Deloitte raporu: Yapay zeka hırsı büyüyor, bütçe ve yetkinlikler geride kalıyor
- Deloitte'ın “2026 Küresel Teknoloji Liderliği Araştırması”, yapay zeka dönüşümüne güçlü inanç duyulurken, yine de yatırımların sınırlı kaldığını gösterdi. Rapor, “büyük sıfırlama” olarak tanımlanan yeni bir yapısal kırılmaya işaret ediyor.
- Teknoloji yönetimi artık operasyonel süreklilikten stratejik büyüme üretme kapasitesine evriliyor; ancak finansman ve altyapı bu dönüşümün gerisinde kalıyor.
Deloitte tarafından yayımlanan "2026 Küresel Teknoloji Liderliği Araştırması", iş dünyasında teknoloji yönetiminin temelden değiştiğini ve "operasyonel teknisyenlik" devrinin resmen kapandığını ilan etti.
662 küresel teknoloji liderinin (CIO, CTO, CISO ve CDAO) katılımıyla gerçekleştirilen çalışma, şirketlerin yapay zeka konusundaki hırsları ile gerçek yetkinlikleri ve bütçeleri arasındaki derin uçurumu gözler önüne serdi.
Büyük paradoks: Özgüven tam, yatırım kısıtlı
Rapora göre, teknoloji liderlerinin yüzde 80'inden fazlası, organizasyonlarının yapay zeka kabiliyetlerini ölçeklendirme ve yönetme becerisine güvendiğini belirtti.
Ancak bu özgüvene rağmen, liderlerin yüzde 89'u teknoloji bütçelerinin yüzde 25'inden daha azını yapay zeka girişimlerine ayırdığını itiraf etti.
Ayrıca, teknoloji bütçelerinin toplam gelir içindeki payının önümüzdeki iki yıl içinde yalnızca yüzde 6'dan yüzde 8'e çıkması bekleniyor. Bu durum, "yapay zeka devrimi" söylemlerine rağmen finansal kaynakların hâlâ geleneksel operasyonlara sıkıştığını gösterdi.
Başarı artık "sistemin çalışması" değil, "büyüme" ile ölçülüyor
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, teknoloji liderlerinin artık sadece sistemlerin ayakta kalması veya teslimat hızıyla değil, şirkete kattıkları stratejik değerle ölçülmesi oldu.
2026 yılı itibarıyla teknoloji fonksiyonlarının öncelikleri arasında; ölçülebilir iş sonuçları üretmek (yüzde 79), siber dayanıklılık (yüzde 77) ve dijital düzenlemelere uyum (yüzde 77) ilk sıralarda yer aldı.
Gelişimin önündeki 5 temel engel
Raporda, yapay zeka ajanlarının 2028 yılına kadar dönüştürücü bir etki yaratması beklense de, bu teknolojinin önünde ciddi engeller bulunuyor. Araştırmaya göre ölçeklenmenin önündeki en büyük 5 engel şunlar:
-Veri kalitesi (Yüzde 30)
-Yönetişim ve denetim (Yüzde 26)
-Eski (legacy) sistemlerle entegrasyon (Yüzde 24)
-Yetenekli iş gücü eksikliği (Yüzde 23)
-Güvenlik ve gizlilik endişeleri (Yüzde 21)
Öte yandan rapora göre liderlerin yüzde 41'i, mevcut teknoloji fonksiyonlarının iş dünyasının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirtirken, yüzde 75'i önümüzdeki 12-18 ay içinde işletim modellerinin değişmesi gerektiğini kabul etti.
C-Suite genişliyor: "Çok başlı" teknoloji yönetimi
Rapora göre, tüm bu zorluklara, bütçe kısıtlarına ve eski sistemlerin yarattığı engellere rağmen, teknoloji liderlerinin 10'da 7'sinden fazlası rollerinin geleceği hakkında kendilerini ilham almış veya kararlı hissediyor.
Rapora göre Kuruluşların yüzde 71'inde 5 veya daha fazla üst düzey teknoloji lideri (CIO, CTO, CISO, CDAO, CAIO vb.) bulunuyor. Bu durumun, kontrol yerine "orkestrasyon" yeteneğini bir liderlik becerisi olarak öne çıkardığı değerlendirildi.


