, “Madoff da 2008'de başladı süreç, sorun. Ama ilk ödeme 2011'de yapılabildi, üç yıl sonra. Tasarruf fonundan ilk ödeme 2017'de yapılabildi. Ama biz burada hani en hızlı şekilde buradaki yatırımcıların haklarının mümkün oldukça hızlı bir şekilde kendilerine ulaşabilmesi açısından olağan tasfiyeye ilişkin düzenlemelere ihtiyaç olduğu değerlendirildi" dedi.

29 ülkeden 48 ayrı talep

Hatipoğlu, şöyle devam etti:

"MASAK’ın bugüne kadar yurtdışındaki varlıklara ilişkin olarak çalışma yaptığına dikkat çeken Hatipoğlu, “Bu fon dosyası kapsamında MASAK bugüne kadar 29 farklı ülkeden 48 ayrı talepte bulundu. Ve toplam 278 gerçek ve tüzel kişiye ilişkin bunların hesapları, mal varlıkları hem nakdi hem de işte kripto dahil her türlü varlıklarına ilişkin bilgi isteme talepleri yapıldı. Adli istinabe yoluyla başsavcılıklarımızın sürece yer alması konusunda başsavcılıklarımızla iletişim resmi olarak sağlandı. Başsavcılıklarımızla ilgili kurumların, ülkelerin mercileriyle oradaki varlıkların ülkemize getirilmesi süreci sıkı bir şekilde takip ediliyor. Onun dışında süreç içerisinde tespit edilebildiğimiz her yerde, her ülkede her suça karışmış olan herkesin her türlü mal varlığının tespiti ve ülkeye kazandırılmasına ilişkin çalışmalar titizlikle devam ediyor.”

MASAK bildirim varsa işlem yapar

MASAK Başkanı Hasan Kaymak da yurtdışına veya yurtiçinde başka hesaplara pra transferini MASAK durduramaz mıydı?” eleştirilerine denetim mekanizmasının tüm dünyada olduğu gibi FATF'in standartlarına uygun olduğu şekilde işlediğini belirterek yanıt verdi. İlgili kurumların MASAK’a bildirimde bulunması halinde işlem yapıldığına dikkat çeken Kaymak, şöyle devam etti:
“Biz rutin denetimlerimizde MASAK’a kurumların bildirmeleri gereken bir konu olduğu halde bildirmediklerini kendi yaptığımız analizlerimizle anlar isek buna ilişkin de cezai uygulamalarımızı yaparız. Çok büyük çaplı, büyük çaplı veya orta büyüklükteki çapta, ne çapta olursa olsun mali işlemlerin Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun denetiminden geçmesi diye bir durum söz konusu değil. Hiçbir şekilde söz konusu değil. Nihayetinde eğer bir şüpheli işlem bildirimi veya tereddüt yok ise Mali Suçları Araştırma Kurumu'na gelen bilgiler zaten en erkeni artı iki günde geliyor. Bankacılık işlem kayıtları dahil. Yani bir işlem yapılmadan önce biz bir de Mali Suçları Araştırma Kurumu'na soralım, burada bir şey olabilir mi, var mı yok mu diye araştırsın, öyle gerçekleştirelim şeklinde bir uygulama kanunda öngörülmüş değil.”

Kaymak, bu yapı içerisinde açık istihbarat yani dışarıdan alınan bilgilerle de bir takım kurumlardan bilgi talep ettiklerine dikkat çekerek, “ama bir aracı kurum, bir banka müşterisinin yaptığı faaliyetin, yaptığı transferin mutad olduğunu düşünüyorsa, bunda bir sorun olmadığı kanaatindeyse, bir yasa dışılık olmadığı izlenimindeyse bundan bu doğal olarak tabii kendisi yapıyorsa, kendi kurumuysa elbette bildirmeyecek” dedi.

İşlemlere izin yok

Bazı işlemlerin hiçbir şekilde kayda girmediğini belirten Kaymak, “Yani bir firmanın işlemini veya bir kripto varlık soğuk cüzdana alınmasını izleyebilecek, takip edebilecek insan da yok. Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok. O büyük rakamlar. Zaten o büyük rakamlarda işlem yapacak Türkiye'de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok. Yani bunu belki yurt dışındaki bir hesaptan, yine yurt dışındaki başka hesaba bir şekilde bilgisayar üzerinden, flash üzerinden aktarmış da olabilir. Biz tabii ki kripto yurt dışındaki merkezi olan kripto varlık hizmet sağlayıcıları da tekrar tekrar uyarıyoruz. Sizde böyle bir işlem var mı? Yapıldı mı, yapılmadı mı? Ama başa dönmek gerekirse işlem yapılmadan görmek mümkün değil. Bunu talep etmek mümkün değil. Hiçbir bankanın uyum biriminin günde binlerce yaptığı yurt dışı transferi konusunda böyle bir hadi işlem yapmadan bize bildirin de bizden geçsin deme ihtimalimiz ekonomik de değil, hukuki de değil esasında. Ne yazık ki tüm dünya standardı bu şekilde.” diye konuştu.

Yılda 600 bin şüpheli işlem

Kaymak MASAK’ın bir yıl içinde 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi aldıklarını belirtirken, “Bu sınıflandırmayı mevzuat olarak yapamıyoruz. Yani hangileri çok büyüktür, hangileri orta küçüktür. Ama şu var mevzuatımızda yüksek riskli işlemlerin takip edilmesi şeklinde bir düzenlememiz var. Burada yine inisiyatif yüksek riskli kavramında yükümlüde… Yani takdir edersiniz yükümlülerin kendi çapı itibariyle de işlemin yüksek riskli olup olmadığı değişir. Yani Merkez Bankası da bizim yükümlümüz esasında. Ama bir başka yatırım bankası, katılım bankası da yükümlümüz. Dolayısıyla hepsinin FATF'in dediği şekilde risk bazlı olarak bu yüksek riskleri belirlemesi gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak: cnbce.com