Doğunun İsviçresi'nin çöküşü! Tam 30 yıl sürdü, halk bankaları bastı

PAYLAŞ
  • Lübnan’da 2019’da patlak veren ve vatandaşların kendi mevduatlarını çekebilmek için bankaları basmasına yol açan finansal krizin köklerinin 1990’lara dayandığı ortaya çıktı.
  • Yıllarca uygulanan yüksek faiz, Merkez Bankası’nın "finansal mühendislik" hamleleri ve borçlanma politikaları, ülkeyi Dünya Bankası’nın "tarihin en ağır çöküşlerinden biri" olarak tanımladığı tabloya sürükledi.
Doğunun İsviçresi'nin çöküşü! Tam 30 yıl sürdü, halk bankaları bastı
Fotoğraflar: Reuters

Al Jazeera'da, Lübnan'ın bankacılık sisteminin çöküşü ile ilgili dikkat çeken bir haber kaleme alındı., Ülkede sistemin çöküşünün, 2019'da başlayan ekonomik krizle ortaya çıktığı ifade edilse de köklerinin 1990'lı yıllara uzandığı vurgulandı.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Yüksek faiz, dışarıdan gelen döviz akışına bağımlılık, devlet borçlanması ve Merkez Bankası'nın uyguladığı finansal mühendislik politikaları, yıllar içinde sistemin kırılganlığını artırdı.

1993'te Lübnan Merkez Bankası Başkanı olan Riad Salameh döneminde ülke, Lübnan lirasını dolara karşı sabit tutmaya dayalı bir finansal model oluşturdu. Bankalar yüksek faiz oranlarıyla mevduat çekti ve bu kaynakların önemli bölümünü Merkez Bankası'na ve devlete aktardı. Ancak yeni döviz girişleri yavaşladıkça sistemin mevcut yükümlülükleri karşılayabilme kapasitesi zayıfladı.

2016'da uygulanan "finansal mühendislik" operasyonları Merkez Bankası'nın rezervlerini yaklaşık 41 milyar dolara çıkarsa da bankaların Merkez Bankası ve devlete olan bağımlılığını daha da artırdı. Böylece yapısal sorunlar çözülmek yerine ertelenmiş oldu.

Doğunun İsviçresi'nin çöküşü! Tam 30 yıl sürdü, halk bankaları bastı - Resim : 1

2019'da sistem çöktü

Habere göre 2019'da ülkeye döviz girişlerinin azalmasıyla kriz belirginleşti. Ekim ayında başlayan kitlesel protestoların ardından bankalar geçici olarak kapatıldı. Yeniden açıldıklarında ise para çekme ve transfer işlemlerine kısıtlamalar getirildi.

Ancak bu kısıtlamaları düzenleyen kapsamlı bir sermaye kontrol yasası bulunmuyordu. Böylece mevduatlar hesaplarda görünmeye devam ederken vatandaşlar paralarına serbestçe erişemez hale geldi. Lübnan lirasının değer kaybetmesiyle birlikte mevduatların gerçek değeri de hızla eridi.

7 Mart 2020'de hükümet, 1,2 milyar dolarlık Eurobond ödemesini durdurarak ülkenin tarihindeki ilk devlet borcu temerrüdünü ilan etti. Aynı yıl hazırlanan finansal kurtarma planı ise devlet, Merkez Bankası, ticari bankalar ve mevduat sahipleri arasında kayıpların kimin tarafından karşılanacağı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle uygulanamadı.

Mevduat sahipleri bankaları basmaya başladı

2022'ye gelindiğinde ekonomik kriz, mevduat sahiplerini banka şubelerine zorla girmeye kadar götürdü.

Bir hafta içinde en az 7 kişinin parasını çekebilmek amacıyla banka şubelerini basması, sistemdeki çaresizliğin sembolü haline geldi.

Sally Hafız'ın Eylül 2022'de bir bankayı basarak kız kardeşinin tedavi masrafları için parasını istemesi, krizin en dikkat çeken olaylarından biri oldu. Dünya Bankası da Lübnan'daki ekonomik ve finansal krizi 1850'den bu yana dünyadaki en ağır krizlerden biri olarak nitelendirdi.

Doğunun İsviçresi'nin çöküşü! Tam 30 yıl sürdü, halk bankaları bastı - Resim : 2

Salameh dönemi sona erdi, kriz bitmedi

Riad Salameh, yaklaşık 30 yılın ardından Temmuz 2023'te Merkez Bankası Başkanlığı görevinden ayrıldı. Daha sonra zimmete para geçirme, sahtecilik ve haksız zenginleşme gibi suçlamalarla karşı karşıya kaldı.

Ancak Lübnan'daki bankacılık krizini yalnızca Salameh'e bağlamak, sistemin çöküşünün tamamını açıklamıyor. Krizin temelinde yıllar boyunca birbirini izleyen hükümetlerin, Merkez Bankası'nın, ticari bankaların ve siyasi aktörlerin dahil olduğu bir finansal model bulunuyor.

Bir gecede çökmedi

Habere göre Lübnan'ın bankacılık sistemi bir gecede çökmedi.

Yıllarca yüksek faiz, dış kaynak ve döviz girişlerine dayanan sistem, yeni para akışının kurumasıyla sürdürülemez hale geldi. Krizin en ağır yükünü ise hesaplarında paraları bulunmasına rağmen bu paralara erişemeyen ve birikimlerinin değeri büyük ölçüde eriyen mevduat sahipleri taşıdı.