TİM Başkanı Gültepe'den Merkez Bankası'na kritik çağrı: Reeskont faizleri yüzde 15'e inmeli, kur desteği artırılmalı

Emre Eser
PAYLAŞ
  • İhracatçının yüksek üretim maliyetleri ve finansmana erişim sorunları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğini vurgulayan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, reeskont kredi faizlerinin yüzde 15 seviyelerine çekilmesi ve döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10'a çıkarılması gerektiğini belirtti.
  • Temmuz ayı ihracat verilerini değerlendiren Gültepe, sanayide giderek derinleşen nakit akışı krizine dikkat çekti.
TİM Başkanı Gültepe'den Merkez Bankası'na kritik çağrı: Reeskont faizleri yüzde 15'e inmeli, kur desteği artırılmalı
Fotoğraf: AA

Küresel pazarlardaki durgunluk ve yurt içindeki sıkı para politikalarının yarattığı yüksek finansman maliyetleri, ihracatçıların bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, sanayicinin üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi için ekonomi yönetimine ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na (TCMB) net mesajlar verdi.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Piyasadaki ticari kredi faizlerinin yüzde 45-50 bandında seyrettiğine işaret eden Gültepe, bu oranlarla işletmelerin ayakta kalmasının ve yatırım yapmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Üretimin desteklenmesi adına reeskont kredilerindeki yüzde 26'lık mevcut faiz oranının yeterli bir iyileştirme sağlamadığını belirten TİM Başkanı, "Merkez Bankasının firmalara kullandırdığı reeskont kredisi faizlerinin yüzde 26 yerine yüzde 14-15 seviyelerine düşmesi gerekiyor. İhracatçıya nefes aldıracak asıl hamle budur" dedi.

"Yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteği yüzde 10'a çıkarılmalı"

Finansmana erişimde yaşanan dar boğazın yanı sıra kur baskısının da rekabetçiliği zedelediğinin altını çizen Gültepe, döviz dönüşüm desteklerinde oran artışı talep etti. Uygulamanın 6 ay daha uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirten Gültepe, "Kur sabit kalıyor, enflasyona negatif etki yarattığı düşünülüyor, bunun farkındayız. Ancak yüzde 3 olan döviz dönüşüm desteğini yüzde 10 yapalım. İhracatçıya bir nefes aldıralım ki döviz kazandıralım, pazar payımızı büyütelim ve istihdamı artıralım" ifadelerini kullandı.

Gültepe, tahsis edilecek uygun maliyetli kredilerin amacı dışında kullanımını engellemek için bankaların ve Eximbank'ın sıkı denetim yapması gerektiğini, kredilerin kesinlikle fatura karşılığında ve işletme giderleri (satın alma, maaş ödemeleri vb.) için kullandırılmasını savunduklarını vurguladı.

"Şirketler zarar ettiği için değil, nakit akışını yönetemediği için batar"

Reel sektörde son üç yıldır bozulan rasyolara ve azalan kâr marjlarına değinen Gültepe, geçmiş yıllarla bugünün finansman ihtiyacı arasındaki uçuruma dikkat çekti. "Üç sene önce 100 TL'ye ihtiyacı olan bir işletmenin, artan maliyetler ve düşen kârlılık sebebiyle bugün 150 TL'ye ihtiyacı var" diyen Gültepe, piyasadaki nakit akışı probleminin geldiği noktayı şu sözlerle özetledi: "Vardiyaların ve ödeme vadelerinin uzaması en büyük problem. Firmaların batması ağırlıklı olarak nakit akışını iyi yönetemedikleri içindir. Kısa dönemde zarar eden firma batmaz, ancak nakit akışı kesilirse ayakta kalamaz. Bu akışın sağlanması için krediye zamanında, hızlı ve uygun maliyetle ulaşmak şarttır."

Temmuz ihracatında otomotiv ilk kez eksi yazdı

Temmuz ayı dış ticaret verilerini de değerlendiren Gültepe, ihracatın yüzde 2.9 artışla 25.6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bunun en yüksek ikinci temmuz ayı verisi olduğunu kaydetti. İlk 7 aylık artışın yüzde 3.4 olduğunu belirten Gültepe, parite etkisinin temmuz ayında ihracata 290-300 milyon dolar civarında negatif yansıdığını hatırlattı. Demir ve demir dışı metaller ile yaş meyve sebze sektörlerinin ihracatı sırtladığını ifade eden Gültepe, lokomotif sektörler olan otomotiv ve kimyadaki tabloya dair ise kritik uyarılarda bulundu:

"Uzun zamandan beri otomotiv sektörü ilk kez eksi yazdı. Bu durum temmuz ayındaki tatil günlerinin kaymasından kaynaklanmış olabilir; ancak küresel çapta bir talep düşüklüğünün sinyali olma ihtimalini de göz ardı edemeyiz. Bu iki dinamo sektörün eksi yazmasının kalıcı olmaması umuduyla ağustos ve eylül verilerini yakından takip edeceğiz. Özellikle hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde iş elimizden kaçıyor, istihdam daralıyor. Bu eksileri iyi inceleyip artıya çevirmek zorundayız."