Alman basını yazdı: Berlin, Türkiye’nin yeni nesil füze sistemlerini radarına aldı
- Die Welt, Almanya’nın Türkiye’nin geliştirdiği yeni nesil uzun menzilli füze sistemlerini yakından takip ettiğini yazdı. Haberde, Berlin yönetiminin özellikle YILDIRIMHAN ve Tayfun Blok-4 sistemlerini değerlendirme listesine aldığı öne sürüldü.
Die Welt, Almanya’nın Türkiye’nin geliştirdiği yeni nesil uzun menzilli füze sistemlerini yakından takip ettiğini yazdı. Haberde, Berlin yönetiminin özellikle YILDIRIMHAN ve Tayfun Blok-4 sistemlerini değerlendirme listesine aldığı öne sürüldü.
Gazeteye göre Almanya, ABD’nin Tomahawk füze planını askıya almasının ardından alternatif savunma seçenekleri üzerinde çalışıyor.
Bayraktar ve KAAN Avrupa’nın gündeminde
Haberde, Türk savunma sanayiinin son yıllarda önemli bir teknolojik sıçrama gerçekleştirdiği vurgulanırken özellikle Bayraktar TB2 insansız hava araçlarının Ukrayna savaşındaki etkisinin dünya çapında dikkat çektiği belirtildi.
Ayrıca TAI KAAN projesinin Avrupa’da artan ilgi gördüğü ifade edildi.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin, BAE Systems ile yürüttüğü savaş uçağı projesine İspanya’nın da yakın ilgi gösterdiği aktarıldı.
“Türkiye stratejik aşamaya ulaştı”
WELT’in görüştüğü savunma uzmanları, Türkiye’nin özellikle uzun menzilli füze teknolojilerinde kritik bir seviyeye ulaştığını belirtti.
Haberde yaklaşık 6 bin kilometre menzile sahip olduğu belirtilen YILDIRIMHAN sisteminin, NATO içinde yalnızca sınırlı sayıdaki ülkenin erişebildiği kapasitelere yaklaşmasının dikkat çekici olduğu ifade edildi.
Öte yandan Roketsan tarafından geliştirilen Tayfun Blok-4 hipersonik füzesinin seri üretim aşamasına geldiği ve sistemin fırlatma araçlarının üretildiği kaydedildi.
Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye vurgusu
Gazete, Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisinde Türkiye’nin giderek daha merkezi bir aktör haline geldiğini yazdı.
Haberde, Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun süredir Türkiye’yi “vazgeçilmez bir güvenlik gücü” konumuna taşımayı hedeflediği değerlendirmesine yer verildi.
Ankara ile Berlin arasında gelişebilecek savunma iş birliklerinin yalnızca askeri değil, siyasi ve stratejik sonuçlar doğurabileceği de vurgulandı.

