ZÜCDER Başkanı Burak Önder: Piyasada en büyük sorun 8 aya kadar çıkan vadeler

Emre Eser
PAYLAŞ
  • CNBC-e'ye konuşan Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder, piyasadaki en büyük sorunun şu an 8 aya kadar çıkan vadelerin olduğunu söyledi. Önder, bu durumun Ar-Ge ve yatırım iştahını kestiğini kaydetti.
  • Önder, "Üretici halihazırda eski fiyatlarla bile ürün satmakta zorlanıyor. Talep bu kadar zayıfken, fiyatlara zam yaparak satış yapılamayacağı ortada. Bu nedenle, makroekonomik görünümde çok olağanüstü bir değişiklik yaşanmadığı sürece ürünlerde bir zam beklemiyorum" dedi.
  • Önder, "Bu ekonomi politikalarıyla zor bir 3 yıl oldu. Tablo giderek ağırlaşıyor. Son aylarda iç pazardaki daralmayı derinden hissediyoruz. İhracatta ise geçen seneyi yakalamamızı başarı olarak görüyorum" diye konuştu.
ZÜCDER Başkanı Burak Önder: Piyasada en büyük sorun 8 aya kadar çıkan vadeler
ZÜCDER Başkanı Burak Önder, CNBC-e muhabiri Emre Eser'e konuştu.

Tüketim eğilimindeki düşüş ve artan finansman maliyetleri, imalat sanayisinde nakit akışını zorlarken, ticari vadeler 8 aya kadar uzadı. Züccaciye ve imalat sektöründeki son durumu CNBC-e'ye değerlendiren Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder, paranın dönüş hızının yavaşlamasının şirketleri "geçim derdine" düşürdüğünü ve bu tablo altında yakın dönemde yeni bir zam dalgası beklemediklerini ifade etti.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Önder, "Bu ekonomi politikalarıyla zor bir 3 yıl oldu. Tablo giderek ağırlaşıyor. Son aylarda iç pazardaki daralmayı derinden hissediyoruz. İhracatta ise geçen seneyi yakalamamızı başarı olarak görüyorum" diye konuştu.

Önder: Vadeler 6-8 aya çıktı, sanayici inovasyon yerine hayatta kalmaya çalışıyor

Piyasadaki likidite sıkışıklığına ve uzayan vadelere dikkat çeken Önder, mevcut enflasyonist ortamda uzun vadeli çalışmanın üreticiye getirdiği ağır maliyetlere vurgu yaptı. Sektörde vadelerin ortalama 6 ila 8 ay arasına çıktığını belirten Önder, bu durumun Ar-Ge ve yatırım iştahını kestiğini kaydetti.

Avrupa Birliği'nin "Gecikmiş Ödeme Yönetmeliği"ni (Late Payment Regulation) örnek gösteren Önder, paranın üreticiye kısa vadede dönmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade ederek durumu Schopenhauer'un ünlü bir metaforuyla özetledi: "Schopenhauer, 'Hayatta iki tür sıkıntı vardır: Birincisi geçim sıkıntısı, ikincisi can sıkıntısı' der. Yaratıcılık, felsefe, sanat ve inovasyon ancak geçim sıkıntısı aşıldıktan sonra, yani insanın canı sıkılmaya başladığında ortaya çıkar. Bunu sanayiye uygularsak, sanayicinin biraz canının sıkılması lazım ki yüksek teknoloji üretebilsin. Ancak bizim canımız sıkılmıyor, biz hep geçim derdindeyiz. Sadece hayatta kalmaya çalışan bir üreticiden tasarım ve Ar-Ge beklemek hayalcilik olur."

Burak Önder: Ekonomi politikaları iç talebi hızla soğuttu

Uygulanan ekonomik programın temel hedeflerinden biri olan tüketimin yavaşlatılması stratejisinin son aylarda derinden hissedildiğini belirten Önder, iç pazarın belirgin bir daralma evresine girdiğini vurguladı. Tüketim malı ithalatındaki negatif ivmenin ve 28 aydır 50 eşik değerinin altında kalan PMI endekslerinin bu daralmayı teyit ettiğini belirten Önder, "Kapasite kullanım oranlarımız düşüyor. Büyüme rakamları içinde sanayinin ve ihracatın aldığı pay gerilemeye başladı. Büyüme şu an savunma sanayisi, otomotiv ve kimya gibi birkaç katalizör sektör üzerinden ilerliyor. Nitelikli bir büyüme için bu tablonun tabana homojen şekilde yayılması şart" değerlendirmesinde bulundu.

"Rakipler yüzde 2 ile finansman bulurken biz yüzde 50 ödüyoruz"

İç pazardaki daralmaya ek olarak ihracatta da zorlu bir üç yılın geride bırakıldığını belirten ZÜCDER Başkanı, rekabetçilik kaybının sadece döviz kuru üzerinden okunmasının hatalı olacağının altını çizdi. Türkiye'deki petrokimya ve çelik endüstrisinin iç pazarın hammadde ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını ve bu alandaki ithalat bağımlılığının yüzde 90 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Önder, şu uyarıda bulundu:

"Küresel rakiplerimiz yıllık yüzde 2-3 oranında faiz öderken, biz yüzde 50'lere varan faizlerle finansmana erişmeye çalışıyoruz. Üstüne bir de yetersiz kapasiteye rağmen hammadde ithalatına getirilen ek vergiler ekleniyor. ABD ve Avrupa 'reshoring' adımlarıyla üretimi kendi ülkelerine çekerken ve sanayiyi stratejik bir unsur olarak yeniden konumlandırırken, bizim sanayi kaslarımızı ve küresel pazar payımızı enflasyonla mücadele uğruna kaybetmememiz gerekiyor."

Talep zayıf, yeni zam beklentisi yok

Maliyetlerdeki artışa rağmen son tüketiciye yansıyacak yeni bir fiyat artışı olup olmayacağı yönündeki soruları da yanıtlayan Önder, piyasa gerçeklerinin buna izin vermediğini ifade etti. ÜFE ile TÜFE arasındaki makasa ve imalat sanayisinin maliyetleri fiyatlara yansıtamadığına dikkat çeken Önder, "Üretici halihazırda eski fiyatlarla bile ürün satmakta zorlanıyor. Talep bu kadar zayıfken, fiyatlara zam yaparak satış yapılamayacağı ortada. Bu nedenle, makroekonomik görünümde çok olağanüstü bir değişiklik yaşanmadığı sürece ürünlerde bir zam beklemiyorum" dedi.

Züccaciye sektöründen 5 maddelik çözüm önerisi

Üreticinin finansmana erişimden yüksek yatırım maliyetlerine, lojistikten dijital dönüşüme kadar birçok alanda desteklenmesi gerektiğini belirten ZÜCDER Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder’den, yaşanan zorlu süreçten çıkış için 5 maddelik öneri geldi. Enflasyonla mücadelenin sürdürülürken sanayinin üretim gücünün de korunması gerektiğini vurgulayan Önder, sektörün ve sanayinin rekabetçiliğini güçlendirecek adımları şöyle sıraladı:

1- Üreticiye fatura karşılığı uygun maliyetli işletme kredisi sağlanması.

2- Otomasyon, sanayi ve dijital dönüşüm yatırımlarının özel finansman mekanizmalarıyla desteklenmesi.

3- Lojistik ve liman maliyetlerinin düşürülerek Türkiye’nin küresel rekabetçiliğinin artırılması.

4- Yerli e-ticaret altyapısının güçlendirilmesi, e-ihracat ve sınır ötesi e-ticaretin desteklenmesi.

5- Sanayi arsalarında rantın önüne geçilerek arsaların üretim yapan sanayicilerde kalmasının sağlanması.

Kaynak: cnbce.com