Petrol derken yeni tehlike kapıda: "Çok sayıda üründe fiyat artışları kaçınılmaz"
- ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki riskler petro-kimya maliyetlerini artırıyor.
- Uzmanlara göre etkiler gecikmeli hissedilecek ancak gıda, tekstil ve ambalaj dahil geniş bir yelpazede fiyat artışı kaçınılmaz olacak.
- Bazı plastiklerin fiyatları şimdiden yüzde 15 arttı ve tedarik zincirindeki şirketler, durumun daha da kötüleşeceği beklentisiyle olabildiğince çok ürün satın alıyorlar.
ABD ile İran arasında artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik riskleri, yalnızca petrol ve akaryakıt fiyatlarını değil, petrokimya ürünlerini de yukarı çekiyor. Uzmanlara göre bu artışlar kısa vadede tüketiciye doğrudan yansımasa da, önümüzdeki dönemde geniş çaplı bir enflasyon baskısı oluşturacak.
Ambalajdan gıdaya geniş etki alanı
CNBC'de yer alan habere göre, petrokimya ürünleri; plastikten tekstile, deterjandan gıda ambalajına kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip. Nafta, propilen, metanol ve stiren gibi girdilerdeki maliyet artışı, nihai ürün fiyatlarını da yukarı taşıyor.
Polonya merkezli ambalaj üreticisi DST-Pack’in CEO’su Stanislav Krykun, Çinli plastik tedarikçilerinin fiyatları yaklaşık yüzde 15 artırdığını belirterek, bunun doğrudan maliyetlere yansıdığını ifade etti.
Etki gecikmeli hissedilecek
Krykun, fiyat artışlarının raflara anında yansımadığını vurguladı. Daha önce sabit fiyatla yapılan üretim anlaşmalarının devam ettiğini belirten Krykun, son haftalarda verilen yeni siparişlerde ise daha yüksek fiyatların geçerli olduğunu söyledi.
Ambalaj üretimi, sevkiyat, dolum ve perakende süreçlerinin zaman alması nedeniyle maliyet artışlarının tüketiciye gecikmeli ulaştığına dikkat çekiliyor.
Hürmüz Boğazı kritik rol oynuyor
Ortadoğu’daki petrokimya üretiminin büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Bölgede yer alan 193 aktif petrokimya tesisinin yaklaşık yüzde 79’u Suudi Arabistan, İran ve Katar’da bulunuyor.
Körfez ülkeleri ise küresel petrokimya üretiminin yaklaşık yüzde 12’sini, yani yıllık 150 milyon tonluk kısmını karşılıyor. Bu durum, bölgedeki jeopolitik risklerin küresel arz üzerinde doğrudan etkili olmasına yol açıyor.
“Çok sayıda ürün etkilenecek”
Enerji danışmanı Jeff Krimmel, petrokimya ürünlerinin günlük yaşamın neredeyse tamamına girdiğini belirterek, tekstil, temizlik ürünleri, gıda ve içecek sektörlerinde fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Krimmel’e göre özellikle plastik kullanımının yaygınlığı nedeniyle maliyet artışları küresel ölçekte zincirleme etki yaratacak.
Enflasyon baskısı artacak
Moody’s Ratings Kredi Başkanı Atsi Sheth, petrokimya sektörünün son yıllarda pandemi, Ukrayna savaşı ve Kızıldeniz’deki gelişmeler gibi birçok şokla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Sheth, mevcut arz fazlasının kısa vadede fiyatları sınırlasa da stokların erimesiyle birlikte fiyatların hızla yükselebileceğini ve bunun tüketici enflasyonuna yansıyacağını söyledi.
Artan maliyetlerin özellikle düşük gelir grubunu daha fazla etkilemesi bekleniyor.
Şirketler maliyet azaltma yolları arıyor
Artan maliyetler karşısında şirketler ambalajları sadeleştirme yoluna gidiyor. Daha az plastik kullanımı, daha basit kutu tasarımları ve iç ambalajın azaltılması gibi yöntemler öne çıkıyor.
Ancak bu tür değişikliklerin uygulanmasının zaman aldığı, test ve onay süreçlerinin haftalar hatta aylar sürebildiği belirtiliyor. Bu nedenle birçok şirket, kısa vadede daha yüksek maliyetlerle üretime devam ederken, uzun vadede alternatif çözümler geliştirmeye çalışıyor.
Uzmanlara göre, jeopolitik risklerin devam etmesi halinde petrokimya kaynaklı maliyet baskısı küresel ekonomide etkisini artırarak sürdürecek.


