Altınay Teknoloji Grubu'ndan 55 milyon dolarlık teknoloji kampüsü yatırımı
- Altınay Teknoloji Grubu, Tuzla'da 55 milyon dolarlık teknoloji kampüsü kurmaya hazırlanıyor.
- Yaklaşık 2 bin araştırmacı ve mühendisin aynı çatı altında çalışacağı kampüsün yanı sıra, savunma ve havacılık sektörüne yönelik 6 milyon dolarlık yeni nesil test merkezi yatırımı da gerçekleştiriliyor.
- Grup, robotikten batarya teknolojilerine, insansız hava araçlarından milli uçakların kritik alt sistemlerine kadar uzanan faaliyetleriyle yerli mühendislik kabiliyetlerini küresel pazarlara taşımayı hedefliyor.
Altınay Teknoloji Grubu, 19 Ekim’de düzenlediği medya buluşmasında sanayi, savunma, havacılık, robotik, enerji depolama ve mobilite alanlarındaki teknoloji yatırımlarını ve büyüme stratejisini paylaştı.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleAltınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, Altınay Savunma Grubu CEO’su Burak Mercan ve Altınay Savunma Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Enis Ata’nın değerlendirmeleri, grubun yerli üretimden küresel ölçekli teknoloji şirketine dönüşme hedefini ortaya koydu.

Grubun gündeminde 55 milyon dolarlık teknoloji kampüsü, savunma sanayisine yönelik test altyapısı, milli havacılık projelerinde kullanılan kritik eyleyiciler, yeni nesil sanayi robotları, otonom tarım teknolojileri ve elektrikli mobilite çözümleri yer aldı.
Hakan Altınay: "Zorsa Altınay yapar"
Altınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, dünyada yaşanan teknolojik dönüşümün sanayi üretiminden ulaşıma, robotikten savunma teknolojilerine kadar bütün sektörleri yeniden şekillendirdiğini belirtti.
Elektrikli araçlar, otonom sistemler, insansı robotlar ve yeni nesil enerji depolama teknolojilerinin ülkelerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar haline geldiğine dikkat çeken Altınay, Türkiye’nin bu dönüşümde kendi mühendislik altyapısını geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli bir yetkinlik kazandığını belirten Altınay, kritik teknolojilerde kaynakların stratejik önceliklere göre değerlendirilmesinin önemine işaret ederek, "Her alana aynı anda yatırım yapmak kolay değil. Bu yüzden mümkün olduğunca doğru bir stratejiyle, belirli alanlara öncelik vererek yatırım yapmamız gerekiyor." dedi.
Altınay, grubun özellikle dünyada sınırlı sayıda şirketin geliştirebildiği, yüksek mühendislik kabiliyeti gerektiren sistemlerde uzmanlaştığını belirterek, "İşin ucunda çözülmesi güç mühendislik engelleri varsa, ilk akla gelen adres Altınay oluyor." ifadelerini kullandı.

KAAN'ın kritik eyleyicilerinde yerli mühendislik
Altınay’ın verdiği örnekler arasında Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN için geliştirilen kuyruk dümen eyleyicisi öne çıktı. Altınay, uluslararası değerlendirmelerde tasarlanmasının mümkün olmadığı yönünde görüşler bulunduğunu ifade ettiği sistemin, şirket ekibi tarafından tasarlanıp kalifiye edildiğini ve teslim edildiğini belirtti.
Hakan Altınay, "Altınay ekibi olarak biz o 'tasarlanamaz' denilen KAAN'ın kuyruk eyleyicisini tasarladık, kalifiye ettik ve başarıyla teslim ettik." dedi.
TUSAŞ ile yüzde 50-50 ortaklık yapısına sahip TAAC Havacılık Teknolojileri bünyesinde geliştirilen sistemler, KAAN ve HÜRJET gibi milli hava platformlarının kritik alt sistemleri arasında yer alıyor.
Eyleyicilerin yanı sıra iniş takımları, kanopi mekanizmaları, hız freni ve silah kapağı sistemleri de şirketin mühendislik faaliyetleri kapsamında bulunuyor.
Altınay, grubun en önemli sermayesinin insan kaynağı olduğuna dikkat çekerek, yaklaşık 1.200 kişilik kadronun 700’e yakınını doktoralı ve uzman mühendislerin oluşturduğunu söyledi. Şirketin 2024 yılında gerçekleştirdiği halka arzla 3,7 milyon ortağa ulaştığını da belirtti.
55 milyon dolarlık teknoloji kampüsü
Altınay Teknoloji Grubu'nun öne çıkan yatırımlarından biri, Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi'nde inşa edilen teknoloji kampüsü olacak. İlk etapta 20 bin metrekare olarak planlanan tesisin toplam kapalı alanı, otopark alanlarıyla birlikte 33 bin metrekareye çıkarıldı.
Grubun savunma ve TAAC üretim tesisleri dışındaki mühendislik, Ar-Ge ve üretim altyapısının bir araya getirileceği kampüste yaklaşık 2 bin araştırmacı ve mühendisin çalışması hedefleniyor. Proje tamamlandığında yatırımın toplam büyüklüğünün 55 milyon dolara ulaşması öngörülüyor.
Kampüs bünyesinde ayrıca Altınay’ın 35 yıllık teknoloji birikimini ve geliştirdiği ürünleri sergileyeceği bir Teknoloji Galerisi kurulacak. Şirket, bu yatırımla üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeyi ve farklı iştiraklerdeki mühendislik yetkinliklerini ortak bir altyapıda buluşturmayı amaçlıyor.

Savunma sanayisinin test ve kalifikasyon ihtiyaçlarına yönelik yatırımlar da grubun gündeminde bulunuyor.
Altınay, Dilovası'ndaki üretim teknolojileri tesisine bugüne kadar 44 milyon dolar yatırım yaptığını açıkladı. Ayrıca 6 milyon dolarlık kaynak ayrılan yeni nesil test merkeziyle savunma ve havacılık ürünlerinin elektromanyetik uyumluluk (EMC) ve çevresel koşul testlerinin grup bünyesinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Merkezin, Altınay dışındaki Türk savunma sanayisi şirketlerine de hizmet vermesi hedefleniyor.
Batarya teknolojilerinde yeni nesil hedef: Katı hal bataryaları
Altınay, enerji depolama teknolojilerini grubun stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Bu kapsamda İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya-Metalurji Fakültesi bünyesinde Enerji Depolama Teknolojileri Malzeme Araştırma ve Geliştirme Laboratuvarı kuruldu.
Doç. Dr. Billur Deniz Karahan’ın liderliğinde çalışmaların yürütüldüğü merkezde, daha düşük hacim ve ağırlıkla daha yüksek enerji depolama kapasitesi sunabilecek batarya teknolojileri üzerinde araştırmalar yapılıyor.
Hedefler arasında katı hal bataryaları gibi ileri teknolojilerin Türkiye’de geliştirilmesi bulunuyor.
Altınay, batarya hücresi üretiminde ihtiyaç duyulan mühendislik altyapısının stratejik önemine dikkat çekerek, bu alanda küresel rekabetin önemli ölçüde üretim teknolojileri ve malzeme bilgisi üzerinden şekillendiğini belirtti.
Yerli robot teknolojileri küresel pazara açılıyor
Altınay’ın hikayesi, 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde geliştirilen Türkiye’nin ilk endüstriyel robotu olarak tanımladığı ALTINAY-1 ile başladı. 1992’de İTÜ TEKMER’de kurulan Altınay Robotik ve Otomasyon, zamanla otomotiv üretim hatlarından gelişmiş robotik sistemlere uzanan bir teknoloji grubuna dönüştü.
Hakan Altınay, ilk yıllarda seri üretim için finansman bulmakta yaşadıkları güçlüklerin strateji değişikliğine yol açtığını belirterek, "Seri robot yapmak, bir robot endüstrisi kurma vizyonumuzu ertelemek durumunda kaldık. Ama robot yapma davamızı bırakmadık." dedi.
Grup, otomotiv sektöründe geliştirdiği üretim teknolojileriyle Ford, BMW ve Mercedes gibi uluslararası üreticilere yönelik çözümler sunuyor. Ford Otosan için kurulan üretim hatlarından birinde 550 endüstriyel robotun görev yaptığını belirten Altınay, hattın her 90 saniyede bir araç gövdesi üretebildiğini aktardı.
Grubun sanayi robotlarında kritik bileşenleri yerlileştirmeye yönelik çalışmaları da sürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Hamle Programı kapsamında 2019’da hayata geçirilen GRASS projesiyle servo motor, servo sürücü, kontrolör ve hassas dişli gibi temel bileşenlerin geliştirilmesi için dört yıllık Ar-Ge çalışması yürütüldü.
Altınay, daha önce dışarıdan tedarik edilen bazı kritik bileşenlerde ihracat kısıtlamaları ve kullanım sınırlamalarıyla karşılaştıklarını belirterek, bu bileşenleri yerli imkanlarla geliştirebilmenin teknolojik bağımsızlık açısından önemini vurguladı.
Grup, Türkiye’de geliştirdiği robotik ve cam işleme teknolojilerini Almanya’daki şirketleri üzerinden Avrupa pazarına sunarken, 2022 ve 2023 yıllarında Çin’e de robot tabanlı cam teknolojisi sistemleri ihraç etti.
Savunma sanayisinde DASAL ve TAAC yapılanması
Altınay Savunma Grubu, insansız hava sistemlerinden milli hava platformlarının kritik alt sistemlerine kadar uzanan bir ürün portföyüne sahip. Grubun iştiraklerinden DASAL, insansız hava araçları ve kargo dronları üzerine çalışırken TAAC Havacılık Teknolojileri, TUSAŞ ile eşit ortaklık yapısı içinde kritik havacılık sistemleri geliştiriyor.
Altınay Savunma Teknolojileri’nin 2014 yılında 14 kişilik bir ekiple başlayan yapılanmasının bugün yaklaşık 700 kişilik mühendislik gücüne ulaştığını belirten Hakan Altınay, insan kaynağının büyümedeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Deniz platformlarına yönelik teknolojiler de şirketin kritik uzmanlık alanları arasında bulunuyor. MİLGEM projelerinde kullanılan Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi (HYTS), zorlu deniz koşullarında helikopterlerin gemiye güvenli biçimde alınmasını sağlayan sistemlerden biri olarak öne çıkıyor. Yine MİLGEM platformlarında kullanılan JP5 Yakıt Transfer Sistemi, deniz ortamının yüksek korozyon ve güvenlik gereksinimlerine uygun şekilde geliştirilen çözümler arasında yer alıyor.
Altınay, torpido bataryaları ve gelişmiş batarya paketleri gibi alanlarda da dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Altınay Savunma'dan küresel büyüme hamlesi
Altınay Savunma Grubu CEO’su Burak Mercan, grubun uluslararası büyüme stratejisinin merkezinde yurt dışında yerel yapılanmalar oluşturmak ve ortak üretim modelleri geliştirmek olduğunu söyledi.
Bu kapsamda İngiltere merkezli Altınay Aerospace Technologies International Ltd. şirketinin kurulduğunu belirten Mercan, İngiltere’yi Avrupa ile ABD arasında stratejik bir bağlantı noktası olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Mercan, ilerleyen dönemde Almanya, Fransa ve ABD gibi pazarlarda da yerel yapılanmalar oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
Uluslararası savunma pazarında ülkelerin yalnızca hazır ürün satın almak yerine teknoloji transferi ve ortak üretim talep ettiğine işaret eden Mercan, "Yarın parçasını alamam, sistemi kullanamaz hale gelirim endişesiyle ortak üretim ve teknoloji transferi talep ediyorlar." dedi.
Mercan’a göre Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, seri üretim kapasitesi ve projeleri hayata geçirme hızı, uluslararası pazarlarda önemli avantajlar sunuyor. Grup, özellikle insansız hava araçları, anti-drone sistemleri, mühimmat üretimi ve bertarafına yönelik makineler, zırhlı kara araçlarının kritik bileşenleri ve yapay zeka destekli savunma çözümlerinde fırsat görüyor.
İngiltere'deki yapılanmanın başına, Türkiye ve uluslararası savunma çevrelerinde yaklaşık 15 yıllık deneyimi bulunan Steve Darnell’in, büyüme ve stratejiden sorumlu üst düzey yönetici olarak getirildiği de açıklandı.
Mercan, uzun vadeli hedeflerinin dünyanın en büyük 100 savunma sanayisi şirketi arasında yer almak olduğunu belirtti.
350 milyon dolarlık iş stoku, 2026 için 101,1 milyon dolar ciro hedefi
Altınay Savunma Grubu’nun paylaştığı finansal verilere göre şirket, 2025 yılını 79,5 milyon dolar ciroyla tamamladı. Bir önceki yıla göre dolar bazında yüzde 48 büyüme kaydedilirken, konsolide ciro 3,14 milyar TL olarak gerçekleşti.
Grup, 2026 yılı için dolar bazında yaklaşık yüzde 27 büyüme ve 101,1 milyon dolar ciro hedefliyor. Mevcut iş stoku yaklaşık 350 milyon dolar seviyesinde bulunurken, stratejik sözleşmeler ve uluslararası pazarlardaki büyümeyle bu tutarın 700 milyon doların üzerine çıkarılması amaçlanıyor.
Mercan, ciroda her yıl en az yüzde 20-25 oranında sürdürülebilir artış hedeflediklerini belirterek, mevcut siparişler ve teslimat takviminin büyüme planlarını desteklediğini ifade etti.
Kargo İHA'larında 200 kilogramlık kapasite hedefi
DASAL’ın geliştirdiği kargo insansız hava araçları, grubun savunma sanayisindeki büyüme alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Mercan, yaklaşık bir yıldır sahada aktif olarak kullanılan kargo İHA’larının güvenlik güçlerinin lojistik ihtiyaçlarına katkı sağladığını ve Ateş Serbest Tatbikatı boyunca çeşitli operasyonel görevleri yerine getirdiğini söyledi.
Halihazırda envanterde bulunan ve teslimatı yapılan kargo İHA’larının 75 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesine sahip olduğunu belirten Mercan, 100, 150 ve 200 kilogram taşıma kapasitesine sahip yeni modeller üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
DASAL’ın bir diğer odak alanını ise drone önleme ve drone avlama amacıyla geliştirilen Interceptor sistemleri oluşturuyor. Şirket, insansız platformlar alanındaki ürünlerini uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor.
Robio ile otonom tarım teknolojileri
Altınay’ın robotik ve biyoteknoloji alanlarını bir araya getirmek amacıyla kurduğu Robio, tarımda otonom sistemler ve yapay zeka uygulamalarına odaklanıyor.
Şirketin geliştirdiği otonom tarım robotu, kendi rotasını ve haritasını oluşturabilen, tarla ve meyve bahçelerinde insan müdahalesine ihtiyaç duymadan çalışabilen bir sistem olarak tanıtıldı. Hassas dozajlama teknolojisi sayesinde ilaçlamanın ihtiyaç duyulan bölgelere ve uygun miktarda yapılması hedefleniyor.
Robotun hiper spektral kamera ve yapay zeka altyapısı ise bitki sağlığı, hastalık belirtileri ve rekolte tahminleri gibi alanlarda veri üretebiliyor.
Geliştirme ve saha testlerinin tamamlandığı belirtilen ürünün, İtalya'nın Bologna kentinde düzenlenen EIMA Uluslararası Tarım ve Bahçe Makineleri Fuarı'nda uluslararası pazara sunulması planlanıyor. Altınay, özellikle Avrupa pazarında sipariş ve stratejik iş birlikleri geliştirmeyi amaçlıyor.
Actio Ulti ile elektrikli mobilitede 40 bin adetlik hedef
Altınay’ın mobilite alanındaki yeni girişimi Actio, ilk modeli Ulti ile elektrikli motosiklet pazarına girmeye hazırlanıyor. Kargo taşımacılığı ve kurye sektörünün ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilen motosiklette, batarya hücreleri dışındaki temel sistemlerin yerli mühendislik altyapısıyla geliştirildiği belirtildi.
Motor, sürücü elektroniği, yazılım, gövde ve batarya yönetim sistemleri üzerinde çalışan şirket, prototip ve testlerde 170 kilometreye ulaşan menzil elde ettiğini açıkladı. Çıkarılabilir batarya tasarımının yanı sıra gelecekte batarya değişim istasyonlarının kurulması da planlar arasında bulunuyor.
Actio Ulti için kasım ayında seri üretime başlanması, ilk teslimat ve satışların ise aralık ayının başında gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Şirketin ilk etapta 40 bin adetlik üretim ve satış hedefi bulunuyor. Actio’nun kurucu ortakları arasında Driventure, Devinno ve Altınay Elektromobilite yer alırken, Letven Capital girişimin yatırımcıları arasında bulunuyor.
"Türkiye'nin geleceğine katkı sağlayacak insan kaynağını yetiştirmeye odaklandık"
Altınay’ın büyüme hikayesi, Hakan Altınay’ın üniversitede geliştirdiği ilk endüstriyel robotlardan bugün milli havacılık platformlarının kritik bileşenlerine uzanan bir mühendislik yolculuğunu kapsıyor.
Altınay, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı döneminde çocukken katıldığı "Kendi Uçağını Kendin Yap" pul kampanyasının kendisi için bir dönüm noktası olduğunu belirterek, yıllar sonra havacılık eğitimi almasını ve milli uçakların kritik sistemleri üzerinde çalışmasını bu vizyonun devamı olarak değerlendirdi.
Şirketin ilk yıllarında yaşadığı finansman güçlüklerinin üretim hedeflerini ertelettiğini, ancak mühendislik çalışmalarını sürdürme kararlılığını değiştirmediğini söyleyen Altınay, stratejik önceliklerini insan kaynağı yetiştirmeye yönelttiklerini ifade etti.
Altınay, "Vardığımız noktayla yetinemeyiz; bu yetkinlikleri çok daha ileriye taşımak zorundayız." sözleriyle grubun gelecek dönem yaklaşımını özetledi.

Kritik havacılık sistemlerinde yerli tasarım
Altınay Savunma Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Enis Ata da milli hava platformlarında kullanılan eyleyiciler ve iniş takımlarının mühendislik açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Ata, uçakların uçuş kontrol yüzeylerini hareket ettiren eyleyicilerin yalnızca mekanik bileşenler olmadığını, hassas konumlandırma ve otomatik kontrol kabiliyetleri gerektirdiğini belirtti. KAAN, HÜRJET ve HÜRKUŞ gibi platformlar için geliştirilen sistemlerin, farklı uçuş koşullarında yüksek güvenilirlik ve hassasiyet sağlamasının kritik olduğunu vurguladı.
İniş takımlarının da uçağın ağırlığını karşılamanın yanı sıra iniş şokunu sönümleme, frenleme ve kalkış sonrası gövde içine katlanma gibi birbiriyle bağlantılı işlevleri yerine getirdiğini belirten Ata, özellikle beşinci nesil savaş uçaklarında bu sistemlerin ileri mühendislik gerektirdiğini ifade etti.
Ata, Türkiye'de ilk kez geliştirilecek ve sıfırdan tasarlanması gereken kritik teknolojilerde Altınay’ın üstlendiği role ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Ben çok büyük bir gurur ve rahatlıkla söyleyebilirim ki; Altınay bu anlamda devletimizin kurumlarının gönül rahatlığıyla kapısını çaldığı ve hatta 'Altınay yapar' dediği firmadır."
Ata'ya göre grubun 30 yılı aşkın sürede endüstriyel robotlardan uçaklara, helikopterlere, zırhlı araçlara ve gemilere uzanan geniş bir alanda geliştirdiği sistemler, Türkiye’nin kritik teknolojilerde yerli tasarım ve üretim kabiliyetini güçlendiriyor.
Altınay Teknoloji Grubu, yeni kampüs ve test altyapısı yatırımları, savunma sanayisindeki kritik alt sistemleri ve sivil teknolojilerdeki yeni ürünleriyle, mühendislik birikimini ekonomik değere dönüştürmeyi ve uluslararası pazarlardaki varlığını büyütmeyi amaçlıyor.




