Tahvil piyasaları sarsıldı: Küresel faizlerde tarihi yükseliş

PAYLAŞ
  • Küresel devlet tahvillerinde yaşanan sert satış dalgası borçlanma maliyetlerini on yılların zirvesine taşıdı. Artan enflasyon endişeleri ve jeopolitik risklerin tetiklediği bu kriz, ABD'den Avrupa'ya tüm borsalarda kayıplara yol açtı.
Tahvil piyasaları sarsıldı: Küresel faizlerde tarihi yükseliş
Fotoğraf: iStock

Dünya genelinde devlet tahvillerinde Çarşamba günü yaşanan keskin satış dalgası, borçlanma maliyetlerini on yılların en yüksek seviyelerine taşıdı. Piyasaları sarsan bu gelişmenin arkasında artan enflasyon endişeleri, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının olası faiz artırımlarına hazırlanması yer alıyor.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Almanya'nın 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 3,375'e yükselerek 2011'den bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, Japonya'nın 10 yıllık getirileri otuz yıl sonra ilk kez yüzde 3 sınırını aşarak yüzde 3,016 seviyesinde dengelendi. İngiltere'de ise devlet tahvillerinin faiz oranları 2008 sonrasının en yüksek seviyesi olan yüzde 5,25 sınırına dayandı.

Yatırımcılar, özellikle Orta Doğu’daki yeni çatışma dalgalarının petrol fiyatlarını yukarı çekmesiyle birlikte enflasyonist baskıların yeniden canlanmasından endişe duyuyor. Fed, ECB ve Japonya Merkez Bankası gibi büyük merkez bankalarının faiz artırımlarına yeşil ışık yakması tahvil fiyatlarını baskı altına alırken, ABD’den Japonya’ya kadar büyük ekonomilerin yüksek borç seviyeleri olası ekonomik aksaklıklar karşısında küresel ekonomiyi daha kırılgan hale getiriyor.

Tahvil piyasalarındaki bu çalkantı hisse senedi piyasalarına da sıçradı. ABD'nin ana endeksleri art arda üç seanstır düşüş yaşarken, Avrupa ve Asya borsaları da kırmızıya büründü ve S&P 500 Endeksi yüzde 0,71 değer kaybederek 7.631,47 puana geriledi.

Principal Asset Management Baş Yatırım Sorumlusu George Maris, küresel ölçekte artan paranın ve riskin maliyetine dikkat çekerek, borç sorununu çözecek siyasi iradenin eksikliğine vurgu yaptı. Maris, dünya genelindeki borç seviyelerinin astronomik düzeylere ulaştığını belirterek, tüm bunların sağlıklı bir büyüme döneminde gerçekleşmesinin herhangi bir aksaklık durumunda ekonomiyi çok daha kırılgan bir konuma getirdiğini ifade etti.

Kaynak: cnbc.com