Fitch Türkiye'nin borç sermaye piyasasını mercek altına aldı: 550 milyar dolarlık büyüklük bekleniyor
- Türkiye borç sermaye piyasası, İran savaşı kaynaklı yüksek volatiliteye rağmen 2026'nın ilk yarısında yıllık yüzde 9 büyüyerek 516 milyar dolara ulaştı. Fitch Ratings, piyasanın yıl sonunda 550 milyar dolara çıkmasını bekliyor.
- Fitch Ratings'e göre Türkiye'nin borç sermaye piyasasında 2026'nın ilk yarısında ihraç edilen toplam borç miktarı yıllık yüzde 23 artarak 74 milyar doların üzerine çıktı.
- Piyasanın yüzde 64'ünü Türk lirası, yüzde 33'ünü ABD doları cinsi ihraçlar oluştururken, sukuk piyasası yüzde 25,8 büyüyerek 41 milyar doları aştı.
- Fitch, bölgesel gerilim, yüksek enflasyon, dış rezervlerin borç ödemelerine kıyasla düşük olması ve siyasi müdahale risklerinin fonlama maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
Fitch Ratings analizinde, Türkiye borç sermaye piyasasının (DCM) 2026 yılının ilk yarısında İran savaşı kaynaklı yüksek volatiliteye rağmen büyümesini sürdürdüğünü ve piyasanın 516 milyar dolara ulaştığı vurgulandı.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleFitch'in "Türkiye Borç Sermaye Piyasası Monitörü: 2026 İlk Yarı" raporuna göre piyasanın 2026 sonunda 550 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Kuruluş, büyümenin ağırlıklı olarak kamu kaynaklı kalacağı öngörürken, yüksek dış finansman gereksinimlerinin, yaklaşan borç vadeleri ve genişleyen bütçe açıklarının piyasadaki ihraç faaliyetlerini desteklediğini belirtti.
Raporda, bankalar ve şirketlerin ise piyasa koşullarına bağlı olarak fırsatçı ihraçlar gerçekleştirdiği kaydedildi. Türkiye'nin düşük hükümet borcu ve stres dönemlerinde dış finansmana erişim sağlama geçmişinin piyasa açısından destekleyici olduğu, buna karşın bölgesel gerilimin yatırımcı iştahı ve getiriler üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Türkiye, Çin hariç gelişmekte olan piyasalar arasında 2026'nın ilk yarısında ABD doları cinsinden borç ihracında yüzde 7,4'lük payla altıncı sırada yer aldı. Suudi Arabistan yüzde 17 ile ilk sırada bulunurken, Meksika ve Arjantin yüzde 10, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya yüzde 8 pay aldı.
Türkiye'nin toplam DCM büyüklüğü yıllık bazda yüzde 9 arttı. Piyasanın yüzde 64'ünü Türk lirası, yüzde 33'ünü ise ABD doları cinsinden ihraçlar oluşturdu.
2026'nın ilk altı ayında ihraç edilen toplam borç miktarı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artarak 74 milyar doların üzerine çıktı. Yılın en yüksek ihraç hacmi ocak ayında gerçekleşirken, ikinci çeyrekteki ihraçlar piyasalardaki dalgalanmalara rağmen 26 milyar doların üzerine çıktı.
Sukuk piyasası "Pozitif"ten "Durağan"a çekildi
Türkiye, İslami finans alanında 2026'nın ilk yarısında küresel sukuk piyasasının beşinci büyük pazarı konumunu korudu. Türkiye aynı zamanda sukuk piyasasında aktif olan üç G20 ülkesinden biri olmayı sürdürdü.
Sukuk piyasasının büyüklüğü yıllık yüzde 25,8 artışla 41 milyar doların üzerine çıktı. Aynı dönemde tahvil piyasasındaki büyüme yüzde 8 olarak gerçekleşti.
Sukuk ihraçları, toplam ABD doları cinsinden borç piyasasının yüzde 10'unu, tüm para birimlerindeki borç piyasasının ise yüzde 8'ini oluşturdu. Haziran itibarıyla sukuk ihraçları 10 milyar doları aşarken, bu ihraçların toplam DCM içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 8 seviyesinden yüzde 14'e yükseldi.
Küresel sukuk hacminde Malezya yüzde 33 ile ilk sırada yer aldı. Malezya'yı yüzde 31 ile Suudi Arabistan, yüzde 12 ile Endonezya ve yüzde 6 ile Birleşik Arap Emirlikleri izledi. Türkiye'nin küresel sukuk hacmindeki payı ise yüzde 4 oldu.
Fitch tarafından derecelendirilen Türk sukuklarının yüzde 98'i "BB-" notuna sahip bulunurken, kalan kısmın notu "B+" seviyesinde yer aldı. Raporda şimdiye kadar herhangi bir temerrüt vakası kaydedilmediği belirtildi.
Türkiye'nin görünümünün mayıs ayında durağana revize edilmesinin ardından tüm sukuk ihraççılarının görünümleri de "Pozitif"ten "Durağan"a çekildi.
Fitch tarafından derecelendirilen sukuk hacminde egemen ihraçlar yüzde 69,6 ile en büyük payı oluşturdu. Kurumsal ihraçların payı yüzde 18,2, uluslararası kamu finansmanının payı yüzde 6,6 ve finansal kurumların payı yüzde 5,6 oldu.
2026'nın ilk yarısında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın gerçekleştirdiği kurumsal sukuk ihracı ile Emlak Konut'un haziran ayında gerçekleştirdiği 650 milyon dolarlık ihraç öne çıkan işlemler arasında yer aldı.
Uluslararası yatırımcı talebi arzın 2,5 katını aştı
Fitch, nisan ve haziran aylarında gerçekleştirilen kamu tahvil ve sukuk ihraçlarında uluslararası yatırımcı talebinin yüksek olduğunu belirtti. Bu dönemde talep, arzın 2,5 katından fazla oldu.
Tahvil ihraçlarında Birleşik Krallık ve İrlanda'daki yatırımcıların payı yüzde 44, ABD'nin payı yüzde 33 olarak gerçekleşti.
Sukuk sertifikalarının yüzde 65'i Orta Doğu'daki yatırımcılara, yüzde 20'si Birleşik Krallık'a ve yüzde 9'u ABD'deki yatırımcılara tahsis edildi.
Buna karşılık, yerleşik olmayan yatırımcıların iç borç stokundaki payı geriledi. Bu pay 2024'te yüzde 9,9, 2025'te yüzde 7,6 iken 2026'nın ilk yarısında yüzde 6,5'e indi.
İç borç stokunun yüzde 59,4'ü yerli bankaların elinde bulunurken, portföy yönetim şirketleri ve şirketlerden oluşan banka dışı kesimin payı 2024'teki yüzde 20,2 seviyesinden yüzde 30,2'ye yükseldi.
Dolar cinsi tahvillerde spread savaşla yükseldi
İran savaşı sonrasında Türkiye'nin ABD doları cinsinden 10 yıllık kamu tahvillerinin ABD Hazine tahvillerine göre getiri farkı genişledi.
Fitch verilerine göre 23 Mart 2026'da 10 yıllık tahvillerde spread 309 baz puana, 20 yıllık tahvillerde ise 319 baz puana çıkarak zirve yaptı.
23 Haziran'da açıklanan ABD-İran barış anlaşmasının ardından spreadler 10 yıllık tahvillerde 256 baz puana, 20 yıllık tahvillerde 271 baz puana geriledi. Temmuz ayında yaşanan yeni gerilimlerle birlikte söz konusu farklar sırasıyla 263 ve 277 baz puana yükseldi.
Sukuk piyasasında likidite de geriledi. Fitch'in 100 üzerinden yaptığı değerlendirmede Türkiye sukuk piyasasının ortalama likidite skoru ocak ayındaki 61 seviyesinden 1 Temmuz itibarıyla 52'ye düştü.
Kamu sukukları 64 puanla en likit enstrüman olmayı sürdürürken, kurumsal sukukların likidite skoru 48, finansal kurumların 40 ve uluslararası kamu finansmanının 37 oldu.
Bankaların ihraçları yeniden başladı
Bankacılık sektöründe ihraç faaliyetleri, savaşın ilk günlerinde yaşanan duraksamanın ardından mayıs sonundan itibaren yeniden başladı.
Rapora göre Eximbank 650 milyon dolarlık Eurobond, Halkbank ise 210 milyon dolarlık ilave ana sermaye niteliğinde AT1 ihracı gerçekleştirdi.
Fitch, Türkiye'nin COP31 başkanlığı ile Temmuz 2026'da yayımlanan 2026-2029 Ulusal Yeşil Finans Stratejisi'nin ESG piyasasındaki faaliyetleri destekleyebileceğini belirtti.
Mevcut durumda ESG uyumlu ABD doları cinsinden borç stoku, toplam dolar piyasasının yüzde 8'ini oluşturuyor. Bu ihraçların yüzde 97'si tahvil formatında bulunurken, 2026 yılında henüz ESG sukuk ihracı gerçekleştirilmedi.
12 ayda 242 milyar dolarlık dış borç vadesi
Fitch, Türkiye'nin doğrudan bir çatışmaya girme riskini düşük gördüğünü belirtirken, fonlama maliyetleri üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlara da dikkat çekti.
Raporda yüksek enflasyon, dış rezervlerin borç ödemelerine kıyasla düşük kalması ve siyasi müdahale riskleri bu unsurlar arasında sıralandı.
Türkiye'nin önümüzdeki 12 ayda 242 milyar dolar tutarında dış borç vadesi bulunuyor.




