The Economist'ten dikkat çeken analiz: Tahvil piyasalarının tedirgin ettiği 5 ülke!
- ABD'nin federal borcunun 40 trilyon doları aşması ve 30 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5,3 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyeye çıkması gelişmiş ülke hükümetlerini alarm durumuna geçirdi.
- BD Hazine Bakanlığı, yükselen maliyetleri dizginlemek için borçlanma aracı alımlarını artırdığı ifad edildi.
Hisse senetleri yükselmeye devam ederken tahvil getirilerindeki artışın, gelişmiş ülkelerin hükümetlerini ve siyasetçilerini tedirgin ettiği aktarıldı.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleThe Economist'in haberine göre, tahvil piyasalarındaki huzursuzluk ABD yönetimine de yansıdı. ABD Hazine Bakanlığı, 19 Ağustos'ta gelecek aydan itibaren uzun vadeli borçlanma araçlarından kendi alımlarını artıracağını açıkladı. Deutsche Bank analistleri, bu adımın yönetimin tahvil getirilerindeki yükselişten duyduğu "artan rahatsızlığı" yansıttığını belirtti.
Yetkililerin artan borçlanma maliyetlerinden endişe etmek için nedenlerinin bulunduğu aktarıldı. ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 18 Ağustos'ta Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Daha dikkat çekici gelişme ise 30 yıllık tahvil getirisinin kısa süreliğine yüzde 5,3'ü aşması oldu. Bu, 2007'den bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayda geçti.
İngiltere, Fransa, Almanya…
Analize göre ABD tek başına bu sorunla karşı karşıya değil. Gelişmiş ülkelerin büyük bölümünde tahvil yatırımcıları hükümetlerden daha yüksek getiri talep ettiği ifade edildi. İngiltere, Fransa ve Almanya'nın uzun vadeli tahvil getirileri 10 yılı aşkın süredir görülmeyen seviyelere ulaştı.
Japonya’da 30 yılın en yüksek seviyesi
Büyük ekonomiler arasında uzun süre en düşük seviyelere sahip olan Japonya'nın 30 yıllık tahvil getirileri de tüm zamanların en yüksek seviyesine yaklaştı.
Tahvil piyasalarındaki satış dalgası 19 Ağustos'ta bir miktar hafifledi ancak getirilerin yakın zamanda önemli ölçüde gerilemesinin beklenmediği ifade edildi.
Yapay zeka yatırımları tahvil piyasasında rekabeti artırıyor
Al Majalla’nın haberine göre tahvil piyasalarında son dönemde ortaya çıkan bir diğer endişe ise hükümetlerin borçlanmalarına yeni rakiplerin ortaya çıkması.
Büyük teknoloji şirketleri son aylarda yapay zeka yatırımları kapsamında veri merkezlerinin finansmanında kullanılmak üzere yaklaşık 75 milyar dolarlık tahvil sattı.
Goldman Sachs'ın tahminlerine göre bu satış dalgası, teknoloji şirketlerinin toplam borçlanma miktarını geçen yılın toplamının neredeyse iki katına çıkardı.
Tahvil ihraçlarına yalnızca teknoloji şirketlerinin de katılmadığı ifade edildi. Goldman Sachs, yatırım yapılabilir kredi notuna sahip şirketlerin 10 milyar doların üzerindeki büyük ölçekli borçlanmalarının yaklaşık yüzde 40'ının teknoloji sektörü dışından geldiğinin hesaplandığını aktardı..
Asıl endişe kamu borcu ve bütçe açıkları
Bununla birlikte tahvil getirilerindeki kademeli yükselişin en önemli nedeni uzun süredir devam eden kamu borcu ve bütçe açıklarına ilişkin endişeler olarak gösterildi.
ABD Hazine Bakanlığı, 19 Ağustos'ta federal borcun ilk kez 40 trilyon doları aştığını açıkladı. Bu miktar, geçen yılki Gayrisafi Yurt İçi Hasılanın (GSYH) yüzde 130'una denk geliyor. ABD hükümetinin bütçe açığı ise GSYH'nin yaklaşık yüzde 6'sı seviyesinde bulunuyor.
Habere göre kamu borcuna ilişkin endişelerin ülkeler arasındaki tahvil getirisi farklarında da görüldüğü aktarıldı.
Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki fark 2012'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Tahvil piyasaları artık Japonya'nın borçlanma maliyetlerinin Çin'in borçlanma maliyetlerinden daha yüksek olmasının beklendiği aktarıldı.

