Savaşta korkutan gıda senaryosu: En çok bu ülkeler etkilenecek
- Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Máximo Torero, Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesinin küresel gıda sistemlerinde "sistematik bir şok" yarattığını açıkladı.
- Tanker trafiğinin yüzde 90 düştüğünü belirten Torero, gübre maliyetlerindeki artışın ve lojistik krizin 2026 hasat dönemini riske attığı konusunda uyardı.
- Krizden en çok zarar görmesi beklenen ülkeler arasında hasat dönemindeki Sri Lanka, kritik üretim aşamasındaki Bangladeş ve gübre üretimi aksayan Hindistan yer alıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) günlük basın brifinginde konuşan FAO Başekonomisti Máximo Torero, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel emtia akışı üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi.
Torero, boğazdaki tanker trafiğinin sadece birkaç gün içinde yüzde 90’dan fazla azaldığını vurgulayarak, bu durumun sadece bir enerji krizi değil, küresel bir gıda güvenliği felaketini tetikleyebileceğini ifade etti.
"Sadece enerji değil, sistematik bir şok"
Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaretin şah damarı olduğunu hatırlatan Torero, bölgeden günde yaklaşık 20 milyon varil petrol, dünyanın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihtiyacının beşte biri ve uluslararası ticareti yapılan gübrelerin yüzde 30’unun geçtiğini belirtti.
Torero, krizin tarımsal üretimdeki kritik rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Körfez bölgesi, fosfat kayasının işlenmesinde kullanılan kükürt ticaretinin yaklaşık yarısını elinde tutuyor. Kükürt tedarikindeki aksamalar, küresel fosfatlı gübre üretimini parçalama riski taşıyor. Bu, gıda sistemlerini temelinden sarsan sistematik bir şoktur."
Gübre fiyatlarında yüzde 28’e varan yükseliş
Lojistik kısıtlamalar ve artan sigorta maliyetleri çiftçilerin üzerindeki yükü ağırlaştırıyor. Mart ayı başında savaş riski sigorta primlerinin gemi değerinin yüzde 0,25'inden yüzde 10'una kadar fırladığını belirten FAO, girdi maliyetlerindeki artışın piyasalara yansıdığını raporladı.
Çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle daha az gübre kullanmaya yöneldiğini ifade eden Torero, bunun verim üzerindeki etkisinin çok daha sert olacağı konusunda uyardı. Gübre kullanımındaki küçük bir azalmanın, özellikle düşük kullanım seviyesine sahip bölgelerde ürün veriminde orantısız derecede büyük düşüşlere yol açtığı vurgulandı.
Kritik eşik: Üç ay
FAO analizine göre, krizin süresi küresel etkinin boyutunu belirleyecek:
Kısa Vadeli (1 Ay): Stokların yeterli olması nedeniyle etkiler sınırlı kalabilir.
Orta ve Uzun Vadeli (3 Ay+): 2026 ekim kararları tehlikeye girer; buğday, pirinç ve mısır gibi verim odaklı ürünlerde üretim düşerken, soya fasulyesi gibi azot sabitleyici ürünlere kayış başlar.
En çok etkilenecek ülkeler
Krizden en çok zarar görmesi beklenen ülkeler arasında hasat dönemindeki Sri Lanka, kritik üretim aşamasındaki Bangladeş ve gübre üretimi aksayan Hindistan yer alıyor. Mısır ve Sudan gibi ithalat bağımlısı ülkelerin yanı sıra, Sahra Altı Afrika'da Somali, Kenya ve Tanzanya'nın gıda güvenliği ciddi tehdit altında.
FAO’dan acil eylem çağrısı
Başekonomist Torero, krizin derinleşmesini önlemek için şu politika önerilerini sıraladı:
Kısa Vadeli: Alternatif ticaret koridorlarının kurulması ve ithalata bağımlı ülkelere acil finansal destek sağlanması.
Orta Vadeli: Gübre ithalat kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve bölgesel rezervlerin güçlendirilmesi.
Uzun Vadeli: Yeşil amonyak gibi alternatif teknolojilere yatırım yapılması ve gıda sistemlerinin "stratejik altyapı" olarak kabul edilmesi.


