Mutlak butlan kararına piyasa uzmanlarından ilk yorum: Bugün borsayı neler bekliyor?
- Ekonomistler, CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararının piyasalar üzerinde doğrudan ekonomik etkilerini değerlendirdi.
- CNBC-e yayınına katılan ekonomistler ve portföy yöneticileri, CHP kurultay davasına ilişkin “mutlak butlan” kararının piyasalarda belirsizlik algısını artırarak sert satış baskısını tetiklediğini belirtti. Uzmanlara göre özellikle Borsa İstanbul’da volatilitenin yükselmesi, yabancı yatırımcı çıkışlarının hızlanması, risk priminin artması ve tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketlerin sürmesi bekleniyor.
- Sosyal medyadan konu ile ilgili görüşlerini dile getiren uzmanlar da fiyatlamaların üzerindeki siyasi belirsizlik algısına dikkat çekti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasına ilişkin “mutlak butlan” kararı, finansal piyasalarda sert fiyat hareketlerine yol açarken, ekonomistlerin odağında siyasi belirsizlik ve risk primi etkisi yer aldı.
Uzmanlara göre söz konusu karar, doğrudan piyasa algısı üzerinden etkili oldu.
"Borsa için kritik bir gün"
CNBC-e canlı yayınına katılan Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararının piyasalar üzerinde yarattığı etkinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda finansal istikrar ve para politikası açısından da kritik sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Mutlak butlan kararının piyasaya olası yansıması ve TCMB hedeflerine olası etkilerini CNBC-e'ye değerlendiren Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, "Bu kararın ertelendiğini görmüştük. Bir haber akışı vardı dünden bu yana. Siyaset tarafını, seçimlerin tarihini ve birçok şeyi etkileyecek bu karar. Ve piyasa bunu bir belirsizlik olarak algılıyor. Belirsizlik sebebiyle borsa belirsizliği sevmediği için sert bir satış oldu. Çünkü çok kritik seviyelerdeydik. Gerek temel gerekse teknik analiz açısından borsada çok kırılgan bir noktadaydık.
Geçen hafta 15 bin 200'lere kadar gelip tarihi rekorlarını TL bazında yenilemek isteyen bir endeks vardı. Fakat sonradan özellikle geçtiğimiz perşembeden bu yana artık bu Hürmüz'ün açılmayacağı, bir barışın çıkmayacağı beklentisiyle birlikte tüm borsalara satış gelmişti.
Tahvil piyasalarında satış vardı ve oradan da gelen bir baskı vardı. Bir de bayram öncesi nakde geçip PPF'lerde beklemek isteyenlerin satışı vardı, bayram öncesi nakde geçmek isteyenlerin satışı vardı. Bir de bu haberin beklenenden daha erken bir şekilde gelmesi piyasalarda ciddi sarsıntı yarattı diyebiliriz.
Burada kritik olacak şey şu: Yabancının refleksi ne olacak? Kur tarafında bir hareket görmüyoruz. Ama bu kuvvetle muhtemel TCMB rezervleri üzerinden bundan sonra baskı yaratacak bir süreç olacaktır.
Dolayısıyla piyasa şunu anlamaya çalışacak: Acaba bir kur baskısı olur mu? Kur baskısı olmadığı zaman, sadece rezervle tepki vermeyen, faiz artırmak zorunda kalacak bir TCMB olur mu gibi tartışmalar olacak. O açıdan kur tarafında güçlü bir hareket beklemem ama bu rezerv tarafında baskı yaratan bir sürece evrilebilir.
Bugorsa için de çok kritik bir gün. 12 bin 600'lere kadar bir geri çekilme olabilir. Burada tutunup tutunmayacağı kritik olacak. Çünkü buranın altına geçişlerde trendin daha bozuldu bir süreç olabilir ve yabancı çıkışlarını bu açıdan yakından takip edeceğiz. Ne kadarlık bir yabancı çıkışı olur, beklentinin ne kadar ötesinde olur bence bu çok kritik olacak diyebilirim.
TCMB'nin piyasaları yönetme alanı oldukça daraldı diye düşünüyorum. Merkez Bankası savaştan bu yana özellikle son birkaç haftada negatif giden bir süreç yaşıyor. Bundan önceki haftada da rezerv satışı vardı. Jeopolitik risklerin çok aşırıya gitmediği bir süreçte bu yaşanıyor. Bir de şimdi jeopolitik tarafın nasıl gideceğini de bilmiyoruz. İran-ABD'den de bir anlaşma çıkıp çıkmayacağı da belli değil. Dolayısıyla kesinlikle TCMB'nin teknik alanını çok daraltacaktır. İlk etapta bunun rezerv baskısını artırmasını beklerim. Rezerv baskısı güçlenirse, buna faiz artırarak cevap vermek zorunda kalan bir TCMB olabilir. Onun için teknik alan daraldı ve işi zorlaştı.
CDS 225'lerden 254'lere kadar geldi. Eurobond satışları gördük, eurobond faizlerinde belirgin yükselişleri gördük. Yabancı çıkışı da olacaktır. Bugün ilk izlenimi alacağız. Çok önemli. Küresel tarafta daha rahat bir konjonktür olsa ekonomi yönetiminin eli biraz daha rahat olabilirdi. Zorlu bir süreç bizi bekliyor.
Rezerv tarafında bir baskı oluşursa bazı makro ihtiyati tedbirler gelebilir. Bu gibi adımları süratli bir şekilde görürüz diye düşünüyorum.
Bir faiz artırımı olmasa bile en azından şunu görebiliriz: Daha kısa vade için daha fazla sıkı para politikası görebiliriz ve bunun ortada vadede de yansıması olacaktır."
"Belirsizlik süreci piyasa tarafında risk pirimiyle fiyatlanıyor"
Rota Portföy Yönetici Ortağı Emrah Yücel ise söz konusu kararın piyasalarda yeni bir belirsizlik süreci yarattığını ve bunun özellikle risk primi üzerinden fiyatlandığını söyledi.
Yücel "Bir belirsizlik süreci oluşuyor, bu da piyasa tarafında bir risk primiyle fiyatlanıyor. O açıdan baktığımız zaman piyasa tarafında volatilitenin belirli oranda yükseldiği, belirli oranda da negatif baskının olduğu bir süreç bekleyebiliriz. Çünkü günün sonunda süreçle ilgili önümüzdeki dönemde pek çok farklı boyutta hususlar var.
Piyasa volatilitesinin hisse senedi piyasasında bir miktar daha öne çıktığını söyleyebiliriz. Bugünkü haber akışıyla birlikte son yarım saatte böyle bir tepki gördük. Gerçi bugün bayram öncesi bir satış baskısının da olduğu bir gündü, böyle denk geldi, bono tahvil tarafı da eşlik etti ama kur tarafının daha sakin seyretmesini bekleriz.
Piyasa genelde ilk haber akışına daha ani tepkiler verebiliyor. Sadece yarım saatlik tepkiyle buradan çıkarım yapmak tek başına yeterli olmayacaktır ama geneli itibariyle bakıldığında belirsizlik daha riskli piyasalarda daha fazla negatif fiyatlanacaktır. Bu açıdan hisse senedi piyasası daha öne çıkıyor. Siyasilerin alacağı aksiyonlar önümüzdeki günlerde piyasanın yönünde etkili olacaktır.
Türkiye'ye portföy kanalıyla gelen yabancı yatırımcıların daha hızlı hareket ettiğini biliyoruz. Piyasalar özelinde biraz daha hızlı olabilir. FX tarafının daha sakin kalabileceğini belirtmiştim ama yabancı yatırımcı özellikle burada swap kanalıyla gelen yatırımlarda bir miktar çıkış yapmayı tercih edebilir. Çıkış yaptıktan sonra gelip gelişmeleri gözlemlemeyi daha çok tercih edebilir. Ama özellikle İran savaşı ile birlikte olan sürece baktığımızda zaten belirli bir yabancı çıkış hacmi olmuştu.
Yerli yatırımcılara baktığımızda özellikle kur tarafında bir döviz tercihi olmadığını gördük. DTH rakamlarında pek fazla hareket etmedi yatırımcı. Bir miktar altın tarafında tercihleri oldu ki o da yapısal bir tercih yapısı nedeniyle düşen altın fiyatlarını fırsat olarak değerlendirdiği şeklinde görüyoruz. Bu açıdan baktığımızda yabancı yatırımcının bir miktar hareketlerinin daha hızlı olma ihtimali söz konusu. Türk Lirası'na geçerek biraz açık pozisyonlarını kapatarak süreci takip etmeleri daha olası olur diye düşünüyoruz.
Biraz anlaşılması, değerlendirilmesi ve önümüzdeki süreçte alınacak aksiyonların takip edilmesi gereken bir süreçten geçiyoruz. Ekonomi yönetimi açısından faizle ilgili bir aksiyon en son seçenek olur diye tahmin ediyorum. TCMB'nin swap hariç net rezervleri 39 milyar dolar civarında. Bir miktar yabancının kur talebi olsa dahi bu süreç çok rahat yönetilebilecek bir boyutta. Faiz kalkanını kaldırarak rezervle ilgili yönetim yapmayı gerektirecek bir noktada değiliz. Özellikle TCMB alanının dışında muhtemelen ekonomi yönetimi güncel ekonomi politikalarına vurgu yaparak yatırımcı güvenini sağlamaya yönelik bir takım açıklamalar yapabilir. Bu da son derece doğaldır. Önümüzdeki dönemde bir miktar finansal piyasalar açısında volatilitenin arttığı bir süreci öngörmek makul olabilir." dedi.
"Güven kaybı oluştu"
Yatırım Finansman Yatırım Planlama ve Strateji Danışmanlığı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, piyasaların benzer bir süreci geçen yıl mart ayında da yaşadığını hatırlatarak, o dönemde alınan kararların piyasalarda daha büyük bir “şok etkisi” yarattığını söyledi.
Yatırım Finansman Yatırım Planlama ve Strateji Danışmanlığı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, bu sürecin geçen sene mart ayında da yaşandığını ama tabii ki o dönemde yaşananın bir şok etkisiyle piyasaların daha önce bilmediği bir karar olduğunu hatırlattı.
Özer, "Sonrasında o haftanın toplamında yüzde 16'lık bir düşüş gerçekleşmişti. Tabii ki bazı zamanlarda mutlak butlan kararı piyasayı test açısından da bir haber olarak geliyordu. Bilmediğimiz, olmayacağını düşündüğümüz bir karar değildi. CHP'ye adım adım gelen bazı kararların alındığını da zaman içinde gördük. Dolayısıyla piyasanın bu düşüşü oldukça olağan bir hareket. Genel olarak şöyle bir tepki hareketi bekliyoruz. Öncelikle ne yaşadık? Sert düşüş, bankalardan çıkış, risk priminde 9-10 puanlık (büyük ihtimalle bugün daha da fazla artacak) bir artış, daha sonrasında yabancı çıkışlarının hızlandığını göreceğiz. Teminat tetiklenmeleri, kredi piyasalarındaki tetiklenmeyle birlikte borsada satış baskısının devam etmesini bekleriz. Bugün tamamiyle 2 yıllık tahvil faizleri çok önemli olacak. Piyasadan çıkış oldu, tahvil faizindeki yansıma buna sabah büyük ihtimalle yanısyacak. Bu akşa bıraktığımızda yüzde 43.93 gibi bir 2 yıllık aktif tahvil vardı. Bu da aslında şu demek: TCMB şu anda yüzde 40'tan fonlanıyor. Ama piyasa bunu yüzde 44 olarak okuyor. Bugün kaça çıkacak? 50'ye mi çıkacak bunu görüyor olacağız. Dolayısıyla bu taraftan da çok ciddi bir risk gelecek. Satışların ve viOP tarafının tetiklenmesinin devam etmesini bekliyoruz. Açıkçası böyle dönemlerde kısa vadeli yukarı yönlü tepkilerin olduğuna daha önce şahit olduk. Olur da. Kapanışa doğru olma ihtimali de hep vardır ama bu, çok kuvvetli bir alım sinyali değildir. Öncelikli olarak kredili işlemler çok ciddi bir riskte. Bugün piyasada ciddi bir negatif etkinin devam etmesini bekleriz. Şimi bu piyasa reaksiyonunu hafifletebilecek açıklamalara ihtiaycımız var. Bu akşam özellikle siyasi liderler cephesinden ne gibi açıklamalar gelecek ona bakacağız. TCMB'den ekonomiyi yatıştırıcı mesajlar ve sinyaller geliyor mu bu önemli olacak. Borsa için konuşuyoruz ama borsada mart ayındaki düşüş tam olarak 5 ay sonra telafi edildi.
Ekonomiye baktığımızda rezervlerde ciddi erime, güven kaybı oluştuğunu, risk primlerinde yükselişler gördük. TCMB tarafında da esk faturalandırma da gördük. Olumsuz yansıdı. Bunun da minimum üç dört ay attığını gördük. Kırılganlık açısından jeopolitik risklerle birlikte bunu hiç ihtiyacımız yoktu. 2026'nın en önemli senaryosu faiz indirimlerinin devam edeceği, bununla birlikte bilançolarda kuvvetli düzeltmeler olacağı ve karlılık fiyatlanacağı şeklindeydi. Bununla birlikte de belki de bu seneyi kapatmış olabiliriz." şeklinde yorumladı.
Ekonomistler, ayrıca sosyal medya platformu X üzerinden de görüşlerini ifade etti.
İktisatçı Mahfi Eğilmez, "Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir" dedi.
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
— Mahfi Eğilmez (@mahfiegilmez) May 21, 2026
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Ekonomist İris Cibre, "piyasa tepkisini gösterdi" dedi.
Karar tedbirli çıktığı için Kılıçdaroğlu ve tüm eski yönetim görevi devralacak
— İris Cibre 🐦 (@iriscibre) May 21, 2026
Piyasa tepkisini gösterdi, bist 6% ve vadeli 8,4% ile aşağıda devre kesti.
Sözün bittiği yer, hakkımızda hayırlısı... https://t.co/pyYxgwQFJD
İris Cibre ayrıca mutlak butlan kararıyla ekonominin kırılganlığının artacağanı öne sürdü.
Ülke ekonomisi, Ocaktan beri kendini gösteren kırılganlık içindeydi
— İris Cibre 🐦 (@iriscibre) May 21, 2026
Savaşla daha da kırıldı
Butlanla daha da kırılacak
Finansman ihtiyacı Martta 73 MLR USD
Şu saniye, carry koşa koşa kaçarken, menkul kıymet ya da doğrudan yatırım gelmezken, nereden sağlanacak o ihtiyaç?
Rezerv…
Prof. Dr. Selva Demiralp "Butlan kararı, artan riskler, sermaye çıkışı, daha yüksek faiz, daha az rezerv, daha düşük büyüme, daha yüksek işsizlik olarak geri dönecektir" dedi. Ayrıca Demiralp rezerv cephesindeki son duruma işaret etti.
Butlan kararı, artan riskler, sermaye çıkışı, daha yüksek faiz, daha az rezerv, daha düşük büyüme, daha yüksek işsizlik olarak geri dönecektir.
— Selva Demiralp (@SelvaDemiralp) May 21, 2026
Üç yıldır kemer sıkma politikası uygulayan bir ekonominin halihazırdaki kırılgan dengeleri bu şoku nasıl kaldıracak?
19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasından sonra artan risklerin kur üzerindeki etkilerini bastırmak için TCMB $60 milyar civarında rezerv satmıştı.
— Selva Demiralp (@SelvaDemiralp) May 21, 2026
Bugün açıklanan veri swap hariç net rezervlerin $37 milyar seviyelerine gerilediğine işaret ediyor. Tamponlar ciddi…
Prof. Dr. Serap Durusoy "Türkiye ekonomisi yeni bir şok ile karşı karşıya" dedi.
Türkiye ekonomisi yeni bir şok ile karşı karşıya.
— Prof.Dr.Serap Durusoy (@serapdurusoy) May 21, 2026






