İngiltere’den kritik karar: Arz endişesi Rus petrolü yaptırımlarını hafiflettirdi

PAYLAŞ
  • İngiltere, enerji arzı ve yakıt fiyatlarındaki artış baskısı nedeniyle Rus petrolüne yönelik bazı yeni yaptırımları yumuşattı. Hükümet, arz güvenliği gerekçesiyle geçici esneklikler uygulanacağını açıkladı.
İngiltere’den kritik karar: Arz endişesi Rus petrolü yaptırımlarını hafiflettirdi
Fotoğraf: iStock

İngiltere hükümeti, artan yakıt fiyatları ve enerji arzındaki sıkışıklık nedeniyle Rusya’ya yönelik bazı petrol yaptırımlarını yumuşatma kararı aldı.

BBC'de yer alan haber göre, yeni düzenleme kapsamında, Rus ham petrolünden üçüncü ülkelerde üretilen dizel ve jet yakıtının İngiltere’ye ithalatını yasaklamayı hedefleyen planların ertelendiği ve daha kademeli bir uygulama takvimi benimseneceği bildirildi.

Kararın, ABD-İsrail-İran gerilimi sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki fiili aksama ve küresel enerji tedarik zincirindeki bozulmaların yarattığı fiyat baskısı nedeniyle alındığı ifade ediliyor. Hükümet, bazı yaptırımların aşamalı olarak devreye alınacağını ve arz şokunu artırmamak için kısa vadeli lisans mekanizmalarının kullanılacağını belirtti.

Bakanlığa göre bu bir gevşeme değil

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, söz konusu adımın yaptırım politikasında bir gevşeme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, uygulamanın “esneklik” ihtiyacından kaynaklandığını vurguladı.

Ancak Ukrayna tarafı, geçici muafiyetlerin Rusya’nın savaş ekonomisine dolaylı gelir sağlayabileceği uyarısında bulundu. Ukrayna yaptırım yetkilileri, özellikle Hindistan ve Türkiye üzerinden gerçekleşen rafine ürün akışına dikkat çekerek kararın etkilerine ilişkin endişelerini dile getirdi.

Enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma da süreci destekleyen ana faktörlerden biri oldu. Avrupa’da jet yakıtı fiyatlarının savaş öncesi seviyelere kıyasla sert yükseldiği ve tedarik zincirindeki aksaklıkların havacılık sektöründe maliyet baskısı oluşturduğu belirtiliyor.

Hükümet yetkilileri ise Rusya’ya yönelik yeni yaptırım paketinin yürürlükte olduğunu ve gelir kanallarını kısıtlamaya devam ettiğini savunarak, mevcut kararın genel stratejiden bir sapma olmadığını ifade etti.