The Economist'e göre ABD-İran süreci 3 başlıkta düğümlendi: Para, gemiler ve uranyum

PAYLAŞ
  • The Economist, ABD ile İran arasında İslamabad’da gerçekleştirilen kritik zirvenin anlaşma sağlanamadan sona ermesi sonucu sürecin hem diplomasi hem de küresel enerji piyasaları açısından tehlikeli bir kırılma noktasına girdiğini yazdı.
  • Dergiye göre taraflar arasında hâlâ müzakere ihtimali bulunsa da, karşılıklı yanlış hesaplama riski savaşın daha da tırmanmasına yol açabilir.
The Economist'e göre ABD-İran süreci 3 başlıkta düğümlendi: Para, gemiler ve uranyum

The Economist'e göre, görüşmeler para, gemiler ve uranyum olmak üzere üç ana başlığa odaklandı. "Bir zirvenin başarısız olması, diplomasinin öldüğü anlamına gelmez." diye yazan İngiliz dergi, tarafların savaşın gidişatına ilişkin tamamen zıt algılara sahip olduğuna dikkat çekti.

İran yönetimi, haftalar süren bombardımana rağmen ayakta kalmasını stratejik üstünlük olarak görürken, Washington ise İran’ın askeri kapasitesi ve ekonomisinin ciddi şekilde yıprandığı kanaatinde. Bu karşıt algıların müzakereyi zorlaştırdığı ifade edildi.

En olası senaryo geçici mutabakat

The Economist, "en olası senaryonun", kapsamlı bir anlaşmadan ziyade geçici bir mutabakat olduğunu belirtti. Böyle bir senaryoda İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü gevşetmesi ve nükleer materyaline (uranyum) sınırlama getirmesi, ABD’nin ise yaptırımlar nedeniyle dondurulan milyarlarca dolarlık petrol gelirini serbest bırakması gündeme gelebilir.

Dergi "İranlılar, çok daha güçlü düşmanların altı haftalık bombardımanına dayanmış ve küresel ekonomiye büyük zarar vermiş olmanın avantajını ellerinde tuttuklarına inanıyorlar. Zamanı bir müttefik olarak görüyorlar" diye yazdı. Ancak tarafların öncelik sıralamasındaki farklılıklar süreci kilitlemeye devam ediyor.

Yeni şok dalgası kapıda olabilir

Dergiye konuşan bir Arap diplomat, “İran’da şu anda fazla özgüven var” değerlendirmesinde bulunurken, The Economist tarafların birbirini yanlış okumasının çatışmayı daha da derinleştirebileceği uyarısını yaptı.

Analize göre önümüzdeki iki haftalık ateşkes süresi, diplomasinin son fırsat penceresi olabilir. Ancak anlaşma sağlanamaması halinde hem savaşın genişlemesi hem de küresel enerji piyasalarında yeni bir şok dalgası ihtimali giderek güçleniyor.

Askeri hareketlilik artıyor

Analizde, ayrıca sahadaki askeri hareketliliğin de riskleri artırdığı belirtildi. The Economist, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bölgeye binlerce deniz piyadesi konuşlandırdığını, üçüncü bir uçak gemisinin Atlantik’ten, bir amfibi grubun ise Pasifik’ten bölgeye ilerlediğini vurguladı.

ABD donanmasına ait iki muhrip gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi, savaşın başından bu yana ilk doğrudan geçiş olarak kayda geçtiğinin altı çizildi.

Kaynak: cnbce.com