29 yıl önceki krizi hatırlatan gelişmeler: HSBC ekonomisti asıl riski açıkladı

PAYLAŞ
  • HSBC Başekonomisti Frederick Neumann, yükselen ABD tahvil getirileri, zayıflayan Japon yeni ve teknoloji sektöründeki iyimserliğin 1997 Asya Finansal Krizi öncesini hatırlattığını belirtti.
  • Ancak Neumann'a göre bölgenin bugünkü temel kırılganlığı finansal değil, yapay zeka donanımlarına yönelik talebe bağlı.
29 yıl önceki krizi hatırlatan gelişmeler: HSBC ekonomisti asıl riski açıkladı

1997 Asya Finansal Krizi, bölge genelinde para birimlerinin değer kaybetmesi, sermaye kaçışı ve bankacılık sistemindeki sorunların ardından birçok ekonominin resesyona girmesine neden olmuştu.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

HSBC Başekonomisti Frederick Neumann'a göre, Asya'nın bugünkü finansal ortamında kriz öncesi dönemi hatırlatan bazı önemli unsurlar bulunuyor.

29 yıl önceki kriz dönemi öncesiyle dikkat çeken benzerlik

Neumann, 31 Ağustos tarihli değerlendirmesinde, yükselen ABD tahvil getirileri, Japon yenindeki zayıflama ve teknoloji sektöründeki iyimserliğin 1997 krizi öncesi döneme dikkat çekici şekilde benzediğini belirtti.

ABD tahvil getirileri yükseliyor

Neumann'ın dikkat çektiği en önemli benzerliklerden biri ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükseliş oldu.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, 1993'te yaklaşık yüzde 5 seviyesindeyken Kasım 1994'te yüzde 8'e kadar yükselmişti. Nisan 1997'de ise getiri yaklaşık yüzde 7 seviyesinde bulunuyordu.

Günümüzde ise 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi, Ağustos 2020'de gördüğü yüzde 0,5 seviyesinden yaklaşık yüzde 4,79'a yükselmiş durumda.

Neumann, yalnızca 2026 yılı içinde 10 yıllık tahvil getirisinin şubat ayındaki yüzde 3,9 seviyesinden yaklaşık 80 baz puan yükseldiğine dikkat çekti.

ABD Hazine Bakanlığı da geçen ay 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerin bulunduğu bölümde geri alımları artıracağını açıklamıştı. Bakanlık, geri alım operasyonlarının azami büyüklüğünü 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracağını duyurmuştu.

Japon yeni de benzer bir tablo çiziyor

1997 krizi öncesindeki bir diğer önemli unsur ise Japon yenindeki hareketlilikti.

Yen, Nisan 1995'te dolar karşısında 80 seviyesinde bulunurken, Nisan 1997'ye gelindiğinde 130 seviyesine kadar gerilemişti. Bu hareket, Japon para biriminde yaklaşık yüzde 55'lik değer kaybına işaret ediyordu.

Günümüzde ise yen, Ocak 2021'deki yaklaşık 103 seviyesinden Temmuz ayında 163'e kadar geriledi. Böylece para birimi yaklaşık yüzde 57 değer kaybetti.

Washington ve Tokyo'nun gerçekleştirdiği nadir ortak müdahalenin ardından yen yaklaşık 160 seviyesine toparlanırken, piyasalarda yeni bir müdahale ihtimali değerlendirilmeye devam ediyor.

29 yıl önceki krizi hatırlatan gelişmeler: HSBC ekonomisti asıl riski açıkladı - Resim : 1

1990'larda internet, bugün yapay zeka

Neumann, 1997 krizi öncesindeki dönemde internetin yükselişiyle birlikte piyasalarda teknoloji sektörüne yönelik güçlü bir iyimserlik bulunduğunu da hatırlattı.

Bugün ise benzer iyimserliğin yapay zeka teknolojilerindeki hızlı büyümeden kaynaklandığını belirtti.

Ancak HSBC ekonomisti, 2026 ile 1997 arasındaki farkların benzerliklerden daha güçlü olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

1990'larda Asya ekonomilerinin büyük bölümünün sermaye ithalatçısı konumunda olduğunu belirten Neumann, bölge ülkelerinin yurt dışından aldıkları sermayenin yurt dışına yaptıkları yatırımlardan daha yüksek olduğunu ve tasarruflarının harcama ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ifade etti.

Bu nedenle yükselen dolar cinsinden finansman maliyetleri ve yatırımcıları endişelendiren zayıf yen, 1997 krizinde bölgedeki finansal stresin önemli tetikleyicileri arasında yer almıştı.

Asya'nın bugünkü riski finansal değil, talep kaynaklı

Neumann'a göre Asya ekonomileri bugün ise sermaye ihracatçısı konumunda. Bu nedenle yükselen ABD finansman maliyetleri ve zayıf yen, 1990'lardaki kadar büyük bir finansal baskı oluşturmuyor.

Bununla birlikte bölgenin mevcut risklerden tamamen izole olmadığına dikkat çeken Neumann, Asya için en önemli sorunun ABD'deki yapay zeka donanımlarına yönelik talebe bağımlılık olduğunu belirtti.

Güney Kore, Japonya, Tayvan ve Singapur gibi ekonomilerde yapay zeka yatırımlarına bağlı elektronik ürün ihracatının ekonomik büyümeyi desteklediğini ifade eden Neumann, ABD'deki yapay zeka donanımı talebinin zayıflamasının bölge ekonomileri üzerinde önemli etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.

29 yıl önceki krizi hatırlatan gelişmeler: HSBC ekonomisti asıl riski açıkladı - Resim : 2

‘Talep kaynaklı kırılganlık’

Neumann, "1990'larda olduğu gibi finansal bir kırılganlık yerine Asya bugün talep kaynaklı bir kırılganlıkla karşı karşıya" değerlendirmesinde bulundu.

ABD'de yükselen tahvil getirileri ve finansman maliyetlerinin yapay zeka donanımı yatırımlarını baskılaması veya yenin küresel finansman piyasalarında yeni bir dalgalanmaya yol açması halinde, Asya'nın ihracat talebinin zayıflayabileceği ve ekonomik büyümenin hız kesebileceği belirtildi.