Citi’den TCMB’nin repo adımına değerlendirme: “Türk Lirasının Carry Trade cazibesi devam eder"
- Citi Gelişmekte Olan Ülkeler Stratejisi Küresel Başkanı Luis Costa, TCMB’nin yüzde 37 faizle bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasını “teknik normalleşme” olarak değerlendirdi.
- Luis Costa, repo adımının Türk Lirasının carry trade açısından cazibesini ortadan kaldırmayacağını söyledi.
- Costa, yıl sonuna doğru faiz indirimi ihtimalinin artabileceğini ancak şu aşamada bunun için güçlü bir istek görmediğini söyledi.
Citi Gelişmekte Olan Ülkeler Stratejisi Küresel Başkanı Luis Costa, CNBC-e’ye TCMB’nin yeniden bir hafta vadeli repo ihalelerine başlamasını değerlendirdi. Costa, TCMB'nin yüzde 37 faizle bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasının beklentileriyle uyumlu olduğunu belirterek, bu adımı teknik bir normalleşme olarak gördüklerini söyledi.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleCNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven'e konuşan Costa kararın son Para Politikası Kurulu metni ve Enflasyon Raporu sunumundaki mesajlarla uyumlu olduğunu belirtti. Costa, “Karar beklentilerimizle uyumluydu, kesinlikle. Son Para Politikası Kurulu toplantısının ardından zaten bu yönde bir adım bekliyorduk. Hatta son PPK metninde bunun yapılabileceğine ilişkin bir işaret vardı. Enflasyon Raporu sunumunda da bu yönde mesajlar verildi. Dolayısıyla bunun doğru zamanda gerçekleştiğini düşünüyorum” dedi.
Costa, TCMB'nin attığı adımın küresel sermaye akımları ve enerji fiyatlarına ilişkin gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, risklerin devam ettiğini söyledi.
“Risk hâlâ enerji tarafında. Enerji fiyatlarındaki baskı sona erdi mi? Buradan itibaren koşullar iyileşecek mi? Bunları izlemek gerekiyor” diyen Costa, küresel sermaye akımlarında carry trade işlemlerine yönelik girişlerin yeniden arttığını ifade etti.
Costa, “Genel olarak baktığımızda merkez bankaları küresel sermaye akımlarına tepki veriyor. Carry trade işlemlerine yönelik küresel akımlar yeniden arttı. Müşterilerimizle her hafta paylaştığımız veriler, carry trade para birimlerine yönelik giriş çabalarının devam ettiğini gösteriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da buna tepki veriyor ve bence bu oldukça anlamlı” diye konuştu.
“Türk lirasının cazibesini ortadan kaldırmaz”
Repo operasyonlarına yeniden başlanmasının Türk lirasının carry trade açısından cazibesini azaltıp azaltmayacağı sorusuna Costa, bunun söz konusu olmayacağını söyledi.
Costa, “Bunun, Türk lirasının diğer carry trade işlemleri karşısındaki cazibesini ortadan kaldıracağını düşünmüyorum. Gerçekten böyle düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Etkinin sınırlı olacağını belirten Costa, doların önümüzdeki aylarda zayıflayacağı yönündeki beklentilerinin sürdüğünü kaydetti.
“Eğer dolar güçlenirse hikaye tamamen değişir. Ancak önümüzdeki aylarda doların zayıflayacağı yönündeki beklentimiz devam ediyor. Bu nedenle Türk lirasındaki pozisyonumuzu koruyoruz. Türk lirasını beğenmeye devam ediyoruz” dedi.
“Teknik normalleşme”
Costa, TCMB'nin repo adımının parasal gevşeme döngüsünün başlangıcından ziyade teknik bir normalleşme olduğunu belirtti.
“Bunu teknik bir normalleşme olarak görüyorum. Merkez bankaları olağanüstü koşullarda acil durum moduna geçer. Daha sonra koşullar normalleşir ve oynaklık azalırsa yeniden nötr bir duruşa dönülür” diyen Costa, TCMB'nin daha nötr sayılabilecek bir duruşa geçtiğini ifade etti.
Faiz indirimlerinin yıl sonuna doğru daha fazla gündeme gelebileceğini belirten Costa, “Ancak şu anda yetkililerden gelen açıklamalara baktığımızda, hemen faiz indirimine başlamak için güçlü bir istek varmış gibi görünmüyor” dedi.
Costa, Türkiye'nin enerji fiyatlarına duyarlı ekonomilerden biri olduğunu belirterek, mevcut koşullarda daha güvercin bir duruş konusunda isteksizliğin devam ettiğini söyledi.
Yıl sonuna doğru faiz indirimi beklentisi var
Costa, yılın kalan bölümünde faiz indirimi ihtimaline ilişkin olarak, “Yılın sonuna doğru, evet, faiz indirimi görebiliriz. Yıl sonuna yaklaştıkça bu ihtimalin arttığını düşünüyorum; ancak şimdilik değil” değerlendirmesinde bulundu.
Para piyasası fonlarında stopaj ihtimali
Para piyasası fonlarına yüzde 10 stopaj getirilmesi ihtimalinin yatırımcıları daha uzun vadeli araçlara yöneltip yöneltmeyeceği sorusuna Costa, geçişin nasıl gerçekleşeceğinin henüz belli olmadığını söyledi.
Costa, “Bunun bire bir gerçekleşeceğinden, yani para piyasası fonlarından çıkan paranın doğrudan daha uzun vadeli araçlara yöneleceğinden tamamen emin değilim” dedi.
Bunun, yetkililerin para piyasası fonlarından çıkabilecek parayı tahvil getiri eğrisinin kısa vadeli bölümüne yönlendirmek için sunacağı teşviklere bağlı olacağını belirten Costa, “Bu konuda bazı adımlar atılabilir ve böyle bir potansiyel var. Ancak bunun nasıl gerçekleşeceği henüz belirlenmiş değil” diye konuştu.
“Türkiye’ye daha kalıcı sermaye için öngörülebilirlik gerekiyor”
Costa, Türkiye'ye daha kalıcı ve uzun vadeli sermaye gelmesi için enflasyon tarafında daha fazla öngörülebilirliğe ve tahvil getiri eğrisinde daha fazla derinliğe ihtiyaç olduğunu söyledi.
Türkiye'nin bu konuda tek başına olmadığını belirten Costa, son yıllarda birçok ülkede yabancı yatırımcıların tahvil piyasalarına katılımında azalma görüldüğünü ifade etti.
Costa, “Yatırımcılar, hem yabancı hem de yerli yatırımcı desteğinin yeterli olduğu tahvil piyasalarını arıyor. Enflasyon görünümü daha öngörülebilir hâle geldikçe, bu katılım ve destek de doğal olarak güçlenecektir” dedi.
Bazı merkez bankalarının mevcut zorluklara rağmen iyi performans gösterdiğini belirten Costa, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın da bu bankalar arasında olduğunu söyledi.
“Merkez bankaları açısından kilit kelime hâlâ ‘temkinlilik’. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da bu bakımdan doğru yönde ilerlediğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Türkiye carry trade açısından hâlâ önde gelen fırsatlardan biri”
Costa, Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar içindeki konumunu değerlendirirken ülkenin carry trade açısından önde gelen fırsatlardan biri olmaya devam ettiğini belirtti.
“Buna rakipler şeklinde yaklaşmazdım. Carry trade açısından Türkiye hâlâ önde gelen fırsatlardan biri” diyen Costa, Türkiye'nin coğrafi konumu ve sermaye bağlantılarının önemli bir potansiyel sunduğunu söyledi.
Costa, “Türkiye açısından bunlar; Orta Doğu’dan, Avrupa’dan ve Kuzey Amerika’dan gelen sermaye akımlarını bir araya getirmek bakımından çok olumlu bir unsur olmayı muhtemelen sürdürecektir” dedi.
Carry trade avantajının ilerleyen dönemde azalması halinde Türkiye'nin başka sermaye akımlarını çekme potansiyeline sahip olduğunu belirten Costa, “İlerleyen dönemde carry trade avantajı azaldığında, onun yerini alabilecek diğer sermaye akımlarını çekmek için Türkiye’nin kesinlikle alanı ve potansiyeli var” ifadelerini kullandı.


