JP Morgan Türk tahvillerinde pozisyonunu değiştirdi: Dev banka, artık temkinli yaklaşacak
- JP Morgan, gelişmekte olan piyasalar (EM) kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (CEEMEA) kurumsal kredi raporunda Türkiye görünümünü “ağırlığını artır” seviyesinden “nötr”e çekti. Banka, makroekonomik riskler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve siyasi belirsizlikleri kararın temel gerekçeleri arasında gösterdi.
- Kurum, Türk şirket tahvillerinde risk azaltma stratejisine geçerken, tercihlerini daha çok kısa vadeli ve yüksek kredi kalitesine sahip ihraççılarla sınırlandırdı.
JP Morgan, 2026 yıl ortası CEEMEA (Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) kurumsal kredi raporunda, Türkiye pozisyonunu "Nötr" seviyesine indirdiğini duyurdu.
Rapora göre, Türkiye’nin kurumsal kredi performansı (CEMBI Türkiye), makroekonomik bozulma, jeopolitik riskler ve yerel siyasi belirsizliklerin birleşimiyle "2018 yılından bu yana ilk kez" piyasanın gerisinde kaldı.
Banka analistleri, portföylerdeki risk katsayısını (beta) düşürmek amacıyla yüksek getirili (HY) Türk kredilerinin çoğunun notunu düşürürken, önerilerini neredeyse tamamen yüksek kaliteli ihraççıların kısa vadeli tahvilleriyle sınırlandırdı.
Enerji şoku tabloyu zorlaştıracak
Raporda, Türkiye ekonomisindeki bozulmanın arkasında yatan temel nedenler İran Savaşı etkisi, yerel siyasi gelişmeler, enerji şoku, buna bağlı enflasyon artışı ve kötüleşen cari hesap dengesi olarak sıralandı.
Mart ayı itibarıyla 12 aylık kümülatif cari açığın yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığı ve enerji fiyatlarındaki artışın bu tabloyu daha da zorlaştıracağı belirtildi.
JP Morgan ekonomistleri, net enerji ithalatının 2025’teki 47,5 milyar dolar seviyesinden 2026’da 66,5 milyar dolara yükselmesini bekliyor.
Yıl sonundan önce erken seçim senaryosu ve dolarizasyon baskısı
Ayrıca, JP Morgan raporunda Türkiye'nin temel dengesinin (basic balance) GSYH'ye oranla -yüzde 4,3'e gerilediği, bu seviyenin geçmişteki döviz stresi dönemleriyle benzerlik taşıdığı vurgulandı. Analistler, yıl sonundan önce bir erken seçim olasılığının dışlanmadığına dikkat çekti.
Böyle bir senaryoda, seçim öncesi teşvik paketlerinin ve "ihtiyati dolarizasyon" dalgasının risk oluşturabileceği ifade edildi.
Kurumun stratejistleri, Türk Lirasının (TRY) yılın büyük bölümünde dengeli seyretmesini beklese de yerleşiklerin seçim öncesi dövize yönelme eğiliminin, sonlu olan rezervler üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulundu.
Şirketlerin döviz açık pozisyonlarının son yıllarda önemli ölçüde artmış olması ve Türkiye'nin TL bazlı yabancı sermayeye bağımlılığının yükselmesi, olası çıkışların boyutunu büyütebilecek unsurlar arasında gösterildi.
Merkez Bankası'nın eli görece güçlü
JPMorgan strateji ekibinin değerlendirmesine göre yetkililerin kur istikrarını koruma konusunda kararlı. Banka analizinde "Bu nedenle seçim kararı alınsa bile Türk lirasının yılın büyük bölümünde kontrollü seyredeceğini bekliyoruz. Stratejistlerimiz, uzun süredir sürdürdükleri yapısal “Ağırlığını Artır” görüşünü azaltmış olsalar da kısa vadede TL konusunda taktiksel olarak olumlu görüşlerini koruyorlar" denildi.
Raporda aşağıdaki ifadelere yer verildi:
"Rezervler her ne kadar sağlıklı görünse de sınırsız değil. Kötüleşen cari denge ve yeniden dolarizasyon riski dikkatle izlenmeli.
Mevcut kur politikası ve yüksek faizler, yerleşiklerin dolarizasyon eğilimini önemli ölçüde azaltmış durumda. Ancak seçim sürecinde bu yeterli olmayabilir. Eğer bazı yatırımcılar seçim sonrasında TL’de değer kaybı beklerse, bunu önceden fiyatlayarak yeniden dövize yönelebilir. Nitekim hem 2023 hem de 2024 seçimleri öncesinde benzer bir dolarizasyon eğilimi görülmüştü.
Ayrıca şirketlerin kısa döviz pozisyonlarının son yıllarda belirgin şekilde artmış olması ve Türkiye’nin TL bazlı yabancı sermaye girişlerine daha bağımlı hale gelmesi, olası çıkışların daha büyük olabileceği anlamına geliyor.
Olumlu taraf ise, dolarizasyon kaynaklı çıkışların kısa süreli olabileceği ve Merkez Bankası’nın bu tür hareketlere karşı kullanabileceği rezerv ve araçlara sahip olması" ifadelerini kullandı.
Sektörel zorluklar: Yenilenebilir enerji ve çimento baskı altında
Raporda, Türkiye’deki farklı sektörlerin kendine özgü zorluklarla karşı karşıya olduğu kaydedildi. Düşük spot elektrik fiyatlarının yenilenebilir enerji şirketlerini olumsuz etkilediği, aşırı yağışların ise çimento sektöründeki faaliyetleri baskıladığı belirtildi.
Havacılık sektörü, İran Savaşı ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle riskli kategoride değerlendirilirken, Zorlu Enerji ve Vestel gibi şirketlerdeki özel durumların genel görünümü daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.
Özellikle Zorlu Enerji için, 2026 ikinci çeyrek kazançlarının beklentilerin altında kalması ve nakit yakımı riski nedeniyle tahvillerin daha da değer kaybedebileceği not edildi.
Yatırım stratejisinde keskin dönüş: Ağırlığı artırmaktan vazgeçildi
JP Morgan, risk azaltma stratejisi kapsamında birçok Türk tahvilinin notunu "Nötr"e indirdi.
Notu indirilen varlıklar arasında, yenilenebilir enerji ve elektrik dağıtım şirketleri (ADMELE 31s, AYDEMT 30s, GDZELE 29s, LIMYEN 30s, ZOREN 30s), çimento üreticileri (CIMKOC 30s, LIMAK 29s) ve bankaların sermaye benzeri (Tier 2) ile perps tahvilleri (AKBNK, GARAN, YKBNK) yer aldı.
Ayrıca, Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) eğrisi de genel risk azaltma politikası doğrultusunda "Nötr" seviyesine çekildi.
Güvenli liman arayışı: Tercih edilen isimler
Buna karşın, "Overweight" (Endeks Üzeri Getiri) önerileri kısıtlı bir grup yüksek kaliteli ve kısa vadeli kağıtta toplandı.
Mersin Limanı (MERSIN 28s), defansif yapısı ve nakit akış gücü nedeniyle "Overweight" seviyesine yükseltilirken; TAV Havalimanları (TAVHL 28s) ve Limak Port (LIMISK 36s) tahvilleri portföylerde tutulmaya devam edildi.
Bankacılık tarafında ise, ana ortağından beklenen sermaye ve likidite desteği potansiyeli nedeniyle QNB Türkiye (QNBFB 29s ve 31s) tahvilleri için "Overweight" tavsiyesiyle kapsama başlandığı duyuruldu.




