Alman denizcilik devinden dikkat çeken "savaş riski ek ücreti" kararı

PAYLAŞ
  • Dünyanın en büyük konteyner taşımacılık şirketlerinden Almanya merkezli Hapag-Lloyd, Hürmüz Boğazı ve çevresinde tırmanan jeopolitik riskler ile yaşanan aksaklıklar nedeniyle, 2 Mart'tan itibaren geçerli olmak üzere Körfez varışlı ve çıkışlı kargolara "savaş riski ek ücreti" (war risk surcharge) uygulama kararı aldı.
  • Öte yandan İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), son 24 saatte Umman Körfezi, Musandam yakınları ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyı sularında birden fazla ticari gemiye yapılan saldırıların teyit edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı'na yönelik deniz güvenliği durumunun en üst düzey risk seviyesi olan "kritik" seviyeye çıktığını duyurdu.
  • UKMTO'dan yapılan açıklamada "Gelecek 24-48 saate yönelik olarak, füze ve insansız hava araçlarından kaynaklanan tehdit değişmeyecektir. Bayrağı veya milliyeti ne olursa olsun tüm ticari gemiler risk altındadır." ifadelerine yer verildi.
Alman denizcilik devinden dikkat çeken "savaş riski ek ücreti" kararı

Küresel lojistik ağındaki gerilim artarken, Alman denizcilik devi Hapag-Lloyd’dan piyasaları sarsacak bir maliyet adımı geldi.

Şirket; Yukarı Körfez, Arap Körfezi ve Basra Körfezi'ni kapsayan rotalarda, Hürmüz Boğazı çevresindeki dinamik güvenlik durumu sebebiyle ek maliyet kalemlerini devreye soktuğunu duyurdu.

2 Mart'tan itibaren "savaş riski ek ücreti" alınacak

Reuters'ta yer alan habere göre, pazar günü şirketin resmi web sitesinde yayımlanan bildiride, yeni ücret tarifesinin detayları paylaşıldı.

2 Mart 2026 tarihinden itibaren bir sonraki duyuruya kadar uygulanacak olan ek ücretler şu şekilde belirlendi:

Standart Konteynerler (TEU): Konteyner başına 1.500 dolar.

Reefer (Soğutmalı) ve Özel Ekipmanlar: Konteyner başına 3.500 dolar.

Şirket, bu kararın arkasındaki temel nedenin Hürmüz Boğazı çevresinde gelişen askeri hareketlilik ve bu durumun operasyonel süreçlerde yarattığı ciddi aksamalar olduğunu belirtti. Bölgedeki güvenlik risklerinin artması, sigorta primlerini ve operasyonel güvenliği doğrudan etkileyerek bu tür ek ücretlerin kaçınılmaz hale gelmesine yol açtı.

Lojistik uzmanları, Hapag-Lloyd’un bu hamlesinin diğer küresel denizcilik devleri tarafından da takip edilebileceğini ve bu durumun küresel emtia fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabileceğini öngörüyor.

Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu

Alman konteyner taşımacılık devi Hapag-Lloyd, Ortadoğu'da tırmanan askeri çatışmalar ve bozulan güvenlik ortamı nedeniyle Hindistan ve Ortadoğu'yu Akdeniz'e bağlayan IMX servisinin rotasını Ümit Burnu’na kaydırdığını duyurdu.

Küresel denizcilik sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Berlin merkezli Hapag-Lloyd, yaptığı acil açıklamada, bölgedeki güvenlik risklerinin artması üzerine operasyonel rotalarında köklü bir değişikliğe gittiğini bildirdi.

Şirket, Süveyş Kanalı bağlantılı seferlerini geçici olarak durdurma kararı aldı.

Şirketin resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamada, askeri çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte güvenliğin kritik seviyeye gerilediği vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Ortadoğu bölgesinde tırmanan askeri çatışmaların ardından kötüleşen güvenlik durumu nedeniyle, güvenlik ortaklarımızla yakın koordinasyon içinde, Bab el-Mandeb Boğazı üzerinden gerçekleştirilen Süveyş ötesi (Trans-Suez) seferlerimizi şimdilik durdurma kararı aldık."

İngiltere Deniz Ticaret Örgütü'nden açıklama: Hürmüz Boğazı'nda güvenlik riski en üst seviyede!

İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), son 24 saatte Umman Körfezi, Musandam yakınları ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyı sularında birden fazla ticari gemiye yapılan saldırıların teyit edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı'na yönelik deniz güvenliği durumunun en üst düzey risk seviyesi olan "kritik" seviyeye çıktığını duyurdu.

UKMTO'dan yapılan açıklamada, Umman Körfezi, Musandam yakınları ve BAE kıyı sularında birden fazla gemiye yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının teyit edildiği bildirildi.

"SKYLIGHT, MKD VYOM ve SEA LA DONNA" ham petrol ve petrol tankerlerine son 24 saatte saldırı yapıldığı kaydedilen açıklamada, bu saldırıların teyit edilmesinin ardından bölgedeki deniz güvenliği durumunun en üst düzey risk seviyesi olan "kritik" seviyeye çıktığı belirtildi.

Açıklamada, bu gemileri saldırı için uygun bir aday haline getirecek herhangi bir bağlantı bulunamadığı aktarılırken, "Hürmüz Boğazı'nın resmi olarak kapatıldığı ilan edilmemiş olsa da operasyonel ortam bu bölgede aktif kinetik tehlike koşullarını yansıtıyor." ifadesi yer aldı.

Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 138 gemi geçişi olduğu ancak son 24 saatte bu sayının yüzde 20'den fazla azalarak yaklaşık 110'a gerilediği kaydedilen açıklamada, bu düşüşün yapısal bir düşüşten ziyade geçici bir tepki olduğu vurgulandı.

Açıklamada, gemi operatörlerinin bölgedeki durum daha fazla netlik kazanana kadar Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri ertelemeleri nedeniyle BAE kıyı limanları, Umman açıkları ve Hürmüz Boğazı’ndaki demirleme alanları yakınlarında gemi yoğunluğunun artmasının beklendiği ifade edildi.

"Bayrağı veya milliyeti ne olursa olsun tüm ticari gemiler risk altında"

Mevcut hava tehdidi ve yoğunluktan kaynaklanan ek navigasyon zorlukları altında navigasyon kazası yaşanabileceğine dikkat çekilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

"Gelecek 24-48 saate yönelik olarak, füze ve insansız hava araçlarından kaynaklanan tehdit değişmeyecektir. Bayrağı veya milliyeti ne olursa olsun tüm ticari gemiler risk altındadır.

Hiçbir yetkili makam Hürmüz Boğazı'nın resmi olarak kapatıldığını açıklamamıştır. Mayınlama faaliyeti, gerilimin tırmanmasında ana değişken olmaya devam etmektedir."

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler

ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırısının ardından, dün İran Devrim Muhafızları Ordusunun Hürmüz Boğazı'nı kullanacak gemilere "Hiçbir geminin geçişine izin verilmiyor." mesajları ilettiği iddiaları gündeme gelmişti.

Bu mesajların Basra Körfezi'nde faaliyet gösteren gemilerin uluslararası çağrı kanalı VHF Kanal 16 üzerinden yapılan yayınlarda gemi mürettebatına iletildiğine ilişkin iddialara rağmen, resmi makamlarca Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığına ilişkin açıklama yapılmadı.

Bazı konteyner gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan kaçınmak için U dönüşü yaptığı görülürken, bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle dünyanın önde gelen konteyner taşımacılık şirketleri Boğaz'dan geçişleri askıya aldı.

Küresel ticaret için stratejik önemde

Basra Körfezi'nin ağzında yer alan dar su yolu Hürmüz Boğazı, Ortadoğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor.

Dünyadaki günlük petrol tüketiminin yüzde 20'sinin (yaklaşık 20 milyon varil) geçtiği bu stratejik geçit, özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran'ın önemli miktarda petrolünü ve Katar'ın tüm sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını, uluslararası pazarlara ulaştırıyor.

Buradaki sevkiyatın önemli bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine gidiyor. Hürmüz Boğazı’nda, İran'ın bu yöndeki tehditlerine rağmen şu ana kadar herhangi bir kapanma yaşanmadı.