IEA Başkanı Birol: 2026’da petrol ve doğalgaz fiyatları düşmeye devam edecek
- Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, 2026’da petrol ve doğalgaz fiyatlarının düşmeye devam edeceğini söyledi. CNBC-e'nin sorularını yanıtlayan Birol, politik gerilimlerin artacağını ancak arz fazlası nedeniyle fiyatların yükselmeyeceğini anlattı.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, küresel enerji piyasalarında petrol ve doğal gazda arz bolluğu dönemine girildiğini, bunun da fiyatları aşağı çektiğini söyledi. Birol, bu eğilimin 2026 yılında da devam etmesini beklediklerini ifade etti.
İstanbul’da CNBC-e’ye konuşan Birol, 2025 yılına bakıldığında enerji güvenliğinin artık yalnızca ekonomik bir konu olmaktan çıkarak ulusal güvenlik seviyesine yükseldiğini belirtti. Bu durumun petrolde, doğal gazda ve giderek kritik minerallerde daha belirgin hale geldiğini vurguladı.
"Avrupa'nın Rus gazı kararı tarihi nitelikte"
Birol, Avrupa’nın Aralık ayı itibarıyla Rusya’dan hiçbir enerji ürünü almayacağını ilan etmesini ve bunu yasal zemine oturtmasını tarihi bir karar olarak nitelendirdi. Avrupa’nın uzun yıllar Rusya’nın en büyük müşterisi olduğunu hatırlatan Birol, bu kararın yaklaşık 50 yıl önce açılan bir dönemin kapanması anlamına geldiğini ve özellikle küresel doğal gaz piyasası üzerinde önemli etkileri olacağını söyledi.
Nükleer enerji alanında ise yeni bir döneme girildiğini ifade eden Birol, ülkelerin nükleer enerjiye yönelik iştahının hızla arttığını dile getirdi. Bu süreçte ülkelerin hangi teknolojiyle ve hangi ortaklarla çalışacaklarını tartıştıklarını belirten Birol, bazı ülkelerin bu alanda diğerlerinden daha hızlı hareket ettiğini söyledi. Birol, kritik mineraller konusunun da uzun yıllar teknik bir başlık olarak görüldüğünü ancak Çin’in bazı kritik minerallerin ihracatına kısıtlama getirmesiyle birlikte özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir endişe ortaya çıktığını ifade etti.
"Piyasaya çok fazla petrol arz ediliyor"
Petrol ve doğalgaz fiyatlarının Türkiye açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Birol, yaklaşık bir buçuk yıldır petrol piyasasında bolluk dönemine girileceğini söylediklerini hatırlattı. Bunun nedenlerinden birinin küresel petrol talebindeki büyümenin giderek zayıflaması olduğunu belirten Birol, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve elektrikli araçların sayısındaki hızlı artışın talep üzerinde etkili olduğunu dile getirdi. Arz tarafında ise OPEC dışı ülkelerden, özellikle ABD, Kanada, Arjantin ve Brezilya’dan piyasaya çok fazla petrol girdiğini söyledi.
Bu gelişmelerin sonucunda petrol fiyatlarının yıl başından bu yana yaklaşık 20 dolar gerilediğini belirten Birol, fiyatların 80 dolar seviyelerine yakın bir noktadan 60 doların altına indiğini ifade etti. Bu durumun Türkiye için olumlu bir gelişme olduğunu vurgulayan Birol, enerji faturasının aşağı yönlü seyrettiğini söyledi.
Doğalgaz piyasasında ne olacak?
Doğalgaz piyasasında da benzer bir tablo yaşandığını belirten Birol, sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatlarının hızla piyasaya girdiğini ve piyasanın satıcı konumundan alıcı piyasasına döndüğünü ifade etti. Birol, hem petrol hem de doğalgazda bu iki ana eğilimin 2026 yılında da devam edeceğini düşündüklerini söyledi.
2026 yılının jeopolitik açıdan zor bir yıl olabileceğini belirten Birol, Rusya-Ukrayna gerilimi, ABD-Çin ilişkileri, Latin Amerika ve Orta Doğu’daki gelişmelerin yakından izlendiğini ifade etti. Ancak piyasada çok fazla petrol ve doğal gaz bulunması nedeniyle bu jeopolitik gerilimlerin fiyatları geçmişte olduğu kadar yukarı çekmesini beklemediğini dile getirdi.
Birol: Yenilenebilir enerjide küresel ölçekte bir duraksama görmüyorum
Yenilenebilir enerji alanında küresel ölçekte bir duraksama görmediğini söyleyen Birol, 2025 yılında dünyada kurulan yeni elektrik santrallerinin yaklaşık yüzde 90’ının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu belirtti. Bu dönüşümün iklim politikalarından ziyade maliyet avantajıyla gerçekleştiğini ifade eden Birol, güneş enerjisinin birçok ülkede en düşük maliyetli teknoloji haline geldiğini söyledi.
Nükleer enerjiye yönelik ilginin de küresel ölçekte arttığını belirten Birol, hem geleneksel nükleer santrallerin hem de küçük modüler reaktörlerin gündemde olduğunu ifade etti. Küçük modüler reaktörlerin daha düşük maliyetli ve daha kısa sürede inşa edilebilir olduğunu söyleyen Birol, bu teknolojilerin 2030’lu yılların başında pazara girmesini beklediklerini dile getirdi.
2026 yılında enerji piyasalarında petrol ve doğal gaz üreticisi ülkelerin güçlü konumlarını koruyacağını belirten Birol, ABD’nin hem petrol hem de doğal gazda en büyük üretici olması nedeniyle öne çıktığını söyledi. Birol, yeni teknolojiler ve kritik mineraller konusunda Çin’in önemli bir rol oynadığını, Avrupa’nın ise finansal ve teknolojik gücüyle küresel enerji denkleminde önemli bir paydaş olmaya devam edeceğini ifade etti.

