RTB: Mekanlardaki bir bardak çayda çay maliyeti 1-1,5 TL
- CNBC-e’ye konuşan Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmesinde, geçen yılki fiyatın üzerine yüzde 39 artışla 35 TL seviyesinde bir fiyat belirlendiğini söyledi. Erdoğan, üreticinin emeği dikkate alındığında fiyatın daha yüksek olması gerektiğini dile getirdi.
- Kuru çay fiyatlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kilogram fiyatının 250-300 TL seviyesinde değil, en az 400-450 TL seviyesinde olması gerektiğini söyledi.
- Erdoğan, bu seviyedeki bir fiyatın nihai tüketimde büyük bir maliyet yaratmadığını belirterek, “50-60 liraya satılan bir bardak çayın içerisinde çay tarafından giren rakam 1,5 TL. Şu anda 1 TL giriyor. Bir bardağın içerisinde 1,5 liralık bir şey Türkiye ekonomisini etkilemez” diye konuştu.
Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, Rize'de Migros ile gerçekleştirilen çay üretimi projesi kapmasında açıklamalarda bulundu. Öncelikli hedeflerinin bu proje ile çayın katma değerini artırmak olduğunu söyleyen Erdoğan, çay üretiminin Rize açısından önemini vurguladı.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleErdoğan, yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmesinde, geçen yılki fiyatın üzerine yüzde 39 artışla 35 TL seviyesinde bir fiyat belirlendiğini söyledi.
CNBC-e’ye konuşan Erdoğan, üreticinin emeği dikkate alındığında fiyatın daha yüksek olması gerektiğini belirtti. Ancak mevcut ekonomik koşullar ve yaş çaya yapılacak artışın kuru çaya da yansıyacağı dikkate alındığında, açıklanan fiyatı “makul bir oran” olarak değerlendirdi.
Erdoğan, “Evet daha yüksek olmalı mı? Bence olmalı. Ama daha kaliteli bir yaprak, daha kaliteli bir toplama şekliyle beraber raftaki fiyat algılarını da değiştirmemiz gerekiyor” dedi.
“Bir bardak çayda çay maliyeti 1-1,5 TL”
Kuru çay fiyatlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kilogram fiyatının 250-300 TL seviyesinde değil, en az 400-450 TL seviyesinde olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, bu seviyedeki bir fiyatın nihai tüketimde büyük bir maliyet yaratmadığını belirterek, “50-60 liraya satılan bir bardak çayın içerisinde çay tarafından giren rakam 1,5 TL. Şu anda 1 TL giriyor. Bir bardağın içerisinde 1,5 liralık bir şey Türkiye ekonomisini etkilemez” diye konuştu.
Erdoğan, ürünün değerinin artırılması için kaliteli üretim, doğru toplama ve tüketicideki fiyat algısının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
“2025 sıkışık bir üretim dönemiydi”
Geçen yıl çay üretim döneminin zorlu geçtiğini belirten Erdoğan, 2025’te ürün arzının hızlı geldiğini, Çaykur ve özel sektör fabrikalarının bu hıza yetişmekte zorlandığını söyledi.
Erdoğan, “2025 yılı üretim dönemi biraz sıkışık bir dönemdi. Çok hızlı bir ürün arzı oldu. Firmalar, fabrikalar, Çaykur ve özel sektör yetişemediği için biraz sıkıntılı bir dönem olmuştu” dedi.
Bu yıl ise sürecin daha öngörülü yürütülmeye çalışıldığını belirten Erdoğan, birinci sürgünün yarısına gelindiğini ve şu ana kadar büyük bir sıkıntı öngörmediklerini ifade etti.
Motorlu biçim arzı hızlandırdı
Çay hasadında motorlu biçimin yaygınlaşmasına da değinen Erdoğan, bunun ürün arzını hızlandırdığını söyledi.
Erdoğan, daha önce çayın elle ve makasla toplandığını, bugün ise el motorlarıyla biçim yapıldığını belirtti. Bu durumun zaman zaman arz fazlası yarattığını dile getiren Erdoğan, buna rağmen sezonun küçük sıkıntılarla sürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, “Kaliteli, güzel bir ürünümüz var. İnşallah bu çalışmalarla beraber bu ürünü ileriye doğru taşıyacağız” dedi.
Rize ekonomisinin yüzde 60’ı çaydan geliyor
Çayın Rize ekonomisindeki yerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’de yaklaşık 205 bin çay üreticisi bulunduğunu söyledi.
Arazilerin bölünmesi nedeniyle çayın birçok üretici için tek başına geçim kaynağı olmaktan uzaklaştığını belirten Erdoğan, buna karşın bölge ekonomisi açısından çayın belirleyici rolünü koruduğunu ifade etti.
Erdoğan, “Rize’ye giren ekonomik değerin yüzde 60’ı çaydan giriyor. Yüzde 60 ekonomik girdinin çaydan olduğu bir ilde bu ürüne daha çok değer vermemiz, daha kaliteli üretmemiz ve katma değeri yüksek piyasalar oluşturmamız lazım” diye konuştu.
Migros ile kalite ve verimlilik projesi
Rize Ticaret Borsası Başkanı Erdoğan, Migros ile yürütülen projenin yaklaşık bir buçuk yıl önce başlayan bir yol haritasına dayandığını söyledi.
Erdoğan, son 6 ayda üretim safhaları, tarlalardaki yenilikler, gübreleme teknikleri, çapalama ve biçim yöntemleri üzerine bir süreç belirlendiğini ifade etti.
Projenin ana hedefinin kaliteyi ve verimi artırmak olduğunu belirten Erdoğan, “Ana hedef kaliteyi artırmak, ana hedef verimi artırmak, ana hedef daha kaliteli bir ürünle daha sonraki noktalara ulaşmak” dedi.
“Yıllardır kullanılan gübre artık toprağa yeterince hizmet etmiyor”
Çayda verimlilik ve kalite sorununa ilişkin konuşan Erdoğan, uzun yıllardır kullanılan 25-5-10 gübrenin artık toprak ihtiyacına yeterince karşılık vermediğini söyledi.
Erdoğan, kaliteyi artırmak amacıyla daha doğal üretime geçişi destekleyecek yeni gübre çalışmaları, biçim teknikleri, toprağın eşelenmesi ve çapalanması gibi uygulamalar üzerinde durduklarını belirtti.
Erdoğan, hedeflerinin Türk çayının kalitesini yukarı taşımak ve katma değerli ürünleri hem yurt içinde hem de yurt dışında tüketiciyle buluşturmak olduğunu söyledi.
Genç çiftçi sorunu çayda da hissediliyor
Erdoğan, Türkiye genelinde olduğu gibi Rize’de de gençlerin tarımdan uzaklaştığını belirtti.
Çay bahçelerinde daha yaşlı bir nüfusun kaldığını ifade eden Erdoğan, gençlerin tarlada görülse bile çoğu zaman Rize dışından gelen işçiler olduğunu söyledi.
Erdoğan, geçmiş yıllarda Gürcistan, Azerbaycan, İran, Uganda ve Ruanda gibi ülkelerden gelen işçilerin de bölgede çalıştığını belirtti. Son dönemde ürünün katma değerinin yükselmesi ve motorlu biçimin yaygınlaşmasıyla üreticinin işi daha çok kendi içinde çözmeye çalıştığını ifade etti.
Erdoğan, gençleri çay üretimi, taşıma, fabrika, ürün geliştirme ve Ar-Ge süreçlerinde çalışmaya davet etti.
“Tarım alanlarımızın yüzde 90’ı çayla kaplı”
Rize’de çay tarlalarının yerini başka ürünlerin alıp almadığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, şu anda çay tarlalarının sökülerek farklı ürünlere ayrıldığı yaygın bir alan olmadığını söyledi.
Erdoğan, geçmişte kivi, son dönemde ise likapa, böğürtlen tipi ürünler, özel mısır ve sınırlı bölgelerde tütün yetiştiriciliği gibi çalışmalar bulunduğunu belirtti.
Buna karşın Rize’de tarım alanlarının yüzde 90’ının çayla kaplı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu alanlarda başka bir ürün ikamesi zordur. Ürünümüze sahip çıkacağız, gençlerimizi buraya getireceğiz, Ar-Ge ve inovatif çalışmalar yapacağız” dedi.
Erdoğan, Migros, valilik, Çaykur ve diğer paydaşlarla yürütülen çalışmalarla Türk çayının kalitesini dünyaya göstermeyi hedeflediklerini söyledi.
Çay tarımında üretimden toprağa uzanan bütüncül model
Proje kapsamında Rize’de, ilk etapta üç ana pilot bölgede (sahil, orta ve yüksek kesimlerde) çay tarımı gerçekleştiriliyor. Çalışmada, İyi Tarım Uygulamaları ve rejeneratif tarım teknikleri hedef alınırken; toprağın uzun vadeli verimini korumak amaçlanıyor. Böylece üretim, yalnızca bugünün ihtiyacına göre değil; gelecek yılların üretim kapasitesini güvence altına alacak şekilde planlanıyor. Bu modelle Rize’de yaş çay tarımında; Üretim planlamasından toprak sağlığına, eğitim ve teknik rehberlikten lojistik ve pazara erişime kadar uzanan bütüncül bir değer zinciri oluşturuluyor. Proje ile toprağın doğal yapısı korunuyor, üretimin sürdürülebilir hale gelmesi amaçlanıyor.
Alım güvencesiyle desteklenen üretim, Migros mağazalarında tüketiciyle buluşuyor
Modelin önemli ayaklarından birini de üreticiye sağlanan alım güvencesi ve pazara erişim oluşturuyor. Bu stratejik adımın Rize’de yerel kalkınmaya ve bölgenin ekonomik gelişimine doğrudan katkı sağlaması hedefleniyor. Migros’un alım garantisiyle üreticiler, ekonomik öngörülebilirlik kazanırken; yüksek kaliteli ürünlerini farklı pazarlara yönlendirme imkânı da elde ediyor. Migros, coğrafi işaretli bu üretimin mahsullerini Türkiye’nin dört bir yanında satışa sunan ilk perakendeci olurken, mağazalarında Migros Ekstra markasıyla tüketiciyle buluşturuyor.



