Beyaz eşya sektörü 2025'te daraldı
- TÜRKBESD verilerine göre, beyaz eşya sektörü 2025'te yüzde 3 daralma yaşadı. Sektörün ihracatı yüzde 10 azalırken, üretimde de yüzde 9'luk düşüş görüldü.
Beyaz eşya sektörü 2025'i daralmayla kapattı.
Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), sektörün 2025 yılı performansına ilişkin verileri paylaştı.
Buna göre, 2025 yılında 6 ana ürün grubunda geçen yıla kıyasla iç satışlarda yüzde 3 oranında daralma yaşandı. 2025 yılı iç piyasa satışları 9,9 milyon adet olarak gerçekleşti.
İhracatta ise son yıllarda gözlemlenen gerileme trendi devam ederken 2025 yılında ihracat, bir önceki yıla göre yüzde 10 düşüşle 2,2 milyon adet oldu.
Üretimde yüzde 9 daralma
İhracatta devam eden düşüş üretim adetlerine de yansırken 2025 yılı üretim miktarı geçen yıla göre yüzde 9 oranında geriledi.
Türkiye, yüzde 7’lik üretim hacmiyle Avrupa’nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda yer alıyor. 2025 yılı itibarıyla yıllık 29 milyon üretim adediyle faaliyet gösteren beyaz eşya sektörü, 60 bin doğrudan, 600 bin dolaylı istihdam alanı sağlıyor.
“İhracatı destekleyecek politikalara her zamankinden fazla ihtiyaç duyuyoruz”
2025 yılında 20,2 milyon adet olarak kaydedilen ihracat hacminin 2017 seviyelerine geri döndüğünü belirten TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül bu durumun sektör için son 10 yılda elde edilen kazanımların kaybedilme riski anlamına geldiğini vurguladı.
Şengül, üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini ihraç eden bir sektör olarak, bu kayıpların kalıcı hale gelmemesi için ihracatı destekleyecek politikalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
“2026 daha temkinli bir döneme işaret ediyor”
2026'ya ilişkin değerlendirme yapan Şengül şunları kaydetti: “İhracat ve iç pazarda gözlenen zayıf seyir, sektörümüz açısından 2026’da daha temkinli bir döneme işaret ediyor. Bu süreçte, üretim ve ihracat kapasitemizin korunması; istihdamın sürdürülebilirliği ve yurtdışında rekabet gücümüzün devamı açısından belirleyici olacaktır. Bu nedenle girdi maliyetlerinin dengelenmesi ve yurtdışı pazarlarda rekabeti zayıflatacak ilave yüklerden kaçınılması kritik önem taşımaktadır.”


