The Economist'ten çarpıcı analiz: "Rusya ekonomisi ölüm bölgesinde, geri dönüş yok"
- İngiliz haftalık dergi The Economist, Ukrayna’daki savaş beşinci yılına girerken Rus ekonomisinin artık geri dönülemez bir kırılma noktasına ulaştığını yazdı. Analize göre Moskova kısa vadede çöküş yaşamayacak; ancak mevcut dinamiklerle sürdürülebilir bir toparlanma ihtimali de giderek zayıflıyor.
İngiliz haftalık dergi The Economist, Ukrayna’daki savaş beşinci yılına girerken Rus ekonomisinin artık geri dönülemez bir kırılma noktasına ulaştığını yazdı. Analize göre Moskova kısa vadede çöküş yaşamayacak; ancak mevcut dinamiklerle sürdürülebilir bir toparlanma ihtimali de giderek zayıflıyor.
“8 bin metre üzeri” benzetmesi
Dergi, Rus ekonomisini dağcıların “ölüm bölgesi” olarak tanımladığı 8 bin metre üzerindeki irtifaya benzetti. Bu seviyede vücut kendini onaramaz ve hızla tükenir.
Analize göre ekonomi, kendi kendini yenileme kapasitesinden daha hızlı biçimde kaynak tüketiyor. Bu da uzun vadede sistemsel kırılganlığı artırıyor.
Büyüme zayıf, açık yüksek
İhracat gelirlerindeki gerileme ve artan bütçe baskısı tabloyu ağırlaştırıyor. 2025’te büyümenin yalnızca yüzde 1 seviyesinde kalması beklenirken, 2026’ya yönelik beklentiler daha da zayıf.
Bütçe açığının 2025’te GSYH’nin yüzde 2,6’sına ulaşarak pandemi sonrası en yüksek seviyeyi görmesi dikkat çekiyor. Devletin faiz ödemelerinin eğitim ve sağlık harcamalarını aşması ise mali alanın daraldığını gösteriyor.
Ekonominin merkezinde askeri sanayi
Son dört yılda ekonomi iki eksenli bir yapıya dönüştü. Sistemin merkezinde savunma ve askeri sanayi yer alıyor. İş gücü, finansman ve ithalat önceliği bu alana yönelirken; küçük ve orta ölçekli işletmeler ile tüketim odaklı sivil sektörler ikinci plana itiliyor.
Dergiye göre bu yapı, ekonominin geniş kesiminde sıkışma ve kaynak yetersizliği yaratıyor.
“Petrol rantı” yerini “askeri rant”a bıraktı
Analizde, 2000’li yıllardaki dış kaynaklı petrol gelirleri yerine artık iç kaynakların askeri harcamalara yönlendirildiği bir “askeri rant” düzeninin oluştuğu vurgulandı. Bu durum, “vücudun enerji için kendi kas dokusunu sindirmesi”ne benzetildi.
Rus petrolü Urals’ın Brent’e kıyasla yüzde 25-30 indirimli işlem görmesi ve ihracat gelirlerinin 2020’den bu yana en düşük seviyelere gerilemesi de mali baskıyı artırıyor.
Kremlin neden geri adım atmıyor?
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geri adım atmamasının arkasında ise jeopolitik hesaplar olduğu belirtiliyor. Avrupa’daki ekonomik zorluklar, Ukrayna’nın yıpranmışlığı ve küresel durgunluk beklentisi, Moskova’nın uzun süre dayanabileceği inancını güçlendiriyor.
Ayrıca Rus elitleri arasında, savaşın nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Batı’nın ülkeyi kalıcı biçimde çevrelemeyi hedeflediğine dair güçlü bir kanaat bulunuyor.
“Sonsuza kadar sürmez”
Analiz, Rusya’nın öngörülebilir gelecekte savaşı sürdürme kapasitesine sahip olduğunu ancak hiçbir ekonominin “ölüm bölgesinde” kalıcı olamayacağını vurguluyor. Zirvede geçirilen her ek yılın; mali kriz, kurumsal çöküş ve savaş sonrası onarılması güç hasar riskini artırdığı ifade ediliyor.
The Economist’e göre Rusya ekonomisi şu an ayakta kalmayı başarıyor; ancak bu denge sürdürülebilir değil ve her geçen yıl bedeli ağırlaşıyor.


