El Nino henüz zirveye ulaşmadı: Ekonomik etkiler büyüyor, 3 kıtada kuraklık...
- 2026’da güçlenmesi beklenen El Nino daha zirveye ulaşmadan etkisini göstermeye başladı. Asya, Afrika ve Orta Amerika’da kuraklık ve ürün kayıpları artarken, uzmanlar yıl sonundaki güçlü El Nino’nun küresel sıcaklıkları yeni rekorlara taşıyabileceği uyarısında bulunuyor.
El Nino, 2026'nın ilerleyen dönemlerinde zirveye ulaşması beklenirken etkilerini şimdiden küresel ölçekte göstermeye başladı. Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarını artıran hava olayı, Asya, Afrika ve Orta Amerika'da kuraklıkları derinleştirirken tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleAvrupa'da da kuraklığın etkileri görülüyor. Hollanda'nın Nijmegen kentinde Ren Nehri'nin ana kollarından Waal'da su seviyesinin uzun süreli kuraklık nedeniyle tarihi düşük seviyelere gerilemesi, iç su taşımacılığında ciddi aksamalara yol açtı.
El Nino henüz zirveye ulaşmadı
El Nino genellikle yılın son aylarında güçleniyor. Ancak bu yılki hava olayının daha şimdiden güçlü etkiler yaratması, bilim insanlarının dikkatini çekiyor.
Santa Barbara'daki Kaliforniya Üniversitesi İklim Tehlikeleri Merkezi Direktörü Chris Funk, sahadaki gelişmelerin El Nino etkisinin belirgin biçimde devreye girdiğini gösterdiğini belirterek mevcut süreci "erken başlayan El Nino" olarak nitelendirdi.
El Nino, Pasifik Okyanusu'nun belirli bölgelerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşuyor. Genellikle iki ila yedi yılda bir meydana geliyor.
Bu yılki olayın ise yaklaşık 80 yıllık kayıtlar içindeki en güçlü El Nino'lardan biri olabileceği değerlendiriliyor.
Yıl sonunda çok güçlü El Nino ihtimali yüzde 81
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ne (NOAA) göre ekim-aralık döneminde El Nino koşullarının çok güçlü olma ihtimali yüzde 81.
Bu senaryoda Pasifik'in El Nino'yu ölçmek için kullanılan bölgesindeki üç aylık ortalama deniz yüzeyi sıcaklığının normalin yaklaşık 2 derece üzerinde olması bekleniyor.
Günlük okyanus sıcaklıklarının ise normal seviyelerin 3 dereceden fazla üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.
Uzmanlara göre okyanus sıcaklıklarında bu büyüklükte ve uzun süreli değişimler, atmosferik dolaşımı ve dolayısıyla dünyanın farklı bölgelerindeki yağış düzenlerini önemli ölçüde etkileyebiliyor.
2026 en sıcak yıl olabilir
El Nino'nun etkisi yalnızca yağışlarla sınırlı değil. Pasifik'teki sıcak sular küresel sıcaklıkların da yükselmesine katkıda bulunuyor.
2026'nın ilk aylarında sıcaklıklar, kayıtlardaki en sıcak yıl olan 2024'ün gerisinde kalmıştı. Ancak yılın ilerleyen dönemlerinde El Nino'nun güçlenmesiyle tablo değişebilir.
Berkeley Earth iklim bilimcisi Zeke Hausfather, 2026'nın kayıtlardaki en sıcak yıl olma ihtimalini yüzde 40 olarak değerlendiriyor.
NOAA verilerine göre geçen ay küresel sıcaklıklar, 1850'den bu yana kaydedilen en sıcak temmuz olma açısından Temmuz 2024 ile aynı seviyeye ulaştı.
Asya'da pirinç üretimi baskı altında
El Nino'nun tarımsal etkileri özellikle yağışa bağımlı bölgelerde şimdiden hissediliyor.
Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde kuraklık nedeniyle Tayland, Kamboçya, Vietnam ve Filipinler'de pirinç ekimleri gecikti.
Hindistan'da ise son haftalarda muson yağışları bazı bölgelerde güçlenmesine rağmen ülkenin geniş kesimlerinde yağış açığı devam ediyor.
Hindistan, modern yağış kayıtlarının tutulmaya başlandığı 1901'den bu yana en kurak beşinci haziran ayını geçirdi.
Afrika'da son 40 yılın kurak dönemlerinden biri
El Nino'nun etkileri Afrika'da da kendini gösteriyor.
Etiyopya'nın tarımsal üretim açısından önemli yüksek kesimleri, son 40 yılın en kurak yaz dönemlerinden birini yaşıyor.
Yağışların azalması, tarımsal üretimin yanı sıra hayvancılık ve bölgedeki gıda tedariki açısından da risk oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı'na göre El Nino'nun etkileri yıl sonuna kadar dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişinin daha akut açlıkla karşı karşıya kalmasına neden olabilir.
Orta Amerika'da ekimler gecikiyor
El Nino'nun etkilediği bir diğer bölge Orta Amerika.
Guatemala'da temmuz ayındaki yağışların ortalamanın yüzde 85'ine kadar altında kaldığı belirtiliyor. Yüksek sıcaklıklar da tarım üzerindeki stresi artırıyor.
Panama'da ise uzun süren kuraklık yalnızca tarımı değil, Panama Kanalı'nın operasyonlarını da yeniden gündeme getiriyor.
Kanal, gemilerin geçişini sağlayan havuzlarda kullanılan su açısından yağışlara ve kanal havzasındaki su kaynaklarına bağımlı. Önceki güçlü El Nino döneminde yaşanan yağış açığı nedeniyle kanal trafiğinde ciddi kısıtlamalar uygulanmıştı.
"2035'in yeni normaline ön gösterim"
Bilim insanları, El Nino ile insan kaynaklı iklim değişikliği arasındaki ilişkinin boyutunu tartışmaya devam ediyor.
Bazı uzmanlar son yıllardaki güçlü El Nino olaylarının iklim değişikliğinin etkilerini daha da belirgin hale getirdiğini savunurken, bazıları mevcut eğilimin doğal değişkenlikten kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor.
Ancak ortak endişe, El Nino'nun zaten ısınmış olan dünyaya ek bir sıcaklık yükü getirmesi.
Zeke Hausfather, 2027'de görülebilecek sıcaklık, kuraklık ve aşırı sıcak koşullarının 2035'teki "yeni normalin" nasıl görünebileceğine ilişkin bir ön gösterim olabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle El Nino'nun yıl sonuna doğru güçlenmesi yalnızca bir hava olayı olarak değil, küresel tarım, gıda fiyatları, su kaynakları ve enerji piyasaları açısından da yakından takip edilen bir risk haline geliyor.


