Rekabet Kurumu Yemek Sepeti için "kurye" soruşturmasında gerekçeli kararını açıkladı

PAYLAŞ
  • 2024 yılında başlayan soruşturmada Yemek Sepeti'nin diğer yemek dağıtım uygulamalarının rekabetini önlediği, restoranlara kendi kuryelerini kullanma zorunluluğ getirerek yüksek komisyona zorunlu bıraktığı iddialarına yönelik soruşturma hakkında Rekabet Kurumu gerekçeli kararını açıkladı.
Rekabet Kurumu Yemek Sepeti için "kurye" soruşturmasında gerekçeli kararını açıkladı

Yemek Sepeti'nin üye işletmeleri kendi kurye hizmeti ile çalışmaya zorladığı, üye olmak isteyen veya üye olan işyerlerini bu yolla zarara uğrattığı, diğer platformlarla çalışmayı engellediği iddialarıyla başlatılan Rekabet Kurumu soruşturmasına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Rekabet Kurumu, yaptığı soruşturmanın ardından iddiaları destekleyecek verilere ulaşamadığını belirterek Yemek Sepeti'ne herhangi bir idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar vermişti.

Soruşturma nednei: Kurye zorunluluğu iddiaları

Soruşturmaya konu olan iddialar arasında Yemek Sepeti'nin yeni üye olmak isteyen işyerleri ve hali hazırda üyel olan işletmeler için Yemek Sepeti kuryelerini kullanma zorunluğu getirdiği, bu zorunluluğun kabul edilmemesi halinde platforma yapılan restoran başvurularının kabul edilmeyeceğinin veya var olan üyeliğin iptal edileceğinin belirtildiği, kurye hizmeti ile çalışılması halinde işletmeler tarafından siparişlerin en fazla 5 km uzaklıktaki bölgelere ulaştırılabildiği, uzaklığın 5 km’den fazla olması durumunda siparişlerin ulaştırılmasının mümkün olmadığı ve dolayısıyla işletmelerin satışlarının kısıtlandığı, kurye hizmeti ile çalışılması halinde kurye hizmeti için ayrı bir komisyon alınması sebebiyle komisyon oranlarının çok yükseldiği, Express ile çalışması zorunlu tutulan restoranların hizmet
bölgelerinin kısıtlandığı, sipariş teslim sürelerinin uzadığı, geç ve yanlış sipariş teslimleri nedeniyle müşteri memnuniyetsizliği yaşandığı yönündeki şikayetler yer alıyordu.

Yine iddialar arasında zorunlu kurye hizmeti komisyon tutarının %32+KDV şeklinde olduğu, önceden üye olan işletmeler bakımından bu kuralın geçerli olmadığı, bu işletmelerin %12+KDV şeklinde komisyon ödediği ve kendi kurye sistemlerini kullandığı, böylece eski üye işyerleriyle yeniler arasında bir haksız rekabet oluşturulduğu ifadeleri de bulunuyordu.

2024 yılında soruşturma başlatan Rekabet Kurumu, soruşturmayı tamamlayarak kararını açıkladı.

Rekabet Kurumu: Yemek Sepeti artık tekel değil, Trendyol Yemek bazı parametrelerde geçti

Rekabet Kurumu'nun 'Değerlendirme' bölümünde Yemek Sepeti’nin birçok parametreye göre hesaplanan pazar payı bakımından lider konumunu devam ettirdiği ve pazarda önemli bir güce sahip olduğu, bununla birlikte Yemek Sepeti’nin özellikle Trendyol Yemek ve Getir Yemek'in pazara girişiyle tekel konumundaki pazar payını yıllar itibarıyla kaybettiği, pazar payının 2024 yılına kadar mütemadiyen azalış seyri izlediği, 2024 yılı bakımından bir miktar artış olsa da en yakın rakibi Trendyol Yemek'in bazı parametreler açısından Yemek Sepeti'ni geride bıraktığı ve Yemek Sepeti’nin pazar payının ve pazardaki gücünün istikrarlı bir görünüm sergilemediği belirtildi.

Değerlendirmede son 5 yıl içerisinde pazara giriş yapmış oyuncuların pazardaki rekabete katılabildiği ve pazardaki ikinci ve üçüncü oyuncular olarak faaliyet gösterebildiği, Trendyol yemek'in bazı parametreler bakımından Yemek Sepeti'ni geride bırakabildiği, diğer bir oyuncunun da (Migros Yemek) pazardaki üç büyük oyuncunun varlığına rağmen pazar payını artırabildiği dikkate alındığında 2021 yılından itibaren pazardaki diğer oyuncuların Yemek Sepeti üzerinde rekabetçi bir baskı oluşturabildiği ve pazar yapısının değişmeye başladığı belirtildi.

Rekabet Kurumu'ndan anket: Komisyon artarsa üye restoranlar çalışmaya son verebilir

Yine değerlendirmede Yemek Sepeti ile çalışan anlaşmalı restoranların Getir Yemek, Trendyol Yemek ve Migros Yemek gibi pazardaki diğer güçlü oyuncularla da anlaşmalı olarak faaliyet gösterdiği, restoranların ilgili platformlarda ciddi oranlarda satış gerçekleştirdikleri, ilgili pazarda çoklu erişim imkânının olduğu, Yemek Sepeti'nin anlaşmalı olduğu zincir restoranların ve en büyük 30 restoranın sipariş adedi ve sipariş tutarının toplam sipariş adedi ve toplam sipariş tutarı içerisindeki payını 2019 - 2024 dönemi boyunca istikrarlı bir şekilde artırdığı, platformların neredeyse yarı hacmine işaret eden siparişlerin her platformda bulunduğu, Yemek Sepeti komisyon oranlarını arttırdığında restoranların ikame olarak diğer teşebbüsler üzerinden sipariş alabilmelerinin mümkün olduğu ve anket sonuçlarına göre kritik bir bölümünün Yemek Sepeti ile çalışmaya son vereceğinin anlaşıldığı dikkate alındığında restoranların Yemek Sepeti üzerinde alıcı gücünün bulunduğu hususları vurgulanarak Yemek Sepeti'nin hâkim durumda olmadığı ifade edildi.

Rekabet Kurumu'nun değerlendirmesine şu ifadelere yer verildi:

"Sonrasında ise her ne kadar çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri pazarında faaliyet gösteren YEMEK SEPETİ’nin ilgili pazarda hâkim durumda olmadığı tespit edilse de bütünlüğü sağlamak adına, YEMEK SEPETİ’nin hâkim durumda olduğu varsayımı altında, dosya konusu eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında sömürücü ve dışlayıcı etkilere neden olup olmayacağı değerlendirilmiştir.

Bu çerçevede ilgili davranışın çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri ve çevrim içi yemek siparişi-servisine yönelik kurye hizmetleri pazarları bakımından dışlayıcı herhangi bir etkiye yol açıp açmadığı hususu bağlama teorisi altında, YEMEK SEPETİ’nin asimetrik pazar gücünü ticari kullanıcılar olan restoranlara tek taraflı belirli uygulamalar/koşullar dikte etmesi şeklindeki davranışları ise haksız ticari uygulamalar kapsamında incelenmiştir.

"Kurye zorlaması iddiaları muğlak"

YEMEK SEPETİ’nin dosya konusu davranışları ilk olarak, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bağlama teorisi altında incelenmiştir. Bu kapsamda çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri ile kurye hizmetlerinin iki ayrı ilgili ürün pazarına ait iki farklı ürünü oluşturduğu ve iki ayrı ürün şartının sağlandığı değerlendirilmiştir. Akabinde gerek bazı restoranların platforma üye olma sürecinde gerekse bir kere OD (Yemeksepeti Vale) teslimat modeli ile faaliyete başlayan veya OD teslimat modeline geçişi kabul edilen restoranların ilgili hizmetten ayrılmaları sürecinde iki hizmeti birlikte satın almaya zorlandığı ancak yeknesak bir uygulama olmadığı ve hem platforma üye olurken VD (Restoran Kuryesi) teslimat modeli ile hizmete başlayabilen restoranların varlığı hem de belirli şartları sağlayan restoranların OD teslimat modelinden çıkabilmesi hususları dikkate alındığında iki hizmetin birlikte satın alınmaya zorlanması unsurunun muğlak olduğu değerlendirilmiştir.
Her durumda, ilgili davranışın bağlama teşkil ettiği varsayımı altında, YEMEK SEPETİ’nin ilgili uygulamasının rekabet karşıtı herhangi bir etkiye yol açıp açmadığı hususu hem çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri hem de çevrim içi yemek siparişi-servisine yönelik kurye hizmetleri pazarı bakımından incelenmiştir.

İncelenen dönemde, sipariş adetleri bakımından YEMEK SEPETİ’nin rakipleri konumundaki TRENDYOL YEMEK’in pazar payında herhangi bir düşüş olmadığı, GETİR YEMEK’in payındaki düşüşün farklı değişkenlere bağlı olduğu, pazara oldukça geç bir tarihte giriş yapan MİGROS YEMEK’in pazar payının istikrarlı bir şekilde artış göstermeye devam ettiği; pazarda faaliyet gösteren tüm teşebbüslerin anlaşmalı restoran sayısını artırdığı ve mevcut durumda TRENDYOL YEMEK’in YEMEK SEPETİ’ni ilgili parametre bakımından geride bıraktığı ve anket sonuçları dikkate alındığında, gerçekleştirilen incelemeler neticesinde YEMEK SEPETİ’nin dosya konusu bağlama uygulamasının çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri pazarında faaliyet gösteren rakipleri üzerinde dışlayıcı herhangi bir rekabet karşıtı etkiye yol açmadığı değerlendirilmiştir.

"Esnaf kuryeler hiçbir platform ile münhasır çalışmıyor"

İlaveten, incelenen dönemde pazarda faaliyet gösteren tüm teşebbüslerin kurye hizmeti kullanan anlaşmalı restoran sayısını ve oranını artırdığı, mevcut durumda kurye hizmeti kullanan anlaşmalı restoran sayısı bakımından TRENDYOL YEMEK’in YEMEK SEPETİ’ni geride bıraktığı, platform teslimatlı sipariş adetlerinin de benzer şekilde pazardaki tüm teşebbüsler bakımından artış eğiliminde olduğu ve dosya konusu bağlama davranışının çevrim içi yemek siparişi-servisine yönelik kurye hizmetleri pazarında YEMEK SEPETİ’nin rakipleri bakımından dışlayıcı herhangi bir etkiye neden olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, hem platformlar ile anlaşmalı olarak çalışan esnaf kuryelerin (mesai saatleri dışında) hem de üçüncü taraf kurye firmalarının hiçbir platform ile münhasır çalışmadığı, işbu soruşturma sürecinde YEMEK SEPETİ’nin de bu yönde herhangi bir davranışına ilişkin belge veya bulguya ulaşılmadığı, YEMEK SEPETİ de dâhil olmak üzere ilgili pazarda faaliyet gösteren platformların gerek üçüncü taraf kurye hizmeti sağlayan teşebbüsler gerekse de esnaf kuryelere istihdam sağladığı dikkate alındığında çevrim içi yemek siparişi-servisine yönelik kurye hizmetleri pazarında üçüncü taraf teşebbüsler nezdinde de dışlayıcı bir etkinin ortaya çıkmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

Dolayısıyla, YEMEK SEPETİ’nin çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri ile kurye hizmetlerini bağlamak suretiyle hâkim durumunu kötüye kullandığına yönelik bir sonuca ulaşılamadığı değerlendirilmiştir.

"Pazarın yarısından fazlası Yemek Sepeti dışındaki platformlarda"

Bağlama davranışına ilişkin değerlendirmelere ek olarak, YEMEK SEPETİ’nin dosya konusu davranışları, platform ile restoran arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir şarta ilişkin olduğundan haksız sözleşme şartları kapsamında da değerlendirilmiştir. Haksız sözleşme şartlarının, pazarda birden fazla oyuncunun bulunduğu, kullanıcıların teşebbüsler arasında seçim yapabildikleri ve bu şekilde sözleşme koşulları üzerinde müzakere edilmesinin mümkün olduğu pazarlar bakımından pazarın normal işleyişinde uzun zaman zarfında uygulanmasının olası görünmemesi ve daha ziyade pazara girişin zor olduğu, büyüme engelleri olan, tekel durumunda olan teşebbüslerin faaliyet gösterdiği pazarlarda bu tarz şartların uygulanmasının mümkün olmasından hareketle uygulamanın gerçekleştiği çevrim içi yemek siparişi servisi platform hizmetleri pazarının koşulları analiz edilmiştir. Bu doğrultuda, YEMEK SEPETİ’nin restoranlar nezdinde vazgeçilmez bir ticari ortak konumunda bulunmadığı, pazarın yarısından fazlasının YEMEK SEPETİ dışındaki oyuncularca temsil edildiği, YEMEK SEPETİ tarafından herhangi bir haksız şartın dayatılması durumda restoranların alternatif platformları tercih etme imkânının ve güdüsünün bulunduğu ve dolayısıyla YEMEK SEPETİ’nin restoranlara uzun vadede haksız şartlar dayatma imkânının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Her ne kadar YEMEK SEPETİ’nin çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri pazarında hâkim durumda olmadığı ve böyle bir durumda restoranlara uzun vadede haksız sözleşme şartları dayatmasının söz konusu olmayacağı sonucuna ulaşılmış olsa da dosya konusu iddialar bakımından, YEMEK SEPETİ’nin kurye hizmeti kapsamında getirdiği şartların haksız olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği de ayrıca incelenmiştir. Bu kapsamda söz konusu uygulamanın amacı, gerekliliği, pazarda doğurduğu etkiler ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmiştir.

Rekabet Kurumu: Platform kuryeleri, restoran kuryelerinden daha hızlı ve daha az şikayete yol açıyor

Sektör oyuncularından edinilen bilgi ve belgeler ile dosya kapsamında gerçekleştirilen ankete katılan restoranların görüşleri birlikte değerlendirildiğinde, YEMEK SEPETİ’nin platform teslimatlı model kapsamında getirdiği şartların, değişen pazar yapısına uyum sağlama ve rakiplerinin ölçeğine ulaşmak suretiyle pazarda rekabet edebilme amacını taşıdığı anlaşılmıştır. Pazarda teslimat hizmeti sunan tüm platformların restoranlara kurye hizmeti sunma oranının oldukça yüksek olduğu ve restoranların platformlardan kurye hizmeti almayı sıklıkla tercih ettiği, bununla birlikte incelenen dönemde YEMEK SEPETİ’nin teslimat hizmetini kullanan restoran sayısının ve oranının artmasına karşın restoranların rakip platformlardan teslimat hizmeti alma oranının azalmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca platform teslimatlı modelin restoran teslimatlı modele kıyasla daha fazla tüketici faydası yarattığı, nitekim platform teslimatlı modelin ortalama ve minimum teslimat süreleri bakımından restoran teslimatlı modelden daha hızlı olduğu ve daha az tüketici şikâyeti aldığı çeşitli verilerle ortaya koyulmuştur. Platformun kurye hizmetinin kullanılması noktasında bütün restoranlara yönelik bir zorlama olmadığı, belirli şartların sağlanması halinde platform teslimatlı modelden çıkma imkânının bulunduğu ve hala restoran teslimatlı modelle çalışmaya devam eden veya platforma yeni üye olurken restoran teslimatlı modeli tercih edebilen restoranların bulunduğu ve ilgili şartlara restoranlarla yapılan sözleşmelerde yer verilerek şeffaflığın sağlandığı sonucuna varılmıştır.

Diğer yandan, YEMEK SEPETİ tarafından uygulanan şartların, restoranların platformdan kurye hizmeti alıp almama noktasında ticari karar verme özgürlüklerini sınırladığı ve bu kapsamda hakkaniyetli olmadığı, her ne kadar platform teslimatlı modelden restoran teslimatlı modele geçmek isteyen ve geçişi sağlanan restoranlar bulunsa da geçiş talepleri kabul edilmeyen restoranların oranının çok daha yüksek olduğu, restoranların ilgili uygulamadan memnun olmadığı ve şikayetlerinin devam ettiği görülmektedir.

Bu doğrultuda, sömürücü olarak sınıflandırılan şartların ticari kullanıcılar açısından potansiyel olarak dezavantajlı olmasının veya onları aşırı bir külfet altına sokmasının her durumda rekabet hukuku kapsamında endişe doğurmayacağı, haksız olarak nitelendirilebilecek şartların özellikle hâkim durumdaki bir teşebbüs tarafından daha zayıf iş ortaklarını kendine bağımlı kılmak ve böylece onların alternatiflere geçme olasıklarını sınırlamak amacıyla sistematik olarak uygulandığında rekabet hukuku kapsamında ele alınabileceği, restoranların meşru çıkarlarına zarar veren ticari uygulamalara diğer yasal düzenlemeler ve sektöre özgü regülasyonlar kapsamında müdahale imkânının mevcut olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dolayısıyla, YEMEK SEPETİ’nin restoranlara kurye hizmetine yönelik haksız sözleşme şartları dayatmak suretiyle hâkim durumunu kötüye kullandığına yönelik bir sonuca ulaşılmadığı değerlendirilmiştir.

Tüm bu aktarılan hususlar ışığında, YEMEK SEPETİ’nin çevrim içi yemek siparişi servisi platform hizmetleri pazarında hâkim durumda olmadığı, söz konusu pazarda hâkim durumda olduğu varsayımında dahi, çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri ile kurye hizmetlerini bağlamak ve restoranlara haksız sözleme şartları dayatmak suretiyle hâkim durumunu kötüye kullanmasının söz konusu olmadığı, bu yönüyle YEMEK SEPETİ’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Sonuç: Yemek Sepeti hakim durumda değil, idari para cezasına gerek yok

Soruşturmanın 'Sonuç' bölümünde ise "07.03.2024 tarihli ve 24-12/211- M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Yemek Sepeti Elektronik İletişim Perakende Gıda AŞ’nin çevrim içi yemek siparişiservisi platform hizmetleri pazarında hâkim durumda olmadığına,
- Yemek Sepeti Elektronik İletişim Perakende Gıda AŞ’nin çevrim içi yemek siparişiservisi platform hizmeti kapsamında kendi kurye hizmetini zorunlu tutmak ve üye işletmelerin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal etmediğine ve dolayısıyla aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca adı geçen teşebbüse idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir." denildi.

Kaynak: cnbce.com