W1M’den ABD tahvil faizleri uyarısı: Vade primi yükselmeye devam edebilir

PAYLAŞ
  • W1M Sabit Getirili Menkul Kıymetler Eş Başkanı James Carter, uzun vadeli ABD tahvil faizlerindeki yükselişin enflasyon görünümündeki belirsizlik ve büyüyen bütçe açıklarından kaynaklandığını söyledi. Carter, kalıcı çözüm için harcamaların azaltılması veya vergilerin artırılması gerektiğini belirtti.
W1M’den ABD tahvil faizleri uyarısı: Vade primi yükselmeye devam edebilir
Fotoğraf: CNBC-e

W1M Sabit Getirili Menkul Kıymetler Eş Başkanı James Carter, ABD tahvil piyasasındaki son gelişmeleri değerlendirerek uzun vadeli faizlerdeki yükselişin arkasındaki temel unsurlara dikkat çekti.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

CNBC-e ekranlarında Londra temsilcisi Berfu Güven'e konuşan Carter’a göre uzun vadeli ABD tahvil faizlerindeki yükselişin iki temel nedeni bulunuyor. Bunlardan ilki, İran savaşının uzamasıyla daha karmaşık ve belirsiz hale gelen enflasyon görünümü. İkinci neden ise bütçe açıklarının büyüklüğü, bu açıkların nasıl finanse edileceğine ilişkin belirsizlik ile maliye ve para politikasının öngörülemez hale gelmesi.

Carter, yatırımcıların ABD hükümetine uzun vadeli borç vermek için daha yüksek getiri talep ettiğini belirterek, “Yatırımcılar, istikrarsız olduğu ileri sürülebilecek borçlanma planları ve bütçe açıkları bulunan bir hükümete uzun vadeli borç vermek için daha fazla karşılık talep ediyor. Bu da ABD tahvillerindeki vade primini yükseltiyor” dedi.

Hazine'nin tahvil geri alımı neden kalıcı olmadı?

ABD Hazinesi’nin tahvil geri alım programına ilişkin açıklamasının piyasada ilk etapta olumlu karşılandığını belirten Carter, etkinin kısa sürdüğünü söyledi.

Carter, yatırımcıların geri alımların büyüklüğünü piyasadaki toplam Hazine borcu ve gelecek tahvil ihraçlarıyla karşılaştırdığını belirterek, geri alımların toplam borç stoku karşısında oldukça küçük kaldığı sonucuna varıldığını ifade etti.

Carter, geri alımların nihai adım olmayabileceğini ve bunun daha kapsamlı müdahalelerin başlangıcı olabileceğini belirtti. Bu sürecin piyasada “Bessent put” olarak adlandırılabileceğini söyleyen Carter, bunu Mario Draghi’nin Euro Bölgesi borç krizindeki “ne gerekiyorsa yapılacak” mesajına benzetti.

Bessent'in geçmişine dikkat çekti

Carter, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in 1990’lı yıllardaki deneyimine de dikkat çekti.

Bessent’in 1990’larda George Soros’un hedge fonunun Londra ofisini yönettiğini belirten Carter, o dönemde İngiliz hükümetinin sterlinin değerini belirlenen kur aralığında tutmak için büyük çaplı müdahalelerde bulunduğunu hatırlattı.

Carter, Soros Fonu da dahil olmak üzere hedge fonların hükümetin bu politikayı sürdürme kapasitesini test ettiğini, sonunda sterlinin söz konusu kur sisteminden çıktığını ve Soros Fonu’nun yaklaşık 1 milyar dolar kâr elde ettiğini belirtti.

Carter, Bessent’in piyasa müdahalelerinin etkisini bildiğini belirterek, “Bessent, piyasa müdahalelerinin etkisini ve başarılı bir müdahale için ne kadar istikrarlı davranılması gerektiğini çok iyi biliyor” dedi.

Kaynak: cnbce.com