Türkiye-AB ilişkilerinde yeni dönem çağrısı: Yalçındağ’dan kritik mesajlar
- DEİK Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Brüksel’de Türkiye-AB ilişkilerine ilişkin kritik mesajlar verdi. Avrupa’nın rekabet gücü için Türkiye ile iş birliğinin önemini vurgulayan Yalçındağ, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve vize süreçlerinin kolaylaştırılması çağrısı yaptı.
Brüksel’de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi'nin açılışında konuşan DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine ilişkin kritik mesajlar verdi. Avrupa'nın geleceğinde Türkiye'nin stratejik rolüne vurgu yapan Yalçındağ, entegrasyon ve iş birliğinin önemine dikkat çekti.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleBrüksel'in Avrupa'nın dört bir yanından insanları bir araya getiren ve kıtanın geleceğine ilişkin pek çok kararın alındığı bir şehir olduğunu anımsatan Yalçındağ, Türk iş dünyası açısından burada bulunmanın ayrı bir anlamı olduğunu belirtti. Türk iş dünyasının kararlılığını ifade eden Yalçındağ, "Türkiye'nin Avrupa ile bütünleşmesine yönelik kararlılığımız, zorlu dönemlerde dahi devam etti. Avrupa'nın, ekonomisinin, sanayisinin ve insanlarının tüm potansiyelinden yararlandığında daha güçlü olacağına inanıyoruz." diye konuştu.
Avrupa'nın tarihi bir dönüm noktasında bulunduğuna dikkati çeken Yalçındağ, "Karşı karşıya olduğumuz zorluklar küresel nitelikte ve bugün yapacağımız tercihler geleceğimizi şekillendirecek. AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler de bu tablonun önemli bir parçası. İlişkilerimizde hem önemli ilerlemeler hem de ciddi güçlükler yaşandı. Ancak ilişkilerimizin taşıdığı potansiyel, bugün karşı karşıya olduğumuz sorunların çok ötesinde." değerlendirmesinde bulundu.
Yalçındağ, Türkiye'nin AB üyelik perspektifinin önem taşıdığını, bu perspektifin açık ve güvenilir biçimde yeniden teyit edilmesinin ilişkilere yön vereceğini, reformları teşvik edeceğini ve Avrupa'nın kararlılıkla hareket edebilme kapasitesine duyulan güveni güçlendireceğini vurguladı.
Küresel ve bölgesel krizler karşısında hızla hareket edilmesi gerektiğini belirten Yalçındağ, "Kıtamızda savaş devam ediyor. Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenliği açısından ciddi bir tehdit olmayı sürdürüyor. Orta Doğu'da artan istikrarsızlık ise güvenliğimizi, enerji koridorlarını ve ticaretimizi etkiliyor. Teknoloji, yaşam ve çalışma biçimlerimizi değiştiriyor. Yapay zeka, yarı iletkenler, temiz enerji ve savunma alanındaki yenilikler de küresel güç dengelerini şekillendiriyor." ifadelerini kullandı.
Türk ve Avrupalı şirketlerin her gün birlikte çalıştığını anımsatan Yalçındağ, "Avrupa değer zincirleri içerisinde yatırım yapıyor, üretiyor, yenilik geliştiriyor ve ihracat gerçekleştiriyorlar. Siyasi ve kurumsal çerçevenin de bu gerçeği yansıtması gerekiyor. Küresel rekabete ilişkin kaygılar ciddiyetle ele alınmalı. Ancak Avrupa, Türkiye'yi şirketlerimizin halihazırda birlikte faaliyet gösterdiği ekonomik alanın dışında tutarak daha rekabetçi hale gelemez. Avrupa, değer zincirlerinin içerisinde yeni sınırlar çizerek değil, bu zincirleri güçlendirerek büyür." şeklinde konuştu.
Siyasi diyaloğun, güven ve somut işbirliğinin birlikte ilerleyebileceğini aktaran Yalçındağ, "Harekete geçmek için her anlaşmazlığı çözmek zorunda değiliz. İhtiyacımız olan ortak bir yön, karşılıklı sorumluluk ve bir sonraki adımı atacak güvendir. Türkiye'nin Avrupa'daki geleceğine yönelik açık bir taahhüt, bu yönü sağlayabilir. Gümrük Birliği'nin modernizasyonunun, iş insanlarının seyahatlerinin ve vize süreçlerinin kolaylaştırılmasının, teknoloji, enerji, ulaştırma, savunma ve yeşil dönüşüm alanlarında daha yakın işbirliğinin önünü açabilir." diyerek sözlerini tamamladı.
