Dünyanın en büyük varlık fonu portföyünü değiştiriyor! Yeni plan açıklandı
- Norveç'in 2,3 trilyon dolarlık devlet varlık fonunu yöneten NBIM, tahvil portföyündeki devlet tahvili ağırlığının yüzde 70'ten yüzde 50'ye indirilmesini önerdi.
Dünyanın en büyük varlık fonu olan Norveç'in devlet varlık fonunun, 2,3 trilyon dolarlık yatırım portföyündeki devlet tahvillerinin ağırlığını azaltmayı ve risk dağılımını çeşitlendirerek daha yüksek getiri elde etmeyi hedeflediği aktarıldı.
Yüzde 70'ten 50'ye
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleNorges Bank Investment Management (NBIM) yöneticileri, cuma günü kamuoyuna açıklanan bir mektupla Norveç Maliye Bakanlığına yaptıkları öneride, tahvil portföyündeki devlet tahvili endeksinin ağırlığının yüzde 70'ten yüzde 50'ye düşürülmesini tavsiye etti.
NBIM, yüzde 50'lik seviyenin piyasalardaki dalgalanma dönemlerinde yeterli likidite sağlayacağını ve fonun başka alanlarda daha yüksek getiri aramasına imkan tanıyacağını belirtti.
Önerilen yeniden dağılım kapsamında NBIM'in ABD Hazine tahvillerindeki payının kademeli olarak yüzde 34,1'den yüzde 21,9'a, Avro Bölgesi tahvillerindeki payının ise yüzde 16,8'den yüzde 14,1'e düşürülmesinin planlandığı aktarıldı. Habere göre, Japonya devlet tahvillerinin portföydeki ağırlığının ise yüzde 4,6'dan yüzde 7,4'e çıkarılmasının öngörüldüğü belirtildi.
Haberde, "NBIM ayrıca, gelişmiş ekonomilerin neredeyse tamamında borç seviyelerinin yüksek olmasını gerekçe göstererek devlet tahvillerindeki ağırlıklandırmanın gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) yerine piyasa değerine göre yapılmasını istiyor" ifadeleri kullanıldı.
ABD Hazine tahvilleri baskı altında
Habere göre olası değişiklik, ABD Hazine tahvili piyasasının hassas bir dönemden geçtiği sırada gündeme geldi. Yatırımcıların ABD'nin mali görünümü ve giderek artan borç yükü konusunda endişelenmesiyle uzun vadeli tahvil getirileri son yılların en yüksek seviyelerine çıktı.
Ekonomist Mohamed El-Erian, cuma günü CNBC'ye yaptığı açıklamada Japonya, Çin ve Körfez ülkelerine işaret ederek, ABD Hazine tahvillerinin güvenilir alıcı ve yatırımcılarının baskı altında olduğunu söyledi.
El-Erian, NBIM'in ABD Hazine tahvillerindeki payını azaltma önerisine ilişkin, "Büyüklüğü fazla değil ancak geleneksel yatırımcıların ve alıcıların giderek daha az güvenilir hale geldiğine ilişkin verdiği mesaj çok önemli" değerlendirmesinde bulundu.
NBIM, devlet tahvillerinin yanı sıra devlet dışı ABD sabit getirili menkul kıymetlerine, özellikle şirket tahvillerine yaptığı yatırımları da artırmayı planlıyor. Bu varlıkların fonun portföyündeki payının yüzde 16,2'den yüzde 27,6'ya çıkarılması hedefleniyor.
NBIM Üst Yöneticisi (CEO) Nicolai Tangen ve Norveç Merkez Bankası Başkanı Ida Wolden Bache, ipoteğe dayalı menkul kıymetler gibi daha riskli varlıklara yönelmenin fona daha yüksek risk primi sağlayabileceğini ve bu varlıkların uzun vadeli bir yatırımcı açısından uygun bir konumda olduğunu belirtti.
Tangen ve Wolden Bache, 2008 küresel finans krizinde kötü bir şöhret kazanan ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin kriz dönemlerinde hisse senetlerinin aksine hareket etme eğiliminde olduğunu ifade etti. Bu varlıkların şirket tahvillerinden ziyade devlet tahvillerine benzer şekilde portföy oynaklığını azaltabileceğini kaydetti.
Yapay zeka yatırımları risk oluşturuyor
NBIM'in yaklaşık 1,65 trilyon dolarlık hisse senedi yatırımı bulunuyor. Fon, dünya genelinde borsada işlem gören şirketlerin hisselerinin yaklaşık yüzde 1,5'ine sahip. Sabit getirili menkul kıymet yatırımları ise yaklaşık 592 milyar dolar seviyesinde.
1998'de Norveç'in petrol gelirlerini değerlendirmek ve fonun uzun vadeli sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla kurulan fon, son çeyreklerde ABD ve Asya'daki teknoloji şirketleri ile yapay zeka patlamasından fayda sağlayan çip üreticileri gibi şirketlere yaptığı büyük yatırımlar sayesinde rekor kârlar elde etti.
Ancak Tangen, piyasalarda düşüş yaşanması halinde bu seviyedeki getirilerin sürdürülebilir olmayacağı uyarısında bulundu.
Fon, yatırımcıların riskten kaçındığı 2025'in ilk çeyreğinde teknoloji hisselerindeki düşüşün etkisiyle 40 milyar dolarlık zarara geçmişti.
NBIM tarafından gerçekleştirilen son stres testinde ise yapay zeka sektöründe yaşanabilecek bir düzeltmenin fonun değerinden 740 milyar dolar, yani yüzde 35 oranında kayba yol açabileceği hesaplandı.

